Son Mühür- Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı sonrası Cumhuriyet Halk Partisi adeta ikiye bölünürken, genel merkez ve muhalif kanat arasındaki güç savaşı yeni bir boyut kazandı.
Göreve iadesi yapılan Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Merkez'de partililerle bayramlaştı ve açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, özür ve af diledi, helallik istedi. Yakın zamanda kurultay sandığını getireceğini ve sandıktan çıkan ismin meşru liderleri olacaklarını belirtti. Diğer yandan açıklamalarında Kılıçdaroğlu, belediyelere düzenlenen operasyonlara da dikkat çekti, baba ocağında rüşvet mi olur çıkışında bulundu. Partililere seslenen Kılıçdaroğlu, bu kavgayı yeniden başlatıyorum, yanımda mısınız sorusu yönetti.
Kılıçdaroğlu'nın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde;
“Kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim”
“Mücadelesi dağlar kadar büyük, yürekleri denizler kadar berrak yol arkadaşlarım, aziz vatanın asil evlatları sizlere sesleniyorum. Baba ocağına hoş geldiniz. Bugün burada bu binanın önünde sizlere bakarken sadece genel merkez görmüyorum, ben sizlere bakarken adalet yürüyüşünde birlikte attığımız her adımda toprağa düşen helal alın terini görüyorum. Yoksulun, emekçinin, yetimin hak mücadelesi için çarpan yüreği görüyorum. Sizlerle ülkenin geleceği için buradasınız, birlikte mücadele edeceğiz. Burası hepimizin yuvasıdır. Burada CHP’nin tarihsel namusunu, millet iradesinin onurunu konuşmak için bulunuyorum. Yaşadığımız mesele yalnızca kurultay ya da kimin genel başkan olacağı meselesi değildir. Ahlakla mı, parayla mı, Hukukla mı, operasyonla mı, millet iradesiyle mi aparatalar üzerinden mi şekilleneceği meselesidir. Ben bugün çok açık konuşacağım. Ama öfke ile değil. Sert konuşacağım ama kinle değil. Kimseye haksızlık etmeden çünkü bizim geleneğimiz budur. Bizim kitabımızda intikam, iftira yoktur. Kitabımızda helalleşme vardır. Bu hesaplaşma kişisel değil ahlakidir. Bizim kitabımızda arınma vardır. Bu arınma tasfiye değil yeniden doğuştur. 38. Kurultayda bayrak değişimi olmuştu. Biz de başımızın üstüne dedik. O kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır. Yargıya taşınan dosyalar, kamuoyunda oluşan derin kuşkular, bugün geldiğimiz noktada hepimize biz siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa ülkenin de demokrasisi sakatlanacağını gösterir. Bir partinin yönetimi ahlaki meşruiyet sorunu yaşarsa o partinin Türkiye’de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale getirir. Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük. Atamızın emanetini kimler pavyon masalarında meze etmeye çalıştı. Kimler bu partiyi mahkeme kapılarına düşürdü. Kimler kişisel ikbal telaşıyla ihmal etti. Ben hesap soracağım. Herkes bunu bilsin. Sonra kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Tertemiz bir kurultay yapacağız. Partilerimiz, Partimizin güvenli limanını işaret ve inşa edecek. O güvenli limana hep beraber gideceğiz.”
“Kurultay sandığından kim çıkarsa meşru liderimizdir”
“Ben değil, güvenli limanı sizler inşa edeceksiniz. O sandıktan kim çıkarsa partinin meşru lideri, başımızın tacı olacaktır. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz. Karşınızda duran bu adımı iyi tanırsınız. Ben hayatım boyunca sadece vatana millete hizmet ettim. Tek bir kuruş boğazımdan aşağı haram lokma yemedim, yedirmedim. Bundan sonra da açıkça söylüyorum; yerdirmeyeceğim. Bir ömür boyunca ahlaktan, dürüstlükten ayrılmadım. FETÖ örgütü olmak üzere hiçbir yurt dışı odaklı yapıyla en ufak bağlantısı olmamış alnı ak başı dik bir adam duruyor karşınızda. Sizi utandıracak hiçbir işin içinde olmamış bir kardeşiniz olarak söylüyorum benim tek odağım Türkiye ve bu vatandır. Bize çamur atmaya çalışanların çamurları ellerinde kalmıştır.”
Kılıçdaroğlu üst üste özür ve af diledi, helallik istedi
“Ben 78 yaşındayım. Koca bir ömür. Bir derdi olan ve derini anlatmaktan vazgeçmeyen bir kişi olarak karşınızdayım . bu yürüyüş temiz siyasetin son büyük nöbetidir. Bu yürüyüş asırlık çınarı tertemiz ahlaki zemine oturtma yürüyüşüdür. Duydum. Birilerinin siparişiyle, fermanıyla atılan o kirli sloganları duydum. Bana 78 yıllık ömrünü bu vatana adamış bu adama hain diye bağıranları duydum. O sloganları attıran kirli zihniyete tarihi önünde sesleniyorum; bu vatanda, ihanetle vatan kahramanlığı arasında kıldan ince, kılıçtan keskindir. Büyük önderimiz ebedi genel başkanımız milli kurtuluş mücadelesini başlatmak için Samsun’a çıkarken boyunda idam fermanı, isminin üstünde hain ilanı vardı. Şimdi yapmayın dediğimiz halde normalleşenlerin, FETÖ artıklarıyla birlikte olup bize hain damgası vurma çabaları nafiledir. Bu çaba bizi yolumuzdan döndüremez. Kendi acizliklerinin, korkularının tecellisidir. Bu yaşlı adam tarih önünde açıkça helalleşsin. Benim bir özür borcum var. Başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ terör örgütü ajanlarını zamanında fark edemediğim için özür diliyorum. Biz vatan dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan yardım uman, icazet alan o gafilleri koynumda beslediğim için özgür diliyorum. Sizin o nasırlı ellerinizden arttırarak bu partiye verdiğiniz emekleri kendi kurdukları o haram sofralara meze yaptıkları için, o hortumları zamanında kesmediğim için özür diliyorum. CHP’nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanları, Mustafa Kemal’in partisini mahkeme kapılarına düşürüp itibari ayaklar altına alanların maskesini zamanında indirmediğim için özür diliyorum. Halkın belediyesinde yetimin hakkına göz dikip, o rüşvetli belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım için tek tek ayıklamadığım için özür diliyorum. Temiz niyetimi, bu ülkeye olan sevdamı sırtımdan hançerlemek için kullananları göremedim, hakkınızı helal edin ve beni affedin.”
“Baba ocağında rüşvet olur mu?”
“2 yıldır çıkıp kürsülerde ne dediler? Bu yönetim neyin arkasına sığındı? O 2 yıllık büyük yalanlarla yüzleşmek için soruyorum. Her fırsatta dile doladığınız baba ocağında rüşvet olur mu? Baba ocağında market poşetlerinin içinde para, FETÖ’cü hesapların talimatlarıyla hesaplar kurulur mu? Baba ocağı vatandır. Biz baba ocağının sahipleriyiz. Baba ocağının sofrasında haram lokma olmaz. Çünkü baba ocağıdır. Baba ocağında oturanlar, rüşvet poşeti iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Bu lekeyi gazi meclisimize ve partimize düşürenlerle nasıl yol yürüyeceğiz biz değil siz düşüneceksiniz. Kapatma olursa yeni parti hazır diyenler cumhuriyet halk partisi devlete istikamet çize bir partidir. Demokrasiyi savunan bir partidir. Hiçbir CHP’li çift ajandalı değildir. Bu parti mandacılara karşı ya istiklal ya ölüm diyenlerindir. Rüşvetçi ve hırsızlardan arınacağız. Biz evimizi ahlakla, hukukla temizlerken bir an bile ülkemizi unutmayacağız. Türkiye yangın yeri, biz bu karanlığı yırtıp atacağız. Bizim halkımızla kurduğumuz dostluk köprüleri bu partinin çimentosudur. “
“Ben bu kavgayı yeniden başlatıyorum. Yanımda mısınız?”
“Kemal Kılıçdaroğlu ayakta olduğu sürece size bu can bu bedende kaldığı müddetçe size asla geçit vermeyeceğiz. O çaldığınızda dolarları bu milletin kasasına geri getireceğim. Korkmuyorum, korkmayacağız. Ben bu kavgayı yeniden başlatıyorum. Yanımda mısınız? İçerideki haramzadeleri maşa gibi kullanan Türkiye düşmanları siz de iyi dinleyin. TC’nin kurucu iradesi CHP’dir. Bu iradenin sarsılmaz ruhu Mustafa Kemal Atatürk’tür. Biz o ebedi ruhu şerefle, gururla taşıyoruz. Kimse heveslenmesin. Biz sadece geçmişi temizlemeyeceğiz. Geleceği de inşa edeceğiz. Ayağa kalk CHP, ayağa kalk aziz milletim. Güneşli günler çok yakın”





