İzmir Karabağlar’da 2023 yılının son günlerinde işlenen Zehra Barbak cinayetinde gerekçeli karar tamamlandı. Eşini üç bıçak darbesiyle hayattan koparan Kayhan Barbak’a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının ardındaki hukuki detaylar, adeta ders niteliğinde. Mahkeme, sanığın duruşma salonundaki yapay iyi hal çabalarını elinin tersiyle itti. Karar net: Şekli tutumlar cezayı hafifletemez.

"Hatırlamıyorum" sığınağı hastane raporuyla çöktü
Olay gecesi arkadaşıyla alkol aldıktan sonra eve gelen Kayhan Barbak, kıskançlık bahanesiyle tartıştığı eşine saldırdı. Mutfaktan aldığı ekmek bıçağını acımasızca kullandı. Kanlar içinde sokağa fırlayan talihsiz kadının son nefesinde haykırdığı "Beni kocam bıçakladı" sözleri ise davanın en somut delili oldu.
Yargılama sürecinde klasik sanık reflekslerinin tamamı sergilendi. Barbak, mahkeme kürsüsünde psikolojik sorunları olduğunu iddia etti, kullandığı ilaçları ve alkolü öne sürerek vahşet anını hatırlamadığını savundu.
Bu iddiaları boşa çıkaran belge İzmir Şehir Hastanesi’nden geldi. Sağlık Kurulunun titiz incelemesi sonucu hazırlanan raporda, sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğu tescillendi. Akıl hastalığı yoktu. Alkolün arkasına sığınamazdı.
Soyut iddialar haksız tahrik sağlamaya yetmedi
Sanık, savunmasını hafifletmek adına maktul Zehra Barbak’ın kendisine hakaret ettiğini, "Adam değilsin, şizofren olmuşsun" dediğini ileri sürdü. Ceza hukukunda sıkça suistimal edilen haksız tahrik indiriminden yararlanmak istiyordu.
İzmir 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti dosyadaki tüm kanıtları tek tek inceledi. Vahşetin işlendiği evde ve tarafların geçmişinde bu iddiayı doğrulayacak en ufak bir nesnel ipucu bulunamadı. Öldürülen kadının sanığa yönelik hiçbir haksız fiili yoktu. Mahkeme, bu savunmaları "cezadan kaçmaya yönelik soyut iddialar" olarak nitelendirdi ve haksız tahrik maddesini uygulamayı reddetti.
Mahkemeyi etkileme çabasına indirim gelmedi
Birçok kadın cinayeti davasında tartışma konusu olan "kravat indirimi" ya da duruşmadaki sessiz, uysal bekleyiş bu kez karşılık bulmadı. Gerekçeli kararda en dikkat çeken bölüm burası oldu.
Sanığın duruşma sürecinde mahkeme heyeti üzerinde olumlu imaj bırakmaya yönelik sergilediği şekli tutumlar, takdiri indirim nedeni sayılmadı. Üstelik Kayhan Barbak'ın sabıkalı geçmişi de bu kararda büyük rol oynadı. Mahkeme tereddüt etmedi. Büyük damar yaralanmasına yol açarak eşini öldürme kastıyla hareket eden sanık, hiçbir ceza indirimi uygulanmadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezaevine gönderildi.




