Osman Günden / Son Mühür - AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, X hesabında paylaştığı videoda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim anlayışını sert bir dille eleştirdi. Konak Halkapınar mevkiinde yan yana yükselen iki projeyi kıyaslayan Kaya, 2016 yılından bu yana üç belediye başkanı değişmesine rağmen bir türlü bitirilemeyen Halkapınar Yeraltı Metro Depolama Tesisi ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından iki buçuk yılda tamamlanan Halkapınar Olimpik Yüzme Havuzu’nu örnek gösterdi. İzmir’in kaynaklarının verimsiz kullanıldığını ve şehrin artık kaybedecek bir saniyesinin bile olmadığını vurgulayan Kaya, paylaşımına ''Birileri zamanı tüketir, birileri de eser üretir'' notunu ekledi.
Mahmut Atilla Kaya paylaştığı videoda şunları söyledi:
''İzmir’de, Konak'ta, Halkapınar'da yan yana duran iki yapıdan bahsetmek istiyorum. Bu iki yapı, yan yana dursa da bize iki farklı vizyonu, iki farklı yönetim anlayışını gösteriyor.''
''Her yıl “çalışmalar sürüyor” denilen...''
''Bir tarafta, 2016 yılında büyük beklentilerle başlatılan Halkapınar yeraltı metro depolama projesi. Aradan geçen yaklaşık on yıl boyunca her bütçede olan, her yıl “çalışmalar sürüyor” denilen, fakat bir türlü nihayete erdirilemeyen bir iş. Üç belediye başkanı değişti, on yılı aşkın bir süre geçti ama proje hâlâ tamamlanamadı.''
''1 milyar 300 bin TL'lik maliyeti, 15 bin metrekarelik alanı...''
''Diğer vizyona bakalım: Hemen onun yanında, Gençlik ve Spor Bakanımız tarafından sadece iki buçuk yıl gibi kısa bir sürede tamamlanan Halkapınar Olimpik Yüzme Havuz var. Bugünün rakamlarıyla yaklaşık 1 milyar 300 bin TL'lik maliyeti, 15 bin metrekarelik modern kapalı alanı ve binlerce gence, sporcuya hizmet veren somut bir eser. Aynı şehir, aynı coğrafya ama ortaya çıkan sonuçlar birbirinden tamamen farklı. Birinde yıllar geçip ilerleme gözükmezken, diğerinde plan irade ve ve disiplinle kısa sürede eser ortaya çıkıyor.''
''İzmir’in kaybedecek bir saniyesi bile yok''
''Bu aslında, bakıldığında basit bir proje hikâyesi değil; iki ayrı yönetim anlayışının net bir göstergesi. İzmir’de mevcut diğer yönetim pratiği, kaynakların verimsiz kullanıldığı, süreçlerin uzadığı, sözlerin geciktiği bir döngüyü temsil ediyor. Yüzleşmemiz gereken nokta şu: Artık bu şehir ertelenen projeleri değil, zamanında tamamlanan yatırımları hak ediyor. Çünkü çeyrek asırdır İzmir’e kaybettirdiler. Artık İzmir’in kaybedecek bir saniyesi bile yok.''




