Türkiye’de hukuk sisteminin nabzı bir kez daha hızlanıyor. 12. Yargı Paketi, yalnızca teknik bir düzenleme değil; adalet mekanizmasının işleyişine dair yeni bir yol haritası olarak dikkat çekiyor.
Bu paketle birlikte birçok temel kanunda değişiklik yapılması öngörülüyor. Ve bu durum hukuk çevrelerinde aynı soruyu beraberinde getiriyor:
“Yeni bir dönem mi başlıyor?”
Çünkü mesele yalnızca birkaç maddeyi güncellemek değil…
Mesele, hukuk düzeninin ritmini yeniden kurmak.
Öne çıkan başlıklardan biri, Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi kapsamında yapılan İran düzenlemesi. Dolandırıcılık suçlarına dair daha hassas ve güçlü bir çerçeve oluşturmayı amaçlayan bu adım, ekonomik güvenliğin yanı sıra toplumsal adalet duygusunu da doğrudan ilgilendiriyor.
Suçun şekli değişiyor, yöntemler dijitalleşiyor; hukuk da buna ayak uydurmak zorunda. Bugün artık adalet, yalnızca mahkeme salonlarında değil, ekranların ardında, ticaretin görünmeyen katmanlarında aranıyor.
Paketin geniş kapsamı ise dikkat çekici:
Avukatlık Kanunu ile savunma hakkının daha güçlü bir zemine oturtulması,
İcra ve İflas Kanunu ile ekonomik düzenin tıkanan damarlarının açılması,
Türk Ticaret Kanunu düzenlemeleriyle ticari hayatın daha şeffaf hale gelmesi,
Noterlik Kanunu ile güven ilişkisini pekiştirecek adımlar,
Türk Medeni Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile yargı süreçlerinin hızlandırılması,
Ve Arabuluculuk Kanunu ile mahkemeye gitmeden çözüm kültürünün yaygınlaştırılması…
Tüm bunlar, yargı sisteminde yalnızca bir güncelleme değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümünün işaret fişekleri olarak okunuyor.
Bugün Türkiye’de vatandaşın en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, adaletin yalnızca karar metinlerinde değil, hayatın içinde hissedilmesi. Dosyaların yıllarca sürüncemede kalmadığı, hak arayışının bir yorgunluğa dönüşmediği bir düzen…
Yargı Paketi tam da bu noktada, “daha hızlı yargı, daha etkin çözüm” hedefiyle öne çıkıyor. Ancak asıl soru şu: Bu değişiklikler sadece prosedürü mü iyileştirecek, yoksa adalet duygusunu da güçlendirecek mi?
Çünkü adaletin terazisi, yalnızca kanun maddeleriyle değil; toplumun güven duygusuyla dengede kalır.
Ankara’dan Notlar
Başkent kulislerinde bu paketin özellikle ticaret hukuku ve icra düzenlemeleri üzerinden yeni bir ekonomik denge arayışına işaret ettiği konuşuluyor.
Meclis koridorlarında ise şu fısıltı dolaşıyor:
“Bu paket görünenin ötesinde… Asıl mesaj satır aralarında.”
Bazı maddelerin, yalnızca bugünü değil, önümüzdeki yılların yargı iklimini şekillendireceği yorumları yapılıyor.
Ve Ankara’da herkes aynı soruyu soruyor:
Bu paket, sadece maddeleri mi değiştirecek…
yoksa Türkiye’de adaletin yeni dönem kapısını mı aralayacak?
Bazı düzenlemeler vardır; kabul edildiği gün değil, uygulandığı gün ülkenin kaderine dokunur.
Yargı Paketi için kulislerde söylenen cümle net:
Yargının ritmi mi değişecek?
Asıl tartışma daha yeni başlıyor…
Tarih: 15 Şubat 2026
Sonmühür – Dilek Yüzer