Yirmibirinci Yüzyılın Siyasal Aklı;
İçeride Toplumsal Mutabakat Hareketi,
Dışarıda Liderin Öncülüğünde Küresel Barış Ve Güven Düzeninin Kurucu İradesi, Hakemi AK Parti’yi Yirminci Yüzyılın Klasik Partilerinden Birisi Olarak Değerlendiremeyiz!

14 Ağustos 2001 tarihinde siyaset sahnesine çıkan Adalet ve Kalkınma Partisi’ni, 20. yüzyılın klasik parti kalıpları içerisinde değerlendirmek eksik bir yaklaşım olur.
AK Parti; Türkiye’nin sosyokültürel gerçekliğini ve medeniyet vizyonunu doğru okuyan,
gücünü yalnızca milletten alan, kapılarını herkese açan ve partizanlığı reddeden bir toplumsal mutabakat hareketi olarak doğmuştur.
Milleti partiye ait gören anlayışı yıkmış;
partiyi millete ait kılan yeni bir siyasal kültür inşa etmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti’ni, çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarmayı hedefleyen bu hareket, geçici onarımlarla değil, geleceği yeniden inşa etme iradesiyle hareket etmiştir.

Tarihsel ve Küresel Vizyon

Tarihin AK Parti’ye yüklediği misyon açıktır:
Kadim Asya’dan süzülüp gelen devlet tecrübesi ile İslam medeniyetinin evrensel değerlerini, çağdaş ve güncel bir perspektifle harmanlamak!
Demokrasi, hukukun üstünlüğü, adalet ve kalkınma ekseninde sunduğu çoğulcu vizyonla AK Parti;
Batı’dan Doğu’ya, İslam dünyasından Orta Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada yeni bir model oluşturmuştur.
Hakkı kuvvetten üstün tutan; 'Dünya beşten büyüktür', 'İnsanlık küresel sermaye tekelinden ve dolar imparatorluğundan büyüktür' diyerek adeta insanlığın vicdanı haline gelen bir duruşun adıdır AK Parti!

Kurulduğu ilk gün paylaştığı "Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" mesajının arkasında durarak;
barış, adalet, karşılıklı güven ve demokrasi çizgilerinden eksen kayması yaşamadan yoluna devam etmektedir.

Zorlu Sınavlar ve Büyük Türkiye Bütünleşmesi

Bugün dünya ve insanlık, tarihinin en kritik eşiklerinden geçmektedir. Pandemiler, küresel sosyo-ekonomik krizler, orman yangınları, seller ve doğal afetler... Türkiye, bu süreçte tarihinin en ağır imtihanlarıyla karşı karşıya kalmıştır.
Bu zorlu süreçlerin en az hasarla atlatılabilmesi adına, Türkiye’yi yöneten AK Parti; toplumun çoğulculuğunu bir ayrışma değil; zenginlik, barış ve dayanışma kaynağı olarak görmüştür.
Kutuplaşmaya ve gerilime fırsat vermeyen köklü devlet tecrübesi, bu krizlerin aşılmasındaki en büyük güvence olmuştur.

Tarih,
Yirmibirinci Yüzyılda AK Parti’ye; millet, devlet, meşruiyet ve adalet zeminini daha da sağlamlaştırma görevini yüklemiştir.
Milletimiz, AK Parti’den,
Büyük Türkiye Bütünleşmesi’ ni gerçekleştirmesini, milleti, devleti ve tüm kurumlarıyla güven tazelemesini beklemektedir.

AK Parti’nin; Yirmibirinci Yüzyıl Türkiye’sinde, daha nice çeyrek asırlar boyunca milletimize öncülük etmesi ve ülkemize hizmet sunmaya devam etmesi en büyük temennimizdir.
Ak Parti 25 Yaşında, Tarihe
Çeyrek Asırlık Destan
olarak not düşülürken,
bu gücü, en az iki bin yıla sarii
Türk Devlet Tecrübesi,
İslam Medeniyeti,
Selçuklu, Osmanlı,
Türkiye Cumhuriyetinin
100 Yıllık Tecrübesi ve
Zamanın Ruhu
Yirmibirinci Yüzyıldan almaktadır.⁠
Bu sebeple, Ak Parti,
Referanslandığı Kökgeldisi İle, Çeyrek Yüzyıldan Daha Büyüktür!