Son Mühür- Ünlü yazar Mark Twain'e atfedilen "Gerçek ayakkabılarını bağlayana kadar yalan dünyayı dolaşır" sözü, sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle her zamankinden daha güçlü bir şekilde gözler önüne seriliyor.
Sosyal medya kullanıcılarının son gözdesi, Libya'nın devrik lideri Muammer Kaddafi.
Kaddafi'yle dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan arasında geçtiği öne sürülen bir olay, Orta Doğu'da İran merkezli savaşın ardından bir kez daha gündemde.
Kaddafi ne yapmış?
Sosyal medyada onlarca kullanıcının paylaştığı metne göre Kaddafi'yle Reagan arasında yaşanan olay şöyle..

Yıl 1984… Beyaz Saray’a bir mektup gelir. Mektup, bir bombanın planını anlatmaktadır.
Bomba, New York şehrinde taş üstünde taş bırakmayacak kadar güçlüdür.
Mektubun devamında şöyle bir cümle vardır:
“Bu bomba şu anda New York’tadır. Eğer 48 saat içinde İsrail, Filistin’den tahliye edilmezse bomba patlatılacak, New York tarihe karışacaktır.”
Bombayı patlatabilecek tek kişi ise Muammer Kaddafi’dir.
Bombayı şehre yerleştirenler, o zamanların Filistin’in efsane isimleri Leyla ve Hüseyin Deccani kardeşlerdir.
Bilim adamları doğrular: “Evet,” derler, “bu bomba New York’u yok edecek kadar güçlüdür.” CIA, Mossad ve FBI ayaklanır.
Şehri ev ev, sokak sokak aramaya başlarlar. Bu arada Amerika Başkanı Reagan ile Kaddafi arasında bir görüşme ayarlanır.
Bilim adamları şu bilgi üzerinde durmaktadır: Bombayı Kaddafi’nin patlatacağı doğru mudur? Değilse, şüpheli binlerce kişi sorgulanacaktır.
Görüntülü görüşme esnasında Reagan sorar:
“Bombayı yalnız sizin patlatabileceğiniz doğru mudur?”
Bütün bilim adamlarının gözleri dev ekranlardadır. Ekranlarda Kaddafi’nin gözleri… Eğer yalan söylerse gözlerinde titreşim olacak, bu da ekrana yansıyacaktır.
Kaddafi cebinden siyah gözlüğünü çıkarıp takar ve cevap verir:
“Evet, doğru,” der.
Kaddafi, görüntülü konuşmadan vazgeçip yalnızca sesli konuşmaya geçilmesini ister
ve sorar:
“İsrail’in tahliyesine başladınız mı?”
“Başladık,” der Reagan.
Kaddafi, ses titreşimlerinden bir insanın yalan söylediğini gösteren bir makine bağlatmıştır telefona. Reagan’a:
“Yalan söylüyorsun!” diye bağırıp telefonu kapatır.
Sonra ne mi olmuştur? Orası pek önemli değildir.
Siz deyin, bu dünyanın Kaddafi gibi deli cesareti gösteren adamlara ihtiyacı var.
Ben diyeyim…
Yenileceğini bile bile savaşan Don Kişot’lara ihtiyacı var.
Kaddafi, BM sözleşmesini yırtıp Genel Sekreter Ban Ki-moon'a fırlatıyor:
"İsrail sorununda bizim çözümümüz belli: Tek devletli çözüm"
-Yıl 2009

Gerçekten böyle bir olay yaşandı mı?
Kaddafi’yi “deli cesareti olan, yenileceğini bile bile meydan okuyan kahraman” gibi gösteren metin iddia edilenlerin aksine doğru değil.
1984'de kayıtlara geçmiş mektuplu bir tehdit ve bomba yok.
Metinde iddia edilen Leyla ve Hüseyin Deccani isimleri de gerçek değil. Filistin'in uçak kaçıran efsanevi savaşçısı Leyla Halid'den uydurulma olması kuvvetli ihtimal.
1980'lerin teknolojisinde görüntülü konuşma ve o görüşmede göz titremesiyle ses kayıtlarından yalancılık testi yapıldığı iddiası da gerçeğe uygun görünmüyor.
Kaddafi'nin 2009’da BM Genel Kurulu’nda 1 saat 40 dakika gibi rekor bir süre konuşma yaptığı doğru. Ancak o konuşmada BM sözleşmesini yırtıp Genel Sekreter Ban Ki-moon'a fırlattığı kısım uydurma.
Kaddafi uzun konuşmasının sonunda BM Şartı’nı eline almış, “Bu kağıt parçası 65 yıldır bize zulüm getiriyor” diyerek yırtmadan sadece sallayıp yere atmıştı.





