Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ait...
Efsane bir özlü söz vardır ve aynen şöyledir ve yaşanmış olaya en iyi bu özlü söz anlatabilir!

“Geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez!”

Ni’tekim...
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde derin izler bırakan...
Öylesine etkin bir “Halkçı Belediyecilik” örneği yaşanmıştır ki...
Aradan “41 yıl” geçse bile...
Başta “Karadeniz Bölgesi” olmak üzere...
Unutulması imkansız, asla unutulmayan bir “efsane” gibi...
Yarım asırdır hala “dededen toruna / dudaktan kulağa” yayılıyor...
Minikler bile...
Daha okula başlamadan “Terzi Fikri Efsanesi”ni öğreniyor...

*

“Terzi Fikri”, kaderin çizdiği rotanın bir delikanlısı...
Ordu’ya bağlı Fatsa ilçesinin...
Bileği bükülmez acayip heyecanlı sanatkar esnafı...
Ah, o “fukaralık” yok mu?
İlkokuldan sonra bırakıyor eğitimi; “terzi çırağı” oluyor...
Akıllı, dinamik ve sonuna kadar halkçı(!)
İlçe sakinlerinin "bizden biri" olarak gördüğü Fikri Sönmez...
1960'ların başından itibaren...
Toplumsal mücadelelerin içinde yer almaya başlıyor...
Ve...
O gencecik terzi...
Takvimler 1979’u gösterdiği sırada...

Bağımsız aday olarak girdiği ara seçimi kazanıveriyor...

Kimse beklemiyordu ama...
Bi’de baktılar ki, karşılarındaki gencecik terzi...
Artık “belediye başkanı” olmuştu...

*

Gülen yüzlerin ilçesi Fatsa...
Taaa, o tarihte bile 100 binin üstünde nüfusa sahipti...
İlk iş “mahalle komiteleri” aracılığıyla...
Halkı yönetim sürecine katmayı başardı...

Terzi Fikri’yi sevmeyenler...

O’nun, Fatsa'da...
(*)“komün" benzeri bir yönetim yapısı kurduğu iddia ettiler!..
Tek isteği vardı...

“Halkı yönetim sürecine katmaktı...”

Aslında...
İlçede mesleğiyle ünlenmişti ama...
1961’de kurulan Türkiye İşçi Partisi’nin Fatsa’daki örgütlenmesi bile...
Fikri Sönmez ve yakın arkadaşları tarafından yapılmıştı...

*

Çok yetenekli bir terziydi...
İlçenin önde gelenleri O’nun müşterisiydi...
Gençlere olan yakınlığı müthişti...
Hoş sohbeti halk önderi olma yolundaki taşları döşüyordu...

*

Beklenen oluverdi...
Terzi Fikri Sönmez'in yürüttüğü o (komün)model...
Merkezi otorite tarafından tehdit olarak görülmeye başlandı...
12 Eylül 1980 askeri darbesine giden süreçte...
Tam da...
11 Temmuz 1980'de...
Fatsa'da düzenlenen "Nokta Operasyonu" ile...
“Terzi Fikri”, görevden alındı ve tutuklandı...

*

İşte, buna dayanamadı Terzi Fikri Sönmez...
Çünkü...
“Terzi" lakabı, O’nu küçümsemek amacıyla...
İktidar yanlısı medya tarafından sıkça kullanıldı...
Ancak...
O Başkan...
Bu lakabı bir “onur nişanı” olarak kabul etti...
Çünkü...
“Terzi Fikri”...
Dostları ve arkadaşları tarafından...
Bir “halk önderi" olarak anılırken...
Sağ kesim ise “sert eleştirileri”ni hiç azaltmadı...

*

Gençler ise...
O’nun ekmek teknesini “akademi” olarak görüyorlardı...
Fikri Sönmez ve yakın çevresi...
Kısa adı “DEV-YOL” olan Devrimci Yol siyasetinin içindeydiler...
Bir yandan da...
Bölgenin temel geçim kaynağı olan “fındık” için...
1960’lardan başlayan görkemli mitingler yapıyorlardı...

*

İşte, tam da o tarihten itibaren, “Terzi Fikri” efsane oldu...
Fatsa’nın kent içi yolları açıldı; bataklıklar kurutuldu...
Parası yetmezse...
Söz verip borç alıyor, belediyeye para gelince ödüyordu...
Öyle ki...
“Terzi Fikri”nin verdiği söz, senetten daha kıymetliydi!
Mesela yüksek faizle çiftçileri borçlandıran tefecilerin ellerindeki senetleri alıp, ana parayı ödedikten sonra yırtıp atıyorlardı...
*
Fatsalılar Terzi Fikri’den çok hoşnuttular...
Ne var ki...
Devlet Baba “gerekenleri(!)” yapmaya karar verdi...
Takvimler “11 Temmuz 1980”i gösterirken...
Polis destekli askeri harekât başladı...
O günkü ifadelere bakılırsa(!)...
Devlet Baba, “Fatsa’ya huzur” getiriyordu(!)

*

Dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren o günleri şöyle yorumluyordu:

“Terzi Fikri diye biri çıkmış, (Devlet benim) diyor... Komite kurmuş, Fatsa'yı o komite yönetiyor... Ne yapılıp, yapılmayacağının kararını halk veriyor... Devlet otoritesi sıfır... Devletin kanunları Fatsa'da işlemiyor” diye anlatıyor ve... İlçeye operasyon yapılıyordu...

*

O özel günü Fatsalı tarih araştırmacısı Sinan Demirbilek...
“Terzi Fikri” kitabında şöyle anlatıyor:

“TSK Kıbrıs Çıkarması’ndan sonra ikinci amfibi harekatını Fatsa’ya yaptı... Operasyona üç hücumbot, bir mekanize piyade taburu, üç jandarma komando birliği, il alay komutanlığı takviye kuvvetleri ile çok sayıda polis birimleri katıldı... Operasyonu yeni atanan Ordu Valisi Reşat Akkaya yönetiyordu...”

Bu operasyon öncesi Fatsa CHP, AP, MSP ilçe başkanları ortak basın toplantısı yaptılar; “Fatsa’da operasyon yapılacak hiçbir şey yok... Biz Fatsalılar huzur içindeyiz...” dediler ama dinleyen olmadı!

*

Fatsalılar Terzi Fikri’den çok hoşnuttular ama devlet değildi...
Fatsa’da devrimciler bir başka hayat kurulabileceğini iddia ediyorlardı...
Acıklı günler kendini gösterdi...

Bitiriyoruz...

Nokta Operasyonu ile Fatsa Yerel Yönetim deneyimi sonlandırıldı...
Terzi Fikri tutuklandı... Ardından gelen 12 Eylül Darbesi ile ağır işkencelere daha fazla dayanamadı...

(*)Komün: “Kapalı Toplum”...

Nokta...

Hamiş 1: Avukatı Haluk Türkmen “o işkenceler sonucu kalp krizi geçirerek öldü” diyordu... Fatsa’nın efsanesi Terzi Fikri, “5 Mayıs 1985” günü Amasya Cezaevi’nde tutuklu olarak hayata veda etti...

Hamiş 2: Fikri Sönmez'in cenazesinde, salası okutulmadı ve dini vecibelerin yerine getirilmesi zorlaştırıldı...

Sonsöz: "Terzi Fikri öyle bir giysi dikti ki Fatsa'ya, kimseler çıkaramaz Fatsa'nın sırtından... / Can Yücel'in şiirinden...”