Siyaset, makamların değil ilkelerin mücadelesidir. Ne yazık ki CHP Bornova'da uzun yıllardır bunun tam tersi yaşandı.

Av. Ertürk Çapın, kayyım olarak başladığı CHP Bornova İlçe Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Ancak özellikle 2023 Olağan Kurultayı sürecinde sergilenen siyasi tutum, Bornova örgütü açısından bir kırılma noktası oldu. O güne kadar izlenen çizginin son anda değiştirilmesiyle birlikte Bornova'da birlik yerini ayrışmaya, dayanışma yerini ötekileştirmeye bıraktı.


Kurultayın ardından farklı düşünen, değişimden yana olmayan ya da eleştiren çok sayıda partili disiplin süreçleriyle karşı karşıya bırakıldı. Bornova, İzmir'de en fazla disiplin soruşturmasının yaşandığı ilçe hâline geldi. Disiplin mekanizmasının, parti hukukunu korumaktan çok farklı sesleri susturmanın bir aracı hâline geldiği yönünde güçlü bir kanaat oluştu.


Bu anlayıştan ben de payımı aldım. Şahsıma ve aileme yönelik sosyal medya üzerinden yapılan ağır hakaretler kamuoyuna açık şekilde paylaşılmış, tamamı belgelenmiştir. Buna rağmen hakaret eden eski Gençlik Kolları Başkanına karşı gerekli siyasi tavır alınmamış, aksine korunup kollanmıştır.


Daha da düşündürücü olan ise, CHP'nin Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na sosyal medya üzerinden hakaret eden ilçe başkan yardımcısına da sahip çıkılmasıdır. Kendi genel başkanına hakaret edenleri koruyan bir yönetim anlayışının parti kültürüne ve örgüt ahlakına zarar verdiği açıktır.


Bugün ise yıllarca "baba ocağı", "dedemin partisi" CHP'yi anlatanlar, yeni bir siyasi adresin yolunu tuttu. Elbette herkesin siyasi tercih yapma hakkı vardır. Ancak önemli olan, o tercihin hangi ilkelere dayanarak yapıldığıdır.


Diline sürekli "baba ocağı", "dedemin partisi" söylemlerini dolayarak, kendisini 40-50 yıllık CHP'li olarak tanıtıp ilk fırsatta çeşitli bahanelerin arkasına sığınarak partiyi terk etmek, bana göre siyasi bir tavır değildir. Tam tersine, amaca ulaşmak için her yolu meşru gören Makyavelist bir siyaset anlayışının en açık örneklerinden biridir. Çünkü gerçek siyasi bağlılık, zor günlerde de ilkelerine ve örgütüne sahip çıkabilmektir; şartlar değiştiğinde saf değiştirmek değil.


Üstelik bu ayrılışın CHP Bornova İlçe Başkanlığı binasının önünde yapılan bir toplantıyla gösterisi yapılmaya çalışılması, siyasi nezaket açısından son derece talihsiz bir görüntü olmuştur. Yıllarca yönettiğiniz partinin kapısında, o partiye meydan okurcasına poz vermek ne siyasi vefayla ne de örgüt kültürüyle bağdaşır.


Ben bu ayrılığı bir kayıp olarak görmüyorum. Tam tersine CHP Bornova'nın yıllardır sırtında taşıdığı ağır bir siyasi yükten kurtulduğunu düşünüyorum. Bazen bir kurumun yeniden güçlenebilmesi için, onu sürekli geriye çeken anlayışlardan kurtulması gerekir.


CHP; kişilerin kariyer basamağı değil, Cumhuriyet'in kurucu iradesini, sosyal demokrasiyi ve örgüt emekçilerinin mücadelesini temsil eden köklü bir siyasi harekettir. Hiç kimse kendisini CHP'den büyük göremez. Makamlar geçicidir, koltuklar geçicidir; geriye yalnızca insanların siyasi geçmişi ve bıraktıkları iz kalır.


Bornova örgütünün artık hiziplerden, kişisel hesaplardan ve kutuplaştırıcı anlayıştan uzaklaşarak yeniden birlik içinde ayağa kalkacağına inanıyorum.


Çünkü günün sonunda gidenler değil, geride bıraktıkları konuşulur. Tarih; partisini büyütenleri saygıyla, kişisel hesaplarını partisinin ve ilkelerinin önüne koyanları ise ibretle yazar.