Son Mühür/ Gökmen Küçüktaşdemir- İzmir'de sofralara güvenli gıda taşıyan Ekopazar İzmir, Bostanlı ve Balçova’daki yerlerinde, topraktan tezgaha kadar detaylıca denetlenen organik ürünleri vatandaşla buluşturuyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği ortaklığıyla 17 yıldır devam eden bu pazar, yalnızca bir alışveriş alanı değil, aynı zamanda sağlıklı bir yaşam kültürünün adresi olmuş durumda.

"Organik olup olmadığına dair soru bile bizim için gereksiz"

Ekopazar Izmir 1

Ekopazar İzmir'de satılan her ürün, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, ETO Derneği ve ilgili ilçe belediyeleri tarafından titizlikle izleniyor. İzmirliler ise bu süreci yakından takip ediyor.

Pazarın müdavimlerinden Devrim Deniz Dalgıç pazar hakkında, "17 yıldır geliyorum. Her şeyden önce ürünler sağlıklı. Güveniyoruz. Organik olup olmadığına dair soru bile bizim için gereksiz.

Kontrol için numune alındığına da zaman zaman şahit oluyoruz. Buradaki çiftçi kardeşlerimizle güzel bir bağımız oluştu. Hatta bazı üreticilerin tarlalarını ziyaret ettik.

Bu pazarın ürünleri lezzet açısından gerçekten çok üstün. Kışın aldığım kerevizin kokusu bile çok farklı oluyor. Güveniyoruz, içimize siniyor, sağlıklı besleniyoruz. Pazarın ve çiftçilerin desteklenmesini istiyoruz." ifadelerini kullandı.

"Doktorumuzun tavsiyesiyle buraya geliyoruz"

Ekopazar Izmir 2

Organik gıda arayışı, özellikle çocukları için endişelenen aileler için kritik konuma sahip. Küçük kızı Nil'in yaşadığı alerjik reaksiyonlar sebebiyle pazarı keşfeden Cemile Sarıoğlu,

"Mümkün oldukça zaman bulduğum her fırsatta gelmeye çalışıyorum. Özellikle kızım için buraya geliyorum. Çeşitlilik yeterli ve güzel.

Organik tarımın ne kadar zor olduğunu biliyorum, bu nedenle böyle bir imkan sunulmasını çok değerli buluyorum. Bebeğim alerjik bir bebek. Doktorumuzun tavsiyesiyle buraya geliyoruz.

İzmir Balçova'da 15 kiloluk dev uyuşturucu operasyonu!
İzmir Balçova'da 15 kiloluk dev uyuşturucu operasyonu!
İçeriği Görüntüle

Tarım ilaçlarının alerjiyi tetiklediğini fark ettik. Bu nedenle mümkün olduğunca organik ürünlerle beslenmeye çalışıyoruz.

Uzaklaştığımızda ya da farklı ürünler tükettiğimizde Nil’de hemen etkisini görüyoruz ve vücudunda semptomlar ortaya çıkıyor.

Sonuna kadar bu pazara güveniyorum. Herkesi böyle bir fırsat varken değerlendirmeye davet ediyorum." diye konuştu.

"Belediye sayesinde organik ürünlere kavuştum"

Pazarda alışveriş yapan vatandaşlar, market raflarından çok doğal yöntemlerle üretilen gıdaları tercih ettiklerini belirtiyor. Bir süredir sağlık sorunları yaşayan Süheyla Ural,

"Araştırdığımda belediyenin bu konuda oldukça aktif olduğunu gördüm ve belediye sayesinde organik ürünlere kavuştum.

Her pazarda buradayım, gönül rahatlığıyla alışveriş yapıyorum. Özellikle kağıt torba uygulamasını çok beğendim. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum, minnettarız" dedi.

"Üç farklı kurum tarafından ürünlerimiz kontrol ediliyor"

Üretim aşamasındaki şeffaflık, pazarın temelini oluşturuyor. 17 yıllık sertifikalı üretici Halil Hallaç, "Tarım ilaçları, insan gıdası olan bitkilerde tedavi amacıyla kullanılıyor ve ardından bu ürünler insanlar tarafından tüketiliyor.

Bu, yanlış. Bu nedenle organik üretime geçtim. Bitkiyi elbette koruyacağız, besleyeceğiz; ancak bunu suni gübreyle değil, hayvan gübresiyle yapmalıyız. Kimyasal yerine biyolojik koruma yöntemleri kullanılmalı.

İnsan sağlığı için organik ürün tüketilmeli. Organik ürün tüketenler daha sağlıklı bir yaşam sürer. Toprak, yaprak ve ürün analizlerinin ardından organik sertifikası veriliyor. Hem kilogram bazında hem de ürünün üretim süreci denetleniyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, ürünleri tartarak pazara kabul ediyor. Birçok kişi geçmişte yaşanan olumsuz deneyimler nedeniyle organik pazara güvenmekte zorlanabiliyor.

Ancak isteyen herkes gelip denetimleri görebilir. Üç farklı kurum tarafından ürünlerimiz kontrol ediliyor. Tüketici herhangi bir üründen şüphe duyarsa hemen numune aldırabilir." dedi.

"Organik üretim bir felsefedir, yaşam biçimidir"

Organik üretimin yalnızca bir ticaret değil, bir felsefe olduğunu savunan genç çiftçi Mehmet Halil Kul, "İlk açıldığı gün biz buradaydık. Babam da organik üretici.

Türkiye’de sertifikalı olarak kuru üzümü yurt dışına satan dedemdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi bize önemli bir pazar ve iş imkanı sağladı.

Organik üretim bir felsefedir, yaşam biçimidir. Benim dedem ve babam, ‘Biz bu toprakları çocuklarımız için emanet aldık’ der.

Ben de aynı şekilde devam ediyorum. Birçok üretici sattığı ürünü kullandığı zehirden dolayı yemiyor. Ben de ziraat mühendisiyim.

Bazı ürünlerde, örneğin kirazda, sezonda 12 kez ilaçlama yapılabiliyor. Biz ise hiçbir kimyasal ilaç kullanmadan üretim yapıyoruz.

Çünkü buna inanıyor, doğru olanın bu olduğunu düşünüyoruz. Beni en çok mutlu eden nokta olumlu geri dönüşler.

İzmirliler çok sıcakkanlılar. Bu da motivasyonumuzu artırıyor. Bütün İzmir halkını bir kere olsun pazarımızı görmeye davet ediyorum." dedi.

Muhabir: Gökmen Küçüktaşdemir