Birleşmiş Milletler tarafından 2026'nın Dünya Kadın Çiftçiler Yılı ilan edilmesiyle birlikte tarımda kadın üreticilerin rolü daha da önem kazanırken, İzmir'den ilham verici bir başarı öyküsü geldi. Tarım Bakanlığı'ndaki veteriner hekimlik görevinden emekli olduktan sonra hayvancılığa yönelen Nermin Salı Kızılöz, elde ettiği sektörel başarıyı toplumsal bir projeye dönüştürerek Ege Bölgesi'ni gururlandırdı.

HAYVANLAR ELLERİNDE KALINCA ARABALARINI SATTILAR

Kendisi gibi veteriner hekim olan 60 yaşındaki eşi Yavuz Kızılöz ile birlikte 2017 yılında Torbalı'da bir tesis kuran Nermin Salı Kızılöz, başlangıçta 250 boş düve alarak gebe halinde satmayı planladı. Ancak anlaşma sağladıkları alıcı kooperatifin finansal krize girmesiyle yüzlerce hayvan ellerinde kaldı.

Izmir Ciftci1

İşletmeyi ayakta tutabilmek adına zorlu bir sürece giren Kızılöz çifti, otomobillerini satarak hayvanların yem ihtiyacını karşıladı. Zaman içerisinde doğan buzağıları büyüterek hayvan sayısını 350'ye ulaştıran üretici, bu başarıyı bölgedeki üreticilerle bir araya gelip S.S. Torbalı Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'ni faaliyete geçirerek taçlandırdı.

O dönem yaşadıkları zorlukları anlatan Kooperatif Başkanı Nermin Salı Kızılöz, "Devlette veteriner hekimken 5 baş hayvanı rüyamda göremezken, bir anda 300 başın üzerinde hayvanla baş başa kaldım. Hiç pes etmedik ve vazgeçmedik. Eşim sağıma, ben buzağı bakımına girdim. Arabamızı sattık, doğan buzağıları satıp yemimizi aldık. Kendi sermayesini hayvanının sütü ve etiyle oluşturan bir işletme haline geldik. Çiftliğimizi hastalıktan ari ve AB onaylı hale getirdikten sonra üreticilerle kooperatif kurduk. Şu an 34 ortağımız var ve içlerinde tek kadın çiftçi olarak kuruluşundan beri başkanlığı yürütüyorum. İlk döneminde günlük süt üretimi 2,5 ton olan kooperatifimizin şu anda 180 ton üretimi bulunuyor" diye konuştu.

SÜT KRİZİNDEN ÖRNEK PROJE DOĞDU

Kooperatif bünyesinde üretilen sütün değerlendirilmesi noktasında kaliteye odaklanılarak önemli adımlar atıldı. Özellikle süt krizinin yaşandığı ve ürünlerin sanayiciye satılamadığı dönemlerde devlet kurumlarıyla işbirliğine gidildi.

Avrupa Birliği onaylı sütler Et ve Süt Kurumuna yönlendirilirken, bunun mümkün olmadığı durumlarda İzmir Valiliği ve İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü koordinasyonunda Türkiye'de tek örnek olan bir sosyal yardım projesi başlatıldı. Proje kapsamında sütün peynir ve tereyağına dönüştürülmesi sağlandı ve elde edilen bu ürünler, ekonomik seviyesi düşük kırsal kesimdeki ailelerin sofralarına ulaştırıldı.

İzmir Torbalı'da anne, baba ve kardeşini öldürmüştü! Savunma yapmadı!
İzmir Torbalı'da anne, baba ve kardeşini öldürmüştü! Savunma yapmadı!
İçeriği Görüntüle

Devletin sunduğu regülasyonlardan nasıl faydalandıklarını belirten Kızılöz, "İstediğimiz fiyatı yakalayamadığımızda Avrupa Birliği onaylı sütümüzü Et ve Süt Kurumuna gönderdik. Süt tozundan elde ettiğimiz gelirin, piyasadaki süt fiyatımızı çok daha yukarıya taşıdığını gördük. Sütü toza gönderemediğimiz dönemlerde ise İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile bir sosyal proje geliştirdik. İzmir Valimiz Süleyman Elban’ın desteğiyle hayata geçirdiğimiz bu projede, sanayiciye gönderemediğimiz sütü ürüne dönüştürdük. Elde edilen ürünleri sosyal yardımlaşma paketlerine ekleyerek ekonomik seviyesi düşük kırsal kesimdeki ailelere ulaştırdık. Avrupa Birliği onaylı sütten elde edilen ürünleri son tüketiciye doğrudan ulaştırmanın gururu ve mutluluğu tarif edilemez" ifadelerini kullandı.

'GÜÇLÜ TÜRKİYE'NİN YOLU GÜÇLÜ TARIMDAN GEÇER'

Sektöre ve bölge halkına sağladığı katkılar, Kızılöz'e Ege Bölgesi'ni temsilen kadın çiftçi ödülünü getirdi. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında düzenlenen törende ödülünü alan başarılı üretici, omuzlarındaki sorumluluğun artık daha da arttığına dikkat çekti.

Geleceğe yönelik hedeflerini dile getiren Kızılöz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu kapsamda 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Tarım ve Orman Bakanlığımızın organizasyonu ve Cumhurbaşkanlığının desteğiyle düzenlenen etkinlikte Ege Bölgesini temsilen kadın çiftçi ödülüne layık görüldük. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden bu ödülü almak ayrıca onur vericiydi. Cumhurbaşkanımızdan üzerinde ’Güçlü Türkiye’nin yolu güçlü tarımdan geçer’ yazılı bu ödülü tüm ortaklarım adına aldım. Artık mutluluğun ve gururun en yükseğini yaşıyoruz. Bundan sonra sorumluluğumuz çok daha fazla. Ortaklarımla beraber üretimden vazgeçmemeye, kooperatifçiliği en iyi yerlere taşımaya ve tüketicimize en güvenli gıdayı ulaştırmak adına elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz"

Kaynak: HABER MERKEZİ