Çocuk sevgisi karşılıksızdır...
Saf’tır ve en temiz duyguları barındırır...
Ve bu nedenledir ki...
Dünyanın her köşesinde...
En yüce sevgilerden biri olarak kabul edilir...
Bu eşi - benzeri olmayan muhteşem sevgi...
Hesap yapmaz...
Çıkar gözetmez...
Nedenini...
Ulu Önder Atatürk yedi kelime ile özetliyor:

“Çocuk sevgisi, insan sevgisi için bir ihtiyaçtır...”

*

Koca bir asır çoktaaan geride kaldı...
Gazi Mustafa Kemal Atatürk...
Dünyada bir ilki gerçekleştirdi...
“23 Nisan 1929” tarihini çocuklara armağan ederek...
Onlara şöyle seslendi:

“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler geleceğin birer gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız… Memleketi ışığa boğacak olan asıl sizsiniz… Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız... Sizlerden çok şey bekliyoruz…”
(Acaba, bugün kaç ilkokul öğretmeni, sınıfındaki çocuklara, “Siz bu vatan için çok önemli ve değerlisiniz!” diyordur?)
*

Merak etmemek mümkün mü?
Atatürk, bu anlamlı günü neden çocuklara armağan etti?
İşte, o sorunun cevabı:

*
Ulu Önder'in, çocuklara hediye ettiği 23 Nisan Bayramı…
Anadolu'nun o “yokluk içinde” olduğu yıllarda kutlanmaya başlandı…
Coşku hızla katlandı…
Türkiye, yıllar boyu…
23 Nisan ve 19 Mayıs Bayramları'nı…
Stadyumlara sığdıramadı…
Sahanın içinde miniklerin parmak ısırtan gösterileri…
Tribünleri dolduran anneleri, babaları, akrabaları…
Sevinçten ağlattı; o günün fidanları yarının çınarları olsun diye…
Bir millet yavrularının üstüne işte öyle titriyordu…
*
İlk kapsamlı “Çocuk Bayramı” kutlamaları...
Atatürk'ün himayesinde 1927'de yapıldı...
Ulu Önder, o gün arabasını çocuklara tahsis etti…
Cumhurbaşkanlığı Bandosu çocuklar için konser verdi…
Yurdun her yanında çocuk balosu düzenlendi…
Sonraki yıllarda kutlamalar tüm yurda yayıldı…
1933'te ise Atatürk yeni bir gelenek başlattı…
Çocukları Çankaya'da ağırladı; onlarla sohbet etti…
*
Şaşırtan bir gerçeği, bi'kez daha gün ışığına çıkaralım…
Atatürk…
“23 Nisan”ı, herkesten önce…
Bir çocuğa anlatmıştı…
O kız çocuğunun adı, Nuriye'ydi…
Milli Mücadele'ye katılan ve…
Gazi Meclis'in 11 kurucu milletvekilinden biri olan…
Sıtkı Gür'ün kızıydı ve Milli Mücadele ruhu ile büyümüştü…
23 Nisan 1920'de…
Büyük Millet Meclisi kurulduğunda 10 yaşındaydı…
29 Ekim 1923'te…
Cumhuriyet ilan edildiğinde ise, henüz 13'ünün içindeydi…
Türkiye O’nu…
Atatürk'ün yanında “şapkalı kız” fotoğrafıyla tanımıştı...
Nuriye İdil hanımefendi...
Takvimler “14 Mart 2013”ü gösterirken İzmir'de vefat etti...

O'ndan geriye…
O unutulmaz fotoğraf ile…
Gazi'nin Konya ziyareti sırasında yaşadıkları kaldı…
Nuriye İdil, o heyecan veren anı…
“Çoban Ateşi” adlı belgeselde şöyle anlatıyordu:
“Fotoğrafın çekildiği gün okuldaydım… İkinci sınıftaydım... Atatürk okulumuza geldi… 1922 senesiydi... Yengem ve dayılarım benim için şapka yaptırmışlardı... Atatürk geldiğinde o şapkayı takmıştım... Öğretmenlerim, Atatürk'e götürmem için bir buket çiçek verdi… Yanına gittim, korkuyla çiçekleri takdim ettim… Ama nasıl titriyordum; anlatamam… (Otur bakayım yanıma…) dedi; kucağına aldı… Hala titriyordum… Hemen titreyen elimi, elinin üstüne koydu… Ardından, (Titreme küçük kız, titreme…) dedi… Sonra, bana kimin kızı olduğumu sordu… (Aferin, ilk şapka giyen sen oldun… Arkadaşlarını, çocukları, okulunu seviyor musun?) diye sordu… (Çok seviyorum Paşam…) dedim… Atatürk de, (O halde her sene dünyanın her yerinden çocukları davet edeceğim, onlarla birlikte oynayın, kaynaşın…) dedi… 23 Nisan Çocuk Bayramı'nın oluşumunda benim Atatürk’le olan bu diyalogumun payı olmasının gururunu yaşıyorum… Atatürk öyle biriydi ki; gözlerine bakamazdınız… Dünyaya bir daha gelmez; yazık ki biz kıymetini bilemedik, çok yazık…”
*
Bitiriyoruz…
Aslında çok merak edilen bi'ayrıntı var…
Gözden kaçırmayalım…
Kısmetse...
“48 saat sonra” çocuklarla kutlayacağımız...
Neredeyse bir asırdan fazla mazisi olan “23 Nisan”…
Dünyadaki tek çocuk bayramıdır…
Bu da…
Atatürk'ün çocuklara verdiği önemi ve…
Duyduğu sevgiyi gösterir…
O sevgi bi'damlacık eksik olsa…
Henüz 12 yaşında babasını kaybeden…
Babasızlığının kalbinde yarattığı sızıyı…
Sekiz manevi evlat büyütüp…
Vatana-millete hayırlı kişiler kazandırarak dindirmeye çalışmasa…
Atatürk...

Bu Milletin Yavrularina Asirlik Bayram Hediyesi
Sevapların en büyüğünü kazanır mıydı?

Nokta…

Hamiş: Farkındasınız, di'mi? Son yıllarda, diğer bayramlarda olduğu gibi 23 Nisan'ın da tadı kaçtı… Valililk ya da okul bahçelerinde göstermelik iki tık tık, minik şovlarla, ha’di evlere… Her şeye rağmen, milli bayram kutlamalarına getirilen kısıtlamalar(!), milletin Ata'sına ve bayramlara bağlılığını daha da güçlendiriyor; bu kesin…
Sonsöz: “Beni ne zaman görmek isterseniz aynaya bakın... Siz Türk çocukları benim birer parçamsınız, ben de sizin... / Gazi Mustafa Kemal Atatürk…”