Lafı eğmeden, bükmeden, örselemeden baştan söylemekte fayda var.
Orta Doğu'yu ateşe veren ABD, tarihinin en büyük yanlışına imza attı.
Venezuela'da Maduro'yu Hollywood senaryolarını aratmayan bir operasyonla paketleyen Başkan Trump, İran'ın Venezuela olmadığı gerçeğini her geçen gün yaşayarak görüyor.
Sadece kendini değil, ABD'yi de içinden çıkamayacağı bir felakete sürükleyen Trump'ın, MAGA (Make America Great Again) formülü, İran'da duvara tosladı.
Bir zamanların Roma imparatorluğunun veya üzerinde güneş batmaz İngiltere Krallığı'nın dönemleri nasıl sona erdiyse şimdi sırada ABD var.
Dünya şu anda kelimenin tam anlamıyla Antonio Gramsci'nin hapishane notlarında söylediği,
''Eski dünya ölüyor, yeni dünya doğmak için çabalıyor. Şimdi canavarların zamanı'' sözünü doğrulayan gelişmelere tank oluyor.
ABD'nin yıkılmaz, sarsılmaz, yenilmez imajı İran'ın balistik füze ve dronlarıyla yerle bir oldu.
Gazze'de insanlık dışı suçlara imza atan Netanyahu'nun ipiyle kuyuya inen Trump, ABD ve İsrail'in cenaze namazını kılmak için abdest tazelemek zorunda kalırsa şaşırmamak gerekir.
Doğanın boşluk kaldırmayacağı gerçeğiyle ABD'nin yokluğunda yeni küresel gücümüz kim olacak sorusunun cevabını aramaya gerek yok.
ABD'nin kritik silah stoğunu tüketmesini kenarda çekirdek çitleyerek izleyen Çin, o koltuğun artık bir numaralı potansiyel adayıdır.
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin,
''Tayvan, eski çağlardan beri Çin'in ayrılmaz bir parçası olmuştur. Hiçbir zaman bir ülke olmamıştır, değildir ve asla olmayacaktır.
Hiçbir bireyin veya gücün onu Çin'den tekrar ayırmasına asla izin vermeyeceğiz." açıklamasını bir kenara not alın.
Laf olsun diye söylenmiş sözler değil bunlar.
İlk fırsatta Çin, dünya çip teknoılojisinin kalbi konumunda olan Tayvan'ı bir lokmada yutmak için harekete geçecektir.
Bu saatten sonra ABD'lilere verilebilecek tek tavsiye var...'
Zaman geçirmeden bir an önce Çince öğrenin. Yakında ihtiyacınız olacak. En azından Trump ve Netanyahu'nun ardından Çince küfür ederek rahatlarsınız...