Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan beş belediye başkanı…
Hasan Akgün, İnan Güney, Hasan Mutlu, Hakan Bahçetepe, Özgür Kabadayı.

Gözaltına alındılar.
Tutuklandılar.
Niye, niçin belli değil.
Aylar geçti.
Ama ortada hala iddianame yok.

Çağlayan’daki Adliye önünde toplanan partililerin pankartında tek bir soru vardı:

“İddianameler neden yazılmıyor?”

Tutuklu belediye başkanlarının suçu ne? Bu sorular yalnızca bir partinin değil, hukuk devletine inanan herkesin sorusudur.
Sorması, sorgulaması gereken konudur.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik rakam verdi:

– 9 aydır tutuklu olan var.
– 7 aydır iddianame bekleyen var.
– 6,5 ay, 5 ay…

Tutukluluk bir tedbirdir. Ceza değil.

Henüz yargılama başlamamış. Suç isnadı mahkeme önüne konmamış. Savunma yapılmamış. Ama insanlar aylarca özgürlüklerinden mahrum.
Bu tablo vicdanlara sığar mı?
Bu tablo hukuk devletiyle bağdaşır mı?

*

İktidar kanadı “yargı bağımsızdır” diyor.

Peki o zaman şu çelişkiyi kim açıklayacak?

İktidara yakın dosyalarda süreçler hızla ilerlerken, muhalefet belediyelerinde aylar süren iddianamesiz tutukluluk neden?
Neden bu insanlar demir parmaklıklar ardında unutturulmaya çalışılıyor?

Adaletin hızı kişiye ve partiye göre mi değişiyor?

Hukukun terazisi siyasete göre tartıyor diyenler, gerçekten haksız mı?

*

31 Mart 2024 yerel seçimleri bir kırılmaydı.

Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğu günden bu yana ilk kez ikinci parti oldu.

Bu tablo hazmedilemedi mi?

Sandıkta kaybedilen belediyeler yargı süreçleri üzerinden mi tartışmaya açılıyor?
Ve kaybettikleri belediyelere el koymaya çalışıyor.

Soru budur.

Çünkü mesele sadece beş belediye başkanı değildir.

Eğer seçilmiş isimler aylarca iddianame olmadan tutuklu kalabiliyorsa, yarın aynı yöntem başka seçilmişler için de uygulanabilir.

Bu, parti meselesi değil.

Bu, seçmenin iradesi meselesidir.

*

CHP’nin bir talebi daha var, sürekli dile getiriliyor. Duruşmalar TRT’den canlı yayınlansın.

Şeffaflıktan korkan kim?

Eğer dosyalar güçlü, deliller sağlam, iddialar netse; bırakın millet izlesin.

Adalet gizlilikle değil, açıklıkla güç kazanır.

*

Bu ülkede yıllardır aynı cümleyi yazıyoruz:

Yargı, siyasal hesaplaşmanın aracı olmamalı.

Tutukluluk, cezalandırma yöntemine dönüşmemeli.

İddianame yazılmadan geçen her gün, adaletin hanesine eksi yazıyor.
Ve unutulmamalı:
Adalet gecikirse, adalet olmaktan çıkar.
“Ülkede adalet kalmadı” diyenlerin anketlerdeki oranı yüzünüzü kızartmıyorsa sorun yok.
Bilerek, isteyerek adaleti hasır gibi çiğniyorsunuz.
Ama şunu asla unutmayın.
Ayarını bozduğunuz kantar, bir gün gelir sizi de tartar.