Belirsizlik Çağından Bilinenin Aydınlığına Bir Çağrı! I. Durum Tespiti: Krizden Kaosa
Bugün dünya, yönetilebilir krizlerin ötesinde, parametrelerin yitirildiği bir "Belirsizlik Çağı" yaşamaktadır.
Bu belirsizlik;
sadece ekonomik veya siyasi bir veri eksikliği değil,
insanı insan yapan değerlerin "tanımsız" bırakılarak veya tahrif edilerek,
kaosun, fitnenin ve katastrofun kucağına itilmesidir.
Bilinemezlik, kötülüğün en büyük sığınağıdır.
II. Kavramsal Temel:
Ma’ruf ve Münker
İnsanlığın güvencesi, ancak
“Tanımlanmış İyi" (Ma’ruf) ile "Tanımsız Kötü" (Münker) arasındaki net ayrımda yatıyor.
* Ma’ruf: Örftür, tariftir, hukuktur.
Toplumun vicdanında yer bulmuş, kültürel ve aşkın süzgeçten geçmiş, sınırları belli olandır.
* Münker:
Belirsizliktir, inkardır, nekre (bilinmezlik) halidir.
Tanımsız bırakılan her alan, insan fıtratına aykırı sapkınlıkların meşrulaşma zeminidir.
III. Büyük Tarif: Öz’e Dönüş
Belirsizliği önlemenin (Nehyetmenin) tek yolu, hakikati yeniden Ta’rif etmektir.
Hz. Musa’nın hukukunu,
Hz. İsa’nın sevgisini
ve Hz. Muhammed’in (S.A.V) adalet ve ahlakını içine alan o tek ve orijinal mesaj;
İnsanlığın Ortak Anayasasıdır.
Bu anayasa;
* Siyonizmin tahakkümünü,
* Kabbala ve Ezoterik karanlıkların gizli ajandalarını,
* İlluminate ve Epstein gibi yapıların insanlık dışı sapkınlıklarını,
* Batıni yorumlarla hakikatin içini boşaltan meşrulaştırma çabalarını REDDEDER.
IV. Temel Sütunlar:
Fıtrat Sözleşmesi
Yeni Bir Dünya Düzeni,
ancak aşağıdaki dört temel değer üzerinde yükselecek bir
"İnsanlık Yasası" ile mümkündür:
* Fıtrat: Yaratılıştan gelen saf ve temiz insan doğasının korunması.
Ailenin, cinsiyetin ve insanlık onurunun her türlü müdahaleden azade kılınması.
* Adalet:
Güçlünün hukukunun değil, haklının gücünün egemen olması.
Tanımlanmış bir hukuk düzeninde hiç kimsenin, belirsizliğin mağduru edilmemesi.
* Hürriyet:
Kula kulluğun ve gizli yapıların köleliğinin son bulduğu bir özgürlük alanı.
* İman ve Eman: İnsanın hem kendi ruhuyla hem de çevresiyle barış içinde olduğu, "Güven" (Eminlik) esasına dayalı bir toplumsal yaşam.
V. Sonuç ve Çağrı
İnsanlığı,
dini, dili, ırkı ne olursa olsun, insanlık vicdanının ortak paydasında buluşmaya davet ediyoruz.
Belirsizliğin doğurduğu korku iklimini,
Ma’rufu emrederek (iyiyi tanımlayarak ve yayarak) ve Münkeri nehyederek (kötülüğü önceden teşhis edip önleyerek) aşacağız.
Bu yazı sadece bir temenni değil;
kaosa karşı düzenin, karanlığa karşı tarifin,
zulme karşı adaletin
Evrensel Medeniyet Sözleşmesi’ne Çağrıdır.