İzmir’in UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı’nda yürütülen kazılar, bölgenin zengin tarihini ortaya çıkarıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının desteklediği "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında Pergamon Antik Kenti'nde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında önemli buluntular gün yüzüne çıkıyor.

Pergamon (1)

"Geleceğe Miras" 

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı ve kazı başkanı Prof. Dr. Yusuf Sezgin, kazı çalışmalarının Eylül 2024 itibarıyla başladığını belirterek, Pergamon'daki kazıların büyük bir titizlikle sürdürüldüğünü ifade etti. Sezgin, "Geleceğe Miras" projesinin Türk arkeolojisi için yeni bir dönem başlattığını ve Türkiye'deki arkeolojik kazılara büyük yatırımlar yapıldığını vurguladı.

Sezgin, Bergama’daki kazı alanlarının sayısız medeniyete ev sahipliği yapmasıyla dikkat çektiğini belirterek, "Burada tarihsel izlerin yoğun olduğu bir bölgedeyiz. Helenistik, Roma, Bizans, Osmanlı ve daha pek çok medeniyetin izleri, bu topraklarda korunarak günümüze ulaşmıştır" dedi.

Pergamon (5)Kazı çalışmalarında önemli buluntulardan biri, "Mozaikli Ev" olarak adlandırılan büyük bir yapının kalıntılarının keşfi oldu. Bu evin, Roma döneminde inşa edildiği düşünülüyor. Sezgin, bu tür yapıların antik dönemde genellikle önemli kişiler tarafından kullanıldığını belirterek, "Mozaikli Ev, antik dönemde ‘peristilli ev’ olarak tanımlanan, merkezi taş avlusu ve havuzuyla büyük bir konut kompleksine sahip. Bu yapının önemli özelliklerinden biri de mozaikli alanlarının bulunmasıdır. Mozaikler, yapının önemini ve görkemini gösteriyor" dedi.

Pergamon (6)

Roma dönemi ve Hristiyanlık izleri

Prof. Dr. Sezgin, Mozaikli Ev'in MS 2. ve 3. yüzyıllara tarihlenen bir yapı olduğunu ifade ederek, yapının hem Roma döneminde hem de sonrasında kullanılmış olabileceğini belirtti. Sezgin, "Hristiyanlık dönemiyle birlikte, hemen arkasında bulunan ve Mısır Tanrıları Tapınağı olarak bilinen Kızıl Avlu’nun bir kiliseye dönüştürülmesi, bu bölgedeki Hristiyan topluluğunun varlığını gösteriyor" dedi. Mozaikli Ev’in terk edilme süreciyle ilgili ise şu değerlendirmeyi yaptı: "7. yüzyıldaki Arap akınları sırasında büyük bir yangınla terk edilmiş olduğunu düşünüyoruz. Çatı kiremitleri ve yanmış kaplar, bu yıkımın bir yangın sonucu olduğunu gösteriyor."

Sezgin, Mozaikli Ev’de dört farklı noktada mozaikler bulunduğunu ve bu mozaiklerin 3. ve 4. yüzyıllara ait olduğunu belirtti. Mozaiklerdeki geometrik ve bitkisel motifler ile kullanılan farklı renklerin, antik dönemin sanatsal inceliğini yansıttığını söyledi.

Pergamon (3)-2Antik döneme ait kraliyet mührü bulundu

Bergama'nın Helenistik dönemde bir krallık başkenti olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Yusuf Sezgin, Mozaikli Ev'de buldukları önemli bir buluntuyu paylaştı. Sezgin, kazı alanında, Helenistik dönemde kraliyet ailesine ait yapılarda kullanılan bir çatı kiremiti parçası bulduklarını belirtti. Kiremitin üzerinde "Bazilike" yazısı bulunuyordu. Sezgin, "Bazilike, Helence’de krala ait demek. Bergama Akropolü’nde kraliyet ailesi için özel olarak inşa edilmiş yapılarda bu tür mühürlerin kullanıldığı biliniyor. Bir binada bu ifade varsa, bu krala ait anlamına geliyordu" diye açıklama yaptı. Daha önce benzer mühürlü kiremit parçaları bulunsa da, Sezgin, "İlk kez eksiksiz bir mühürlü kiremit ortaya çıkarıldı" diyerek, bu buluntunun kazı için oldukça önemli olduğunu vurguladı.

Pergamon (8)Havuzda çocuk figürlü mezar taşı

Kazı ekibinin dikkatini çeken bir diğer buluntu ise, Mozaikli Ev’in avlusundaki havuzda tespit edilen mezar taşlarıydı. Sezgin, bu taşlardan birinin sökülerek havuza yerleştirildiğini düşündüklerini belirterek, "Mezar taşında, ‘dünyanın en tatlı çocuğu’ yazılı bir ifade var. Bir çocuk figürü, yanında köpeğiyle tavşan avına çıkmış halde betimlenmiş. Annesi tarafından yaptırıldığı anlaşılan bu taş, hem duygusal yönüyle hem de dönemin sosyal yaşamına dair ipuçları barındırıyor" diye konuştu. Mezar taşının, dönemin sosyal yapısı hakkında önemli bilgiler sunduğunu belirten Sezgin, aynı zamanda dönemin duygusal dünyasına da ışık tuttuğunu söyledi.

Pergamon (11)

Bergama’daki Bizans Mezarlığı 

Sezgin, Mozaikli Ev'in bulunduğu bölgedeki kazı çalışmalarının bir kısmının tamamlandığını ve şu ana kadar yapının yaklaşık yüzde 20'lik kısmının gün yüzüne çıkarıldığını belirtti. Yapının uzun bir süre boş kaldığını düşündüklerini söyleyen Sezgin, "Bergama’daki kazılarda Bizans dönemine ait bir mezarlık alanı tespit ettik. Bu mezarlar, Türkler gelmeden önceki son Bergamalı Bizanslılara ait" dedi. Kazılarda, birden fazla gömüye rastlanması ise, o dönemde yaşam koşullarının zorluklarını ortaya koyuyordu.

Prof. Dr. Yusuf Sezgin, kazılarda ortaya çıkan diğer önemli buluntulardan da bahsederek, Roma ve Bizans dönemlerine ait mutfak eşyaları, savaş aletleri, takılar ve sikkeler gibi günlük yaşamda kullanılan birçok eserin gün yüzüne çıktığını belirtti. Bu eserlerin Bergama Müzesi’nde sergilenmeye başlanacağını söyledi.

Gelecekteki projeler ve restorasyon çalışmaları

Sezgin, "Geleceğe Miras" projesi kapsamında, Dionysos Tapınağı'nda restorasyon çalışmalarının yanı sıra, gece müzeciliği için Asklepion ve Akropolis'te aydınlatma projelerinin de yürütüldüğünü belirterek, Pergamon Antik Kenti’nin daha da dikkat çekici bir hale getirileceğini ifade etti. 

Kaynak: AA