Son Mühür/ Gökmen Küçüktaşdemir- İzmir’in kalbi Basmane, adını aldığı o meşhur basmacılık geleneğiyle tekrar buluştu.

Tarihi dokusuyla tanınan Fatma Mustafa Hasdemir Konağı, bugünlerde çocukların neşeli kahkahaları ve kumaşlara işlenen ahşap kalıpların sesleriyle yeniden canlanıyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi koordinesinde başlatılan bu özel atölye, unutulmaya yüz tutmuş bir zanaatı, geleceğin ellerine emanet ediyor.

"İzmir’in üretim kültürünü anlatan çok kıymetli miraslar"

Izmir Basmacılıkk

Bu projeyi yalnızca bir etkinlik değil, bir kültürel aktarım olarak nitelendiren atölyenin mimarlarından Kültürel Mirasın Yönetimi ve Tanıtımı Şube Müdürü Ayşegül Güngören,

"Bir kültür mirasını yaşatmanın en etkili yolu onu deneyimlemekten geçiyor. Çocuklar dokunarak, hissederek ve üreterek öğreniyor. Biz bu yüzden çalışmalara ilk adımda çocuklarla başladık.

Gördük ki onların bu heyecanı ailelerine de yansıyor; artık yetişkinlerden de atölye talepleri gelmeye başladı.

Bu kalıplar, İzmir’in üretim kültürünü anlatan çok kıymetli miraslar. Kültürel mirasın yaşaması için üretilmesi gerekiyor; biz geçmişteki bu bilgi birikimini bugünün üretim anlayışıyla harmanlıyoruz." dedi.

"O günlerin emeğini, çocuklara bu masalsı hikayeyle anlatıyoruz"

Atölyedeki en çarpıcı detay, Avrupa’nın bir dönem sırrını çözmek için büyük çaba harcadığı "İzmir Kırmızısı" üzerine kurulu. Geçmişte üretimi için uzmanların görevlendirildiği bu özel rengin üretim hikayesi, günümüzde atölyedeki çocuklara anlatılıyor. Güngören, sürecin arka planını,

"İzmir kırmızısı, Ege’nin kızıl kök bitkisinden elde ediliyor ancak kumaşa işlenmesi için 36 farklı işlemden geçmesi gerekiyor.

Vaktiyle Boyacı Deresi kıyısındaki atölyelerde üretilen bu renk, uluslararası bir marka değeri taşıyordu. Biz bugün o günlerin emeğini, çocuklara bu masalsı hikayeyle anlatıyoruz." diyerek özetledi.

Konak'ta Başkan Mutlu duyurdu: Büyükşehir'e ihtar çektik!
Konak'ta Başkan Mutlu duyurdu: Büyükşehir'e ihtar çektik!
İçeriği Görüntüle

"İçeri girip su istedik, çok hoşumuza gitti"

Izmir Basmacılıkk 2

Atölyenin en genç katılımcılarından 9 yaşındaki Rümeysa Kurt, etkinliğe tesadüfen katıldı. Mahallede oynadığı sırada su içmek için Fatma Mustafa Hasdemir Konağı’na giren Kurt, atölye çalışmalarını görerek katılmaya karar verdi.

Daha önce basma sanatıyla tanışmadığını belirten Kurt, "Susamıştık, içeri girip su istedik. Sonra burada etkinlik olduğunu öğrendik. Bize örnekler gösterdiler, çok hoşumuza gitti.

Burada ilk kez öğrendim. Baskı yapmayı çok sevdim. Kumaşın üzerinde çiçek desenleri yaptım. Yaptığım baskıyı eve götürüp bir yastık kılıfına dönüştürmek istiyorum. Tekrar gelmek isterim." ifadelerini kullandı.

Muhabir: Gökmen Küçüktaşdemir