“1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası” kapsamında açıklama yapan Prof.Dr. Hakim, dünyada ve Türkiye'de en sık görülen, erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir ve hatta çoğu zaman önlenebilir bir kanser çeşidini anlattı.

Kolorektal Kanser, yani kalın bağırsak ve rektum kanserinin dünya çapında bir yıl içerisinde 1,9 milyon (%9,6) yeni kalın bağırsak kanseri vakası ve 903 bin (%9,3) kalın bağırsak kanseri kaynaklı ölüm vakası tespit edildiğini anlatan Hakim, "Türkiye Birleşik Veri Tabanına göre, ülkemizde bu kanser türleri hem erkeklerde hem de kadınlarda 3. sırada yer almaktadır. Erkeklerde görülme sıklığı yüz binde 25,5 kadınlarda ise 15,0 dır. Bir yılda yaklaşık 20000 kişi kalın bağırsak kanseri tanısı almaktadır. Kalın bağırsak kanseri evreleri incelendiğinde vakaların %20,9’unun uzak evrede olduğu görülmektedir. Ancak çoğu kişi için şaşırtıcı olan gerçek şudur: Kolorektal kanser büyük ölçüde önlenebilir bir hastalıktır. Erken fark edildiğinde ise tedavi başarısı oldukça yüksektir. Bu nedenle toplumda farkındalığı artırmak, erken tanı ve tarama programlarına katılımı teşvik etmek hayati önem taşımaktadır.
Kolorektal kanserlerin büyük bir kısmı, bağırsak içinde gelişen ve polip adı verilen küçük oluşumlardan kaynaklanır. Bu polipler genellikle yıllar içinde yavaş yavaş büyür ve zamanla kansere dönüşebilir. İşte bu uzun süreç, bize önemli bir fırsat sunar: kanser oluşmadan önce müdahale etmek. Kolonoskopi gibi tarama yöntemleri sayesinde bu polipler tespit edilip çıkarılabilir ve böylece kanser gelişimi önlenebilir"

İleri yaş ve kanser öyküsü

Dr. Hakim, şu bilgileri verdi, "Kolorektal kanser oluşumunu tetikleyen risk faktörleri arasında ileri yaş, ailede kolorektal kanser öyküsü, sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam, obezite, diabet ve insülin direnci varlığı, sigara, alkol kullanımı bulunmaktadır. Özellikle liften fakir, kırmızı ve işlenmiş etten zengin beslenme tarzı riski artırabilir. Buna karşılık düzenli fiziksel aktivite, sebze ve meyve açısından zengin bir diyet ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları riski azaltmaya yardımcı olur. Kolorektal kanser çoğu zaman erken evrede belirti vermeyebilir. Bu nedenle tarama programları büyük önem taşır. Birçok sağlık otoritesi, ortalama risk grubundaki bireylerin 45 yaşından itibaren düzenli taramaya başlamasını önermektedir. Aile öyküsü olan bireylerde daha önce ise taramanın daha erken yaşlarda yapılması gerekebilir. Dikkat edilmesi gereken bazı belirtiler de vardır: dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, dışkıda kan görülmesi, açıklanamayan kilo kaybı, uzun süren karın ağrısı veya kansızlık, ağrılı dışkılama, barsakta tam boşalmama hissi, kabızlık- ishal periyodlarının birbirini izlemesi gibi durumların varlığında vakit kaybetmeden bir doktora başvurmak gerekir. Ülkemizde de Kalın Bağırsak Kanseri Taraması Ulusal Standartları belirlenerek uygulamaya konulmuştur. 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkek nüfusa Toplum Sağlığı Merkezlerine (TSM) bağlı olarak faaliyet göstermekte olan; Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve Aile Sağlığı Merkezleri (ASM)’nde Gaitada Gizli Kan kiti yardımıyla hızlı, pratik ve güvenilir bir şekilde 2 yılda bir ücretsiz olarak tarama yapılmaktadır. Tarama kapsamında bu yaş grubundaki kişilere ayrıca 10 yılda bir kolonoskopi yapılması önerilmektedir. Tarama sonucunda Gaitada Gizli Kan Testi (GGKT) pozitif olan kişiler ileri tetkik amacıyla ikinci/üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirilmektedir.
Dışkıda gizli kan saptanıp kolonoskopi yapılan kişilerde henüz kanserleşmemiş polip halindeki tümörler tespit edilerek kanser gelişmesi önlenebildiği gibi, kanser gelişmiş olan olgularda da erken teşhis ile yaşam süresi ve kalitesi artmaktadır"

Atılması gereken adımlar

Kalın bağırsak kanserini önlemek için atılması gereken en önemli adımları anlatan Prof.Dr. Hakim, şöyle devam etti, " biri tarama programı olmakla birlikte, aşağıdaki sağlıklı yaşam davranışlarını uygulamak da diğer birçok kanserden olduğu gibi kolorektal kanserlerden korunmada önemlidir: Sağlıklı kiloda olmak ve bunu sürdürmek
Kırmızı ve işlenmiş et tüketimini sınırlandırmak ve daha fazla taze sebze, meyve ve tam tahıl ürünü tüketmek.
Posa içeriği yüksek besinlerin tüketimini artırmak. (Posa içeriği en yüksek besinler sırasıyla; kuru baklagiller, tahıllar ve sebze-meyvelerdir.) Günde 30-60 dakika orta düzeyde fiziksel aktivite yapmak (tempolu yürüyüş, bisiklete binmek gibi) Sigara ve alkol kullanmamak. Unutulmamalıdır ki kolorektal kanser, erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir ve hatta çoğu zaman önlenebilir bir hastalıktır. Toplum olarak bu konuda bilinçlenmek ve tarama programlarına katılımı artırmak, binlerce hayatın kurtulmasını sağlayabilir. Bu nedenle mesajımız çok net: Farkında ol, geç kalma. Kendi sağlığınız için tarama yaptırın, sevdiklerinizi de teşvik edin. Çünkü erken teşhis hayat kurtarır"

Muhabir: Erkan Doğan