Ömrünü turizme adamış bir arkadaşım var... Diyor ki, her defasında... “Turist Yunanistan’a değil; güvene gidiyor!”
...Ve şöyle devam ediyor:
Aslında sorun, Sakız Adası değil…
Kendi elimizle büyüttüğümüz fiyat politikası...
Türkiye’de neredeyse her yaz...
Zincirleme yakıştırmaların ışığında aynı tartışmayı yaşıyoruz:
“Yunan adaları neden böyle dolup taşıyor...”
“Sakız, daha ucuz ama Çeşme pahalı!..”
Gel gör ki...
Problem, ne “Sakız Adası” ne de “Yunanistan”…
Asıl mesele, “turistin mutlu olmasını” sağlamak, sağlayabilmek...
Yapabiliyor muyuz; geçelim bi’kalem!
*
Avrupa’da ekonomik sıkıntılar yaşanıyor; işletmeler zorlanıyor…
Birçok ülkede ekonomik daralma hissediliyor...
Yani...
Kriz sadece Türkiye’nin sorunu değil...
*
Peki, neden insanlar yine de Yunan adalarını tercih ediyor?
Çünkü...
Turist sadece fiyat satın almıyor...
Aynı zamanda “güven” de satın alıyor!
Unutmayalım, Balkanlar’ın hafızasını:
Neden?
“Çünkü, onlar tarihle kavga etmediler!”
Tarih, siyasetçilerin kürsülerinde değil; milletlerin hafızasında yaşar...
Eğer gerçeği görmek istiyorsanız...
Başkent Ankara’daki sert tartışmaları bi’kenara bırakalım ve...
Üsküp’ün tertemiz taş sokaklarına... Prizren’in çarşısına... Mostar Köprüsü’ne... Gostivar’ın kahvelerine... Gümülcine’nin mis gibi mahallelerine... Filibe’nin (Plovdiv) tarih kokan sokaklarına... Kırcaali’nin, Şumnu’nun ve İskeçe’nin sessiz tanıklığına kulak verelim hep beraber...
Neden?
Çünkü, orada size kimse tarihi “bölüp / parçalayarak” anlatmaz...
Balkanlar’ın hafızasına gelince:
“Osmanlı’yı da sevdiler, Atatürk’ü” de…
Çünkü o toprakların insanları “tarih” ile hiç kavga etmediler...
Ve yine çünkü...
Tarih, “siyaset kürsülerinde değil”; milletlerin hafızasında yaşar...
...Ve, onlar bilir ki...
Osmanlı da bizim tarihimizdir, Cumhuriyet de bizim devletimizdir...

*
Mesela, rahmetli Turgut Özal, Türkiye’yi dünyaya açarken Balkanları ve Osmanlı’nın bıraktığı kültürel mirası da, birbirini tamamlayan iki değer olarak görmüştü... Merhum Alparslan Türkeş de Rumeli ve Balkan Türkleri’ni, Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirmişti... Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan ise Balkanları yalnızca bir coğrafya olarak değil, ortak medeniyetimizin yaşayan hafızası olarak dile getirmişti...
Çünkü...
Balkanlar, sadece geçmişin hatırası değil, geleceğin de emanetiydi...
Aynı şekilde...
Bosna’nın bilge lideri Aliya İzzetbegoviç de aynı medeniyet anlayışının temsilcisiydi... O, savaşın ortasında bile intikamı değil adaleti, nefreti değil insanlığı savundu...
Batı Trakya Türkleri’nin unutulmaz lideri Dr. Sadık Ahmet ise kimliğinden vazgeçmeden, hukuk içinde hak aramanın sembolü oldu...
*
Kimbilir?
Gün gelir, kısmet olur; bu topraklara bir turist gibi gitsek de...
Yukarda andığımız isimlerin...
Yaratıcılığını nasıl unuturuz?
Bulgaristan’ın Kırcaali topraklarında doğan...
Efsane sporcu Naim Süleymanoğlu ise...
Kaldırdığı her halter, yalnızca rekorları değil, Balkan Türkleri’nin gururunu da omuzlarında yükseltti...
Hatırlayacaksınız...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın...
Balkanlar’da gördüğü ilginin temelinde de sadece diplomatik ilişkiler değil, Türkiye’nin tarihî ve kültürel bağlarını sürdürme çabası da var... Bu nedenledir ki, Balkan insanı Türkiye’ye baktığında sadece bugünü görmez...
Fatih Sultan Mehmet’i görür… Kanuni Sultan Süleyman’ı görür… Mustafa Kemal Atatürk’ü görür… Adnan Menderes’i görür… Turgut Özal’ı görür… Bülent Ecevit’i görür… Süleyman Demirel’i görür… Alparslan Türkeş’i görür… Necmettin Erbakan’ı görür… Naim Süleymanoğlu’nu görür… Recep Tayyip Erdoğan’ı görür… Çünkü onlar isimlerden önce, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti”ni görür...
İşte önemli olan budur!
Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey budur; kimbilir!
Unutmayalım, unutturmayalım:
Milletler yalnızca toprakla değil, ortak hatıralarla yaşar...
Balkanlar bunu bize asırlardır sessizce anlatıyor...
İşte bu yüzden Balkanlar sadece bir coğrafya değildir.
Balkanlar, Türkiye’nin vicdanıdır; hafızasıdır...
Ve geçmişle /gelecek arasında kurulmuş...
En güçlü “gönül” köprüsüdür...
Görmeliyiz... Göğsümüzü kabartarak...
Nokta...
*
Teşekkürler: Bu yazı, İzmir Kordon İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı “Sayın Ömür Şanlı”nın katkılarıyla gerçekleşti...
Hamiş: Trakya ve Ege bölgeleri, Türkiye için...
Stratejik, ekonomik, tarihi ve kültürel açılardan hayati bir öneme sahiptir... Bu iki bölgenin Türkiye için kritik rol oynamasının temel nedenini de Avrupa’ya açılan kapıdır: Trakya, Türkiye’nin Avrupa kıtasındaki tek toprağıdır ve batı ülkeleriyle doğrudan kara ve demiryolu bağlantısını sağlar...
Sonsöz: Trakya Manevraları (1937): Türkiye bölgede yapılan büyük askerî tatbikatlarla Türkiye'nin sınırlarını koruma konusundaki kararlılığını dünyaya gösterdi, göstermeye devam ediyor...