Son Mühür / Yağmur Daştan - Türk-İş Ege Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak, son dönemde sanayi üretiminde yaşanan daralma, işten çıkarmalar ve Orta Doğu’da yaşanan küresel gelişmelerin ekonomiye etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özellikle ihracata dayalı sektörlerde belirgin bir yavaşlama yaşandığını ifade eden Çakmak, tekstil, beyaz eşya ve ev aletleri sektörlerinde sıkıntıların giderek arttığını söyledi.

“Şirketler sıkıntılı bir süreçten geçti”

Son dönemde bazı büyük şirketlerin üretim ve istihdam politikalarında değişikliğe gitmek zorunda kaldığını belirten Başkan Çakmak, bunun temel nedenlerinden birinin ihracattaki daralma olduğunu dile getirdi. Çakmak, “Daha önce bazı şirketler servis alanlarını ve üretim süreçlerini kendi bünyelerinde yürütüyordu. Ancak son dönemde bu alanların önemli bir kısmını boşalttılar. İhracatta yaşanan daralma da buna eklenince şirketler sıkıntılı bir süreçten geçti. Şimdi yavaş yavaş toparlanma işaretleri görüyoruz ama bu toparlanmanın kalıcı olup olmayacağını önümüzdeki süreç gösterecek. Biz yine de üretimin ve istihdamın güçlenmesini umut ediyoruz” dedi.

“Sürecin arka planına bakmak gerekiyor”

Temel Conta Hayrettin Çakmak

Son dönemde gündeme gelen yüksek sayıda işten çıkarma tartışmalarına da değinen Çakmak, sendikal açıdan bakıldığında işçi kayıplarının her zaman ciddi bir sorun olduğunu vurguladı. Son olarak Vestel’de yaşanan istihdam tasfiyesinin sorulması üzerine Çakmak, “10 bin işçinin işten çıkarılması elbette çok büyük bir rakam. Bu durum doğal olarak kamuoyunda da tartışılıyor. Ancak eleştiriden önce sürecin arka planına bakmak gerekiyor. Onlar biliyorsunuz ki TOGG’a üretim yapmaya başlamışlardı. Otomotiv sektöründe son dönemde ciddi bir rekabet söz konusu. Özellikle elektrikli araç üretiminin artması ve yeni markaların pazara girmesi üretim dengelerini değiştirdi. Türkiye pazarına giren yeni markalar ve değişen satış dengeleri bazı yerli üreticileri zor durumda bıraktı. Bu nedenle üretimde bir daralma yaşandı” diye konuştu.

“Neresinden tutacağımızı bilemediğimiz bir süreç”

Bazı sektörlerde ise daralmanın daha da belirgin olduğunu ifade eden Çakmak, özellikle tekstil ve beyaz eşya alanında ciddi bir gerileme yaşandığını söyledi. “Bizim örgütlü olduğumuz bazı alanlarda daralma daha sınırlı kaldı ama genel tabloya baktığımızda birçok sektörde sıkıntı var” vurgusu yapan Çakmak, “Özellikle tekstilde ciddi bir daralma görüyoruz. Bunun yanında ev aletleri ve beyaz eşya sektörlerinde de üretimin yavaşladığını görüyoruz. Açık konuşmak gerekirse neresinden tutacağımızı bilemediğimiz bir süreçten geçiyoruz. Bazen müdahale ettiğinizde farklı bir sorun ortaya çıkıyor, müdahale etmediğinizde ise eleştirilerle karşı karşıya kalıyorsunuz. Ama gerçek şu ki birçok sektörde ciddi bir daralma söz konusu” ifadelerini kullandı.

“27 bin madencinin geleceği konuşuluyor”

Madencilik sektöründe de benzer bir belirsizlik yaşandığını dile getiren Çakmak, özellikle Manisa’nın Soma ve Kınık ilçelerinde çalışan madencilerin geleceğine ilişkin tartışmaların gündemde olduğunu belirtti. İklim politikaları kapsamında fosil yakıt kullanımının azaltılmasına yönelik hedeflerin madencilik sektörünü doğrudan etkilediğini ifade eden Çakmak, “Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında verdiği taahhütler var. Fosil yakıt kullanımının kademeli olarak azaltılması hedefleniyor. Bu da özellikle kömür üretiminin yoğun olduğu bölgelerde ciddi bir belirsizlik yaratıyor. Soma ve Kınık başta olmak üzere bölgede yaklaşık 27 bin madencinin geleceği konuşuluyor. Bu sadece madencileri ilgilendiren bir konu değil. Taşımacılıktan kooperatiflere kadar geniş bir ekonomik çevreyi etkileyen bir durum söz konusu” dedi.

“Gıda sektöründe de sıkıntılar var”

Ekonomideki sıkıntıların yalnızca birkaç sektörle sınırlı olmadığını ifade eden Çakmak, gıda sektöründe bile son dönemde maliyet kaynaklı sorunların arttığını söyledi. Çakmak, “Sektörler adeta S.O.S veriyor. Bugün baktığınızda sadece tekstil ya da beyaz eşya değil, gıda sektöründe bile ciddi sıkıntılar yaşanmaya başlandı. Bu da ekonomideki daralmanın ne kadar geniş bir alana yayıldığını gösteriyor” mesajı verdi.

“Önümüzdeki aylarda yansımalarını göreceğiz”

Bölgesel ve küresel gelişmelerin de ekonomiyi doğrudan etkilediğine dikkat çeken Çakmak, özellikle uluslararası gerilimlerin piyasalar üzerinde baskı oluşturabileceğini dile getirdi. Orta Doğu’da yaşanan savaş gerilimine değinerek sürecin Türkiye üzerindeki etkilerini yorumlayan Çakmak, “Açıkçası yılın ikinci çeyreğinde, özellikle bayramdan sonra piyasaların biraz hareketleneceğini düşünüyordum. Ekonomide bir canlanma olabileceğini umut ediyordum. Son dönemde bölgemizde yaşanan gerilimler ve savaş ihtimalleri bu beklentiyi zayıflattı. Bu gelişmelerin ekonomik yansımalarını henüz tam olarak görmedik ama önümüzdeki aylarda daha belirgin şekilde hissedileceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Herkes elini taşın altına koymalı”

Ekonomik zorlukların aşılabilmesi için toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Çakmak, çözümün ortak hareket etmekten geçtiğini söyledi. Çakmak, “Bu süreçten çıkabilmek için herkesin taşın altına elini koyması gerekiyor. Başta devlet olmak üzere sanayici, tüccar, esnaf, işçi ve memur herkes sorumluluk almalı. Eğer birlikte hareket edersek bu yükün altından kalkabiliriz. Aksi halde bu yükün altında kalırız ve toparlanmamız çok daha zor olur” diye konuştu.

Muhabir: Yağmur Daştan