Aslında kocaman bir “toplumsal” olaydır bu...
Duygusal kimliği ağır basanlar dayanamaz!
Kaldı ki...
Yıllardır çaresi bulunamıyor...
Bazıları...
Belediye veterinerlerinin yaptığı “iğne” ile sonsuza dek uyuyor...
Bazıları da...
Sokağın bir köşesine bırakılan “zehirli yemek artığı” ile...
İnsanoğluna “veda” ediyor...
“Neden?” diye sorarsanız yetkililere...

Yüzde 100 şöyle bir karşılık alırsınız:

“Başka çare yok; onlar ölecek biz bu şehirde daha rahat yaşayacağız!”

*

Yıllardır tartışılan bir “olay”ın sonunda sinyali geldi...
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi...
Sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik...
İl Özel İdaresi bulunan 51 ilde...
Toplama işlemlerini yüzde 100 oranında tamamlandığını...
Ülke genelindeki oranın ise yüzde 75'e ulaştığını açıkladı...

*

Peki, n’olacak şimdi?
Mesela...
İzmir’in her sokağında, her köşe başında...
Plastik mama kapları...
Su kapları görürsünüz...
Neden?
Çünkü, o ağzı var dili yok can dostların...
Yaşamasını istiyor her yaştan bu kentin insanları...
Ne var ki...
O istek artık (*)“mafiş”...

*

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi...
Acıklı uygulamayı...
“TRT Haber”de hızla değerlendirdi...
Sayın Bakan’a göre...
51 ilde sahipsiz sokak hayvanlarının tamamı toplanarak...
Barınaklara veya doğal yaşam alanlarına aktarılıyor...
Sürece daha sonra katılan 30 büyükşehirde ise...
Toplama oranı şimdilik “yüzde 64” seviyesinde...
Diyor ki Sayın Bakan Çiftçi:

“Türkiye genelinde her dört hayvandan üçü ya barınağa alındı veya doğal yaşam alanlarında bakılmaya devam ediyor... Sokaklar güvenli hale geliyor, hayvanlar sokağın insafından kurtarılıyor...”

Bu açıklamadan sonra...
Ve dahi bu saatten sonra...
Yorum yapmak adına...
Hangi hayvansever “ne diyebilir ki?”
Eylemin yarısından fazlası tamamlanmış bile...
Geçmiş olsun...

*

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin değerlendirmesi şöyle:

“Kanun koyucu bu hayvanları sokaktan toplayalım; hem sokaklarımız daha güvenli hale gelsin hem de kapalı, konforlu bir mekanda belediyelerimiz baksın, tedavilerini, aşılarını, beslenmelerini yapsın ve sahiplendirme çalışmalarını yürütsün diye bu düzenlemeyi getirdi...”

Aslında...
Her hayvanseverin kalbinden geçen de tam anlamıyla budur!
Ne var ki, hayata geçirmek pek öyle kolay değil...
Üstelik...
Günlük 50 ton atık, 28 ton mamaya dönüşüyor olsa bile...
Yani...

Yeter mi, demek istiyorum, sadece!

*

Çalışmalar...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde...
2017’de başlatılan "Sıfır Atık Projesi" ile entegre bir şekilde yürütülüyor... Toplu yaşam alanlarından günde toplanan 50 ton insani amaçlı atık malzeme 28 ton hayvan mamasına dönüştürülüyor... Bu sayede hem atıklar değerlendiriliyor hem de barınaklardaki hayvanların gıda ihtiyacı karşılanıyor...

*

Bitiriyoruz...

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi...
Erzurum'da bizzat yaşadığı acı bir olayı hatırlatıyor ve diyor ki:

“Erzurum'da 9-10 yaşlarındaki bir çocuk, sahipsiz köpeklerin saldırısına uğramıştı... Hemen hastaneye gittim... Çocuğun yüzü, gözü, kulağı, boynu, kafası neredeyse tanınmayacak durumdaydı ve o sırada kulağına 100 dikiş atıldı... Bu acı örnekten yola çıkarak yasal düzenlemenin son derece yerinde olduğunu savunuyorum..." (Kaynak: TRT Haber)...

(*)Mafiş: Arapça kökenli olup; argo dilinde "yok", "bitti", "kalmadı" anlamlarına gelen bir ifade...

Nokta...

Hamiş 1: Osmanlı Devleti’nin son döneminde tarihe “Hayırsızada Sürgünü / 3 Haziran 1910” olarak geçen gerçek bir trajedi yaşanmıştı... Yaklaşık 80 bin sokak köpeği İstanbul'dan toplanarak Sivriada'ya (Hayırsız Ada) bırakılmış, o hayvancıklar açlık ve susuzluktan birbirlerini parçalamışlardı...

Hamiş 2: Sokak köpeklerinin toplanması veya itlafı (öldürülmesi) yönündeki ilk resmi ve kapsamlı düzenleme, Cumhuriyet döneminde “13 Haziran 1932” tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan genelge ile gündeme geldi... O genelge, başıboş köpeklerin toplatılarak itlaf edilmesini ve sahipli köpeklerin maskesiz sokağa çıkarılmamasını emrediyordu...

Sonsöz: Aslında köpekler, binlerce yıldır insanlarla derin bir duygusal bağ kuran, sadakat, sevgi ve karşılıklı anlayış temelinde şekillenen eşsiz yoldaşlardır... İnsanların duygusal ihtiyaçlarına yanıt veren, sahiplerini aileden biri gibi görüp güven duyan bu canlılar, hem duygusal destek sağlar hem de güvenlik gibi alanlarda insanlara yardımcı olur...