Öncelikle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.
Dünyada çocuklarına bayram armağan eden tek ülke Türkiye’dir.
Bu bayramın mimarı da Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Ama…

23 Nisan yaklaşırken rakamlar konuştu.
Ve bu kez bayram havasında değil.

Türkiye İstatistik Kurumu verileri açıklandı.
Adı masum: “İstatistiklerle Çocuk 2025”

Ama içeriği?

Bir ülkenin geleceğinin yavaş yavaş silinmesi.

+++

Bir zamanlar bu ülke çocuktu.

1970’te nüfusun yarısı çocuktu: yüzde 48,5
1990’da hala güçlüydü: yüzde 41,8

Bugün?

Yüzde 24,8

Yani bir zamanlar her iki kişiden biri çocukken…
Bugün dört kişiden biri bile değil.

Daha vahimi yolda,
2060’ta yüzde 16,9
2100’de yüzde 14,5 olacak.

Bu gidişle…
Türkiye çocuklarını kaybeden bir ülkeye dönüşecek.

+++

“Avrupa’dan gençmişiz” diyorlar.

Doğru.

Ama kendi geçmişimizden yaşlıyız!

Avrupa Birliği ortalaması yüzde 17,6 diye teselli arayanlara söyleyelim.

Bizim meselemiz Avrupa’yı geçmek değil…
Kendi çocuklarımızı korumak.

+++

Türkiye’nin haritasına bakın…

Bir uçta çocuk sesleri:

Şanlıurfa yüzde 43,3
Şırnak yüzde 39,2
Mardin yüzde 36,7

Diğer uçta sessizlik:

Tunceli yüzde 15,9
Edirne yüzde 16,9
Kırklareli yüzde 17,7

Aynı ülke…
Ama iki ayrı demografi.

Bir yerde kalabalık çocukluk…
Diğerinde yalnızlaşan yaşlılık.

+++

Ama asıl mesele sayı değil…

Durum.

Çünkü o çocukların yüzde 36,8’i yoksulluk riski altında.

Her üç çocuktan biri.

Kız çocuklarında daha da ağır:

Yüzde 37,8

Yani bu ülkede…

Çocuk olmak zor.
Kız çocuk olmak daha da zor.

+++

Bir tarafta nutuklar…

“Çocuklar geleceğimizdir” diyenler.

Diğer tarafta gerçekler:

Açlık…
Yoksulluk…
Eşitsizlik…

Bir çocuk sabah okula aç gidiyorsa…
O ülkenin geleceği tok değildir.

+++

Avrupa’ya bakalım…

Eurostat diyor ki:

2100’e kadar 53 milyon insan eksilecek.

Kıta yaşlanıyor.

Her üç kişiden biri 65 yaş üstü olacak.

+++

Ama Avrupa’nın bir farkı var:

Sorunu görüyor…
Plan yapıyor…
Sosyal politikayla çözüm arıyor.

Biz ne yapıyoruz?

Rakam açıklıyoruz.

+++

Bu ülke bir karar vermek zorunda:

Çocuk mu yetiştirecek?
Yoksa istatistik mi?

Çocuk azalırken…
Yoksulluk artıyorsa…

Sorun doğum oranı değil…
Yönetim anlayışıdır.

+++

Ve açık konuşalım:

Çocukları koruyamayan bir devlet…
Geleceğini koruyamaz.

+++

Diyeceğim odur ki:

İnsanlar artık çocuk sahibi olmayı hayal değil, hesap meselesi olarak görüyor.

“Daha kendimize bakamıyoruz” diyen bir toplumda…
Kimse üç çocuğu düşünmez.

Bir çocuk bile cesaret ister.

+++

Bu tabloda bayram kutlanmaz…
Bu tabloda gelecek sorgulanır.