Son günlerde İzmir’in neresine gitseniz bu cümle tokat gibi yüzünüze çarpıyor. Kulaktan kulağa, masadan masaya, sosyal medyadan manşetlere bir fısıltı rüzgarı esiyor: “Hazırlıklı olun, operasyon geliyor!” Can Ataklı’nın paylaşımlarıyla iyice alevlenen bu dedikodu kazanı, şu an İzmir’in üzerine karabasan gibi çökmüş durumda.

'Çayı Koyun' Geliyoruz


Gelin, bu dedikodu balonunu mantık süzgecinden geçirelim. Herkesin dilindeki o meşhur soruyu soralım: Savcılık makamı operasyon yapacaksa, belediyelere davetiye mi çıkaracak? Sahi, siz hiç "Sayın Belediye Başkanı, şu gün, şu saatte kapınızı çalacağız; çayınızı koyun, evraklarınızı hazırlayın, biz operasyona geliyoruz" diye gönderilmiş bir davetiye duydunuz mu?
Yargı ve emniyet, doğası gereği sessiz ve derinden gider. Eğer bir suç, bir yolsuzluk, bir usulsüzlük varsa devletin pençesi ansızın iner. Günler öncesinden davul zurna çalarak, "Operasyon yapacağız" diye bağırmak ne hukuka sığar ne de devlet ciddiyetine.


Dedikodu Mekanizması Kime Hizmet Ediyor?


Peki, neden herkes bu şarkıyı söylüyor? Çünkü bu korku iklimi birilerini besliyor:
Siyasi Fırsatçılar: Belediye yönetimlerini çalışamaz hale getirmek, bürokrasiyi "imza atamaz" korkusuna hapsetmek isteyenler.


Dolandırıcılar: İşte en tehlikelisi bu! "Adınız dosyada geçiyor, savcıyla aram iyi, gel bu işi çözelim" diyen sırtlanlar sokaklara döküldü. Bu dedikoduyu fırsata çeviren şebekeler, korkuya kapılan belediye çalışanlarını ve siyasileri tuzağına çekmek için pusuda bekliyor.

Sabah Kapım Çalınacak mı?


Belediye başkanlarından temizlik işçisine kadar herkesin kafasında tek bir soru varken, İzmir’e nasıl hizmet gelecek? Bir şehir, "Sabah kapım çalınacak mı?" endişesiyle yönetilemez. Ortada bir suç varsa adalet yerini bulur; ancak dedikodularla, fısıltılarla koca bir şehri "şüpheli" ilan etmek İzmir’e ihanettir.


Buradan İzmirli bürokratlara ve çalışanlara sesleniyorum: 'Bazı belediyelere operasyon yapılacak' masallarına prim vermeyin. Devlet dedikoduyla değil, belgeyle hareket eder. Sizi korkutarak cebinize el uzatmaya çalışan dolandırıcılara karşı uyanık olun.


Eğer bir suçlu varsa, adaletin pençesi sessizce iner ve ensesine yapışır. Öyle günlerce "Geliyoruz, geldik, gelmekteyiz" diye ilan vererek adalet dağıtılmaz; sadece kaos ve rant yaratılır.