Hayatın en saf, en karşılıksız ve en güçlü sevgisinin adı annedir. İnsan dünyaya gözlerini açtığında ilk onun sesini duyar, ilk onun şefkatine sığınır, ilk onun duasıyla hayata tutunur. Bu yüzden anne yalnızca bir evladın değil, aslında bir toplumun kaderini şekillendiren en büyük güçlerden biridir. 10 Mayıs Anneler Günü de işte bu büyük fedakârlığın, sabrın ve sonsuz sevginin önünde saygıyla eğilme günüdür.
Ancak anneliği birkaç güzel sözle anlatmak mümkün değildir. Çünkü anne olmak çoğu zaman kendinden vazgeçmektir. Kendi hayallerini erteleyip evladının geleceğini düşünmektir. Geceleri uykusuz kalıp sabah güçlü görünmeye çalışmaktır. Açken evladını doyurmak, yorulsa da ayakta durmak, korksa bile umut vermeye devam etmektir. İşte bu yüzden anneler, hayatın görünmeyen kahramanlarıdır.
Bugün ülkemizin dört bir yanında milyonlarca anne büyük bir yaşam mücadelesi veriyor. Kimi fabrikada çalışıyor, kimi belediyede emek veriyor, kimi tarlada alın teri döküyor, kimi evinin yükünü tek başına omuzluyor. Hayat pahalılığı, ekonomik kriz, geçim sıkıntısı ve gelecek kaygısı en çok annelerin omzuna yük bindiriyor. Çünkü bir anne kendi sıkıntısını saklayabilir ama evladının umutsuzluğuna dayanamaz.
Özellikle emekçi annelerin yaşadığı sorunlar artık toplumun ortak vicdan meselesi haline gelmiştir. Çalışan kadınlar hem iş hayatının yükünü taşıyor hem de evde görünmeyen bir emeğin sorumluluğunu üstleniyor. Çocuklarının eğitimi, geleceği ve sağlığı için mücadele eden anneler, çoğu zaman kendi hayatlarını ikinci plana itiyor. Buna rağmen yine dimdik ayakta kalmayı başarıyorlar.
Çünkü anne olmak biraz da mücadeleden vazgeçmemektir.
Fakat bu ülkenin anneleri arasında öyle anneler vardır ki onların acısını tarif etmeye hiçbir kelime yetmez. Şehit anneleri… Bir evladı toprağa vermenin tarifsiz acısını yaşarken bile “Vatan sağ olsun” diyebilen yüreklerdir onlar. Bir annenin yüreğinde kopan fırtınayı kimse tam anlamıyla anlayamaz. Evladının kokusuna hasret kalmak, sesini bir daha duyamayacağını bilmek, bayram sofralarında eksik bir sandalyeye bakmak… İşte şehit anneleri her gün bu acıyla yaşamaya devam ediyor.
Bu topraklarda bağımsız yaşayabiliyorsak, ay yıldızlı bayrağımız özgürce dalgalanıyorsa bunda şehitlerimizin olduğu kadar onları büyüten annelerin de büyük payı vardır. Çünkü o kahraman evlatları yetiştiren, onlara vatan sevgisini öğreten yine annelerdi. Türk milletinin tarihinde annelerin yeri bu yüzden kutsaldır.
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım da bu fedakârlığın en önemli sembollerinden biridir. Atatürk’ün karakterinde, mücadele ruhunda ve vatan sevgisinde annesinin emeği büyüktür. Nitekim Atatürk’ün “Dünyada her şey kadının eseridir.” sözü, kadınların ve annelerin toplumdaki yerini en güçlü biçimde anlatmaktadır.
Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu’nun fedakâr anneleri yalnızca evlat büyütmedi; aynı zamanda bir milletin bağımsızlık mücadelesine omuz verdi. Kağnılarla cephane taşıyan kadınlar, yokluk içinde evladını askere uğurlayan analar, gerektiğinde cephe gerisinde canını ortaya koyan anneler bu ülkenin sessiz kahramanları oldu.
Bugün de aynı fedakârlık sürüyor.
Depremde, afette, ekonomik krizlerde, savaşta ve yoksullukta en büyük direnci yine anneler gösteriyor. Çünkü anne sevgisi yalnızca bireysel bir duygu değil; toplumu ayakta tutan manevi bir güçtür. Bir toplumun vicdanı annelerin gözlerinde saklıdır. Eğer anneler huzurluysa toplum huzurludur. Eğer anneler umut taşıyorsa geleceğe dair umut vardır.
Bu nedenle Anneler Günü yalnızca çiçeklerle geçiştirilecek bir gün değildir. Annelerin emeğine sahip çıkmak, onları şiddetten, yoksulluktan ve çaresizlikten korumak toplumsal bir sorumluluktur.
Çocuklarını geleceksizlik korkusuyla büyüten annelerin olduğu bir ülkede gerçek anlamda huzurdan söz edilemez.
Başta şehit anneleri olmak üzere; evlatlarını bu vatan için yetiştiren, hayatın bütün zorluklarına rağmen sevgisinden vazgeçmeyen, emekleriyle toplumu ayakta tutan tüm annelerin ellerinden saygıyla öpüyoruz. Onların fedakârlığı hiçbir zaman ödenemez.
Çünkü anne demek yalnızca sevgi değil; sabır, emek, direniş ve umut demektir. Dünyanın bütün yükünü omuzlarında taşısa bile evladına gülümsemeyi sürdüren kutsal bir yürektir.
Bu duygu ve düşüncelerle, başta şehit annelerimiz olmak üzere tüm annelerin Anneler Günü’nü yürekten kutluyor; sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir ömür diliyorum. İyi ki anneler var, iyi ki onların sevgisi bu dünyayı hâlâ ayakta tutuyor.