Rahat 40 yıldır birbirimizi tanıyoruz… O, adıyla müsemma “Rüzgar'ın Kızı”…

Ben ise…
“Kaleminin Esiri”…
Birbirimizin yaptıklarını sessizce alkışladık hep…
Taaa ki…
Dr. Cemil Tugay'ın...
Karşıyaka Belediye Başkanı olduğu süreçte...
İzmir'in spordaki efsane ismin adını taşıyan…

“Semra Aksu Atletizm Parkı”nın açılışını yapana kadar…

O günün yarattığı “duygu seli”ni yaşarken...
“Rüzgarın Kızı”nın adı…
Pek de yakışmıştı 15 bin metrekarelik atletizm parkına…
Bundan sonra gelecek başarılar...
Atletizmin gencecik isimsiz “rekor avcıları”nın olacak…

*

Meşhur atasözüdür:

“Rüzgar eken fırtına biçer!”

O rüzgar ekmedi; aksine “cana can katan rüzgar” oldu…
Fırtına yerine de “alkış” biçti spor hayatı boyunca…
Ardından hep…
Genç kızlığından bugüne “dünyanın alkışı” geldi...
Sonrası...
Engellenmeyen sevinç gözyaşları...
Ne büyük mutluluk di’mi?

*

Sarı saçlım, ela gözlüm o sporcu kız…
Baba tarafından Filibe, Rusçuk Bulgaristan'dan…
Anne tarafı; Selanik Langaza'dan…
Hepsi Çiğli'ye yerleşmiş…

Göçmen Kızı Semra Aksu...

İzmir'in, Türkiye'nin gözbebeği ama…
Önce…
Çiğli'nin (*)medarıiftiharı...

*

Tarladan çıkan(!) bir milli sporcudur Semra Aksu…
Türkçe öğretmeni Edip Akarsu, kanına giriyor uzun bacaklı kızın:

“Antrenmanlara gel, Türkiye'nin en büyük sporcusu olursun!”

Uçarak eve gidiyor, babasına anlatıyor aşkla…
Diyor ki; “Şampiyon atlet olacağım…”
Odadaki sessizliği…

“Şaaaak…” diye bi'tokat sesi bozuyor…

Baba, sinirli “Karnımızı zor doyuruyoruz!” diyecek ama…
Ah o Semra'nın inci gibi gözyaşları yok mu?
Anında dökülüyor halının üstüne?
Dayanamıyor baba yüreği…
İyi de…
Otobüs bileti yok…
Nasıl gidecek Semra'cık, Çiğli'den Karşıyaka'ya?
Yürüyerek canım, yürüyerek…
Şampiyon olmak kolay değil…

*

Daha ilk yarışında Türkiye rekoru kırıyor…
Milli Takım’ın değişmez sporcusu oluyor…

Günde “yedi saat” antrenman yapıyor…
1987'de yememiş-içmemiş hesaplamış…
Sadece antrenmanlarda koşarak…
Dünyanın çevresini o yaşlarda üç kez koşan bi'kız için…
Bütün kapılar açılıyor arka arkaya…
Yıllar, yıllar önce...
Henüz 20 yaşındayken Balkan yarışlarında ikinci oluyor…

*

Ayakta alkışı neden hak ediyor, biliyor musunuz?
Atletizmde…
200 metre salon Türkiye rekoru “24.05”…
Tam 36 yıl sonra kırıldı...

“Ay-Yıldızlı” Semra...

Bu kadarı bile kocaman bir “maşallah” hak etmiyor mu?

*

Hayali hep üç olimpiyata katılarak…
Atletizm defterini kapatmaktı ama…

Kader, buna izin vermedi…

Ancak…
O kader o güzel kıza daha “şeker” bir rota çizdi…

Semra Aksu…

84 Los Angeles ve 88 Seul olimpiyatlarında…
Yine “Rüzgarın Kızı” oldu…
92 Barselona'ya çok iyi hazırlandı ancak…

“Yaşın 30 oldu; artık eskisi gibi madalya avlayamazsın!” diyenler çıkınca…
Kampı terk etti; atletizmi “şaaaak” diye o gün bıraktı…
Şu kaderin garip cilvesine bakın ki…
2000 yılı gelip çattığında…
Atletizm Federasyon Başkanı olarak “Sydney Olimpiyatları”na katıldı…
Halen…

“Türkiye'nin ilk Kadın Atletizm Federasyon Başkanı”…

Unvanını taşıyor müthiş bir gururla…

*

Bugün, 64 yaşının tadını çıkarıyor “Rüzgarın Kızı”…

Bana sorarsanız...

“Kazandığı yüzlerce madalyadan yansıyan…
Gurur ışığı aydınlatıyor güzel yüzünü…”

Hala şen, şakrak…
Hala yetenekli...
Hala gençleri teşvik ediyor…
Neden?

“Tartan pistlerin kral ve kraliçesi olsunlar diye…”

Bu alışkanlığın adı, aslında:

“Rekorları parçalayan madalya avcılığı…”

*

Hayatının en anlamlı müjdesi...
Geçtiğimiz hafta “Rüzgarın Kızı” için…
Hayatı boyunca unutamayacağı bir “bayram” olarak tarihe geçti…
O günlerin...
Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay…
“Rüzgarın Kızı”na, söz vermişti:

“Sen ülkenin değerisin… Senin adına bir atletizm parkı yaratacağım, o park hem senin adını yaşatacak hem de Karşıyakalıların spor için buluşma noktası olacak… Sözüm söz…”

Ve, o park unutulmaz bi'törenle hizmete girdi…
Görmeliydiniz…

Şampiyon Semra'nın, minnetle Başkan Tugay'a sarılışını…

Ve yine görmeliydiniz…
Karşıyaka Reisi'nin…
Duygu fırtınası eşliğinde nemlenen gözlerini…
Üstelik…
Öyle anlamlı bir tarih seçilmişti ki…
Mavişehir Mahallesi'ndeki “Semra Aksu Atletizm Parkı”nın açılışı için…
Atatürk'ün Karşıyaka'ya geldiği ve…
Karşıyaka Kulübü armasına ay-yıldız armağan ettiği…

Gurur tarihi (24 Haziran 1926) ile…

Tam da yıldönümünde… (25 Haziran 2022)
Bundan daha anlamlı sürpriz olabilir miydi?
Rüzgarın Kızı Semra Aksu için…

*

Semra Aksu…

Bu güzel ülkenin güzel kalpli rekor parçalayan…
Atletizm yıldızıdır…

O gün...
Çok onurlandı…
Çok mutlu oldu…
İzmir'i, Türkiye'yi taçlandırdı…
Rüzgarın kızı…
Eskilerin ifadesi ile…
Neden “nev-i şahsına münhasır” bir şampiyondu?
Birkaç satırla hatırlatalım…

*

İlk madalya 17 yaşında; son madalya 34 yaşında geldi…
“Rüzgarın kızı” unvanını tribünleri dolduranlar taktı…
Tartışmaya açıktır ama...
Kimilerine göre
Başka bir ülkede doğsaydı, “dünya ve olimpiyat şampiyonu” olurdu…

Kesintisiz 20 yıl koştu…

Ha'di deseler yine herkesin önünde ipi göğüsler…
Onca madalya, rekor O'nu zengin yapmadı!..
Çoğu kez ödünç ayakkabı ile koştu…
Dünya çapında bi'rekoru var:

200 metre salon Türkiye rekoru “24.05”, tam 36 yıl sonra kırıldı...

*

Bugün bile hala merak ediliyor…
“Rüzgar'ın Kızı”…
Acaba neden hiç evlenmedi?
Kimileri sallıyor kendince(!)…
Yok atletizm yaparken doğru olmazmış…
Yok rekor kıramazmış filan diye…
Kıvırmadan…
Ben söyleyeyim…
30 küsur yıl önce…
O da çok sevdi bi'delikanlıyı…
Rumeli türkülerindeki gibi…

“Aman bre deryalar... / Kanlıca deryalar… / Biz nişanlıyız… / İkimiz de bir boydayız... / Biz delikanlıyız…”

Sonrası?
Çok hazin…
Semra Aksu'nun erkek arkadaşı…
Dokuz Eylül İktisat Fakültesi öğrencisi Bahadır Cem Gökalp'ti…
Yakışıklı delikanlı…
Aynı zamanda İzmirspor'da futbol oynuyordu…
Bahadır Cem'in babası da…
Orduspor'un efsane teknik direktörü Necip Cemal Gökalp'ti…

Semra ile Bahadır Cem…

Sahalarda tanıştılar…
Birbirlerini çok sevdiler…
Arkadaşlarına sorarsanız…
İki güzel genç büyük aşk yaşıyorlardı…
1992'nin Kasım ayıydı…
Türkiye ara seçim yaşıyordu…
Bahadır Cem…
Dört arkadaşıyla birlikte oy vermek için Aliağa'dan yola çıktılar…
Korkunç bir trafik kazası…
Acıların belki de en büyüğünü yaşattı Semra Aksu'ya…
O kazada…

Bahadır Cem hayatını kaybetmişti…
“Rüzgarın Kızı” günlerce ağladı…

Ve…
Bir daha hiç aşık olmadı…
Kardeşi Himmet Aksu…

(Milyonda bir yapılabilecek bir jest ile…)

Yeni doğan oğluna ablasının sevdiği erkeğin adını koydu…
Genç Bahadır Cem Aksu…
Halasının anılarında…
Hiç silinmeyen bir sevgiliyi hatırlatan yeğen şimdi…
Nasıl bi'aşk ama…

*

Bitiriyoruz…
Altı yıl öğretmenlik…
13 yıl üst düzey yöneticilik yaptı…
Emekli oldu Semra Aksu…
Ama pistlerden değil…
Neden?
Çünkü, O'nun gibi özel bir şampiyon…
Kolay yetişmiyor…

(*)medarıiftihar: “övünç kaynağı”

Nokta…

Hamiş: Semra Aksu, tartan pist ile “kaçamak da olsa” İzmir Atatürk Stadı’nda tanıştı... Kardeşleri ve kuzenleriyle pistte çılgınlar gibi koşuyorlar, bekçi fark edip düdüğü çaldığında hemen kaçıyorlardı... Birgün, koşunun en zevkli yerinde bekçi tarafından kovalanmaya başlayınca durup, “Ben bir gün buraya kraliçeler gibi gireceğim!” diye bağırdığını bugün bile unutamıyor...

Sonsöz: “Bu parka gelen gençlerimiz Semra Aksu'yla tanışacak… Çağdaş Türk kadınının neler başardığını gururla öğrenecek ve örnek alacaklar… / Dr. Cemil Tugay – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı…”