Taşınmaz maliyetleri ile aylık kiraların eşine rastlanmamış bir hızla yükseldiği bu dönemde, İzmirlilerin konut satın alma motivasyonunda çok net bir toparlanma ve ivmelenme kaydediliyor. Enflasyonun gelecekte düşüşe geçeceğine dair beliren makroekonomik beklentiler talebi sıcak tutarken; konut kredilerinin el yaktığı bir finansal ekosistemde dahi gayrimenkul iştahının sönmemesi oldukça manidardır. Bu durum, bireylerin tasarruflarını değerlendirirken emlak sektörünü halen en sağlam sığınak ve sermaye koruma kalkanı olarak gördüklerini tescillemektedir.
Merkez Bankası Verileriyle 17 Katlık Değer Büyümesi
Mülk edinme arzusunun arkasında yatan yatırımcı mantığını çözümlemek için TCMB'nin değerleme raporlarına bakmak aydınlatıcı olacaktır. Resmi istatistiklere göre, 2021 yılı sonrasında şahlanan konut fiyatları, 2018'in birinci çeyreğinden 2026'nın birinci çeyreğine kadarki sekiz senede metrekare bazında tam 17 katlık bir sıçramaya imza attı. 2018 yılında ülke genelinde 100 metrekarelik bir apartman dairesi ortalama 283 bin 940 Türk Lirası ile fiyatlanırken, 2026 yılına gelindiğinde bu varlığın karşılığı 4 milyon 832 bin 290 Türk Lirasına ulaşmıştır. İzmir'deki yatırımcılar da gayrimenkulün sunduğu bu muazzam enflasyonist değer kazancından mahrum kalmamak adına ellerindeki tüm imkanları mülk edinimine seferber etmektedir.

Kira Ödemelerindeki 22 Misli Artış Tüketiciyi Zorluyor
Emlak satın alımlarını bir lüksten ziyade hayatta kalma refleksine dönüştüren ana faktör ise kira faturalarındaki ürkütücü yükselişlerdir. Gayrimenkul fiyatlarındaki enflasyona paralel olarak, aylık kiralama tutarları da 2018 yılından bu yana yaklaşık 22 kat gibi devasa bir oranda arttı. Ülke sathında yüz metrekare büyüklüğündeki bir barınma alanının kira maliyeti 1.111 TL'den 24.188 TL'ye tırmanırken, İstanbul piyasasında 1.951 TL'den 40.512 TL'ye çıkan kiralar tüm iller için bir referans haline gelmiştir. İzmir'de de benzer bir tabloyla karşılaşan kiracılar, her ay servet değerinde paraları ev sahiplerine ödemek yerine, kendilerini mali bir disipline sokarak kendi evlerinin borcunu ödemeyi tercih etmektedir.
EVDS Hanehalkı Anketi: Yüksek Faize Meydan Okuyan Talep
Merkez Bankası'nın EVDS sistemi üzerinden derlediği veriler, hanehalkının konut alma veya kendi mülkünü inşa ettirme kararlılığının 2023'ten itibaren yeniden şaha kalktığını gösteriyor. 2025 verilerinde son yılların rekorlarına yaklaşan bu eğilim, faiz oranlarıyla talebin ters orantılı çalıştığı klasik ekonomi teorilerini sarsıyor. Evet, konut kredilerindeki yüksek maliyetler ipotekli işlemlere ağır darbe vurmuş ve banka finansmanlı satışları baskılamıştır; ancak toplam satış rakamlarına bakıldığında piyasanın son derece canlı ve dayanıklı olduğu görülüyor. İzmirliler faiz engeline takılmamak adına nakit birikimlerini, altın ve döviz bozdurmalarını gayrimenkule yönlendirerek piyasadaki hacmi yukarı taşımaya devam etmektedir.




