İpek Elif Atayman, medya ve belediyecilik alanında uzun yıllara dayanan bir kariyere sahip iletişim uzmanı ve akademisyen. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü mezunu olan Atayman, Şişli Belediyesi KENTHAŞ Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaparken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında 19 Mart’ta gözaltına alındı ve 23 Mart’ta tutuklandı. İstanbul doğumlu olduğu tahmin edilen Atayman’ın, İBB Medya AŞ eski Genel Müdürü olarak kritik görevlerde bulunduğu biliniyor.
Tutuklanma süreci, İBB’ye yönelik “yolsuzluk”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “çıkar amaçlı suç örgütü kurma” iddialarıyla başlatılan geniş çaplı operasyonun bir parçası. Atayman, 5 Haziran’da Silivri’den Afyonkarahisar Kapalı Cezaevi’ne sevk edildi ve oğlu Efe Çakır, annesinin cezaevinde kötü koşullarda tutulduğunu kamuoyuyla paylaşarak tepkisini dile getirdi. Atayman’ın ailesi ve avukatları, sürecin hukuka aykırı olduğunu savunuyor.
İpek Elif Atayman kimdir? Hayatı ve kariyer yolculuğu
İpek Elif Atayman, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü’nden mezun oldu. Marmara Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamlayan Atayman, 2010’da aynı üniversitede “Politik Sinema: Costa Gavras” başlıklı teziyle doktora derecesi aldı. 1991-1998 yılları arasında ulusal televizyon kanallarında görsel yönetmen ve muhabir olarak çalıştı. 1998’de medya sektöründen ayrılarak Şişli Belediyesi’nde Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Danışmanı olarak 11 yıl görev yaptı.
2016-2018 yıllarında Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nde Basın Danışmanı olarak çalıştı. 2019’da Ekrem İmamoğlu’nun İBB seçim kampanyasında iletişim ekibine katıldı ve aynı yıl İBB Medya AŞ Genel Müdürü oldu. 2021’de İBB İştirakler İletişim Koordinatörlüğü’ne getirildi. Ağustos 2024’te Şişli Belediyesi’ne bağlı KENTHAŞ Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Atayman, bir çocuk annesi ve Basın Konseyi Vakfı Yönetim Kurulu ile Marmara Grubu Vakfı Akademik Konsey üyesi.
Doğum yeri ve yaşı hakkında net bilgi bulunmuyor, ancak kariyerine İstanbul’da başladığı ve burada eğitim aldığı için İstanbullu olduğu tahmin ediliyor.
Tutuklanma nedeni ve soruşturma detayları
İpek Elif Atayman, 19 Mart’ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İBB’ye yönelik “yolsuzluk”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “çıkar amaçlı suç örgütü kurma” iddialarıyla başlattığı soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Şişli’deki evinde gözaltına alınan Atayman, emniyetteki işlemlerinin ardından 23 Mart’ta adliyeye sevk edildi ve savcılık ifadesi sonrası tutuklandı. Soruşturma, “CHP’de para sayma görüntüleri”, “Kent Uzlaşısı” ve “Medya AŞ” gibi başlıklarla medyada geniş yankı buldu.
Atayman’ın İBB Medya AŞ Genel Müdürlüğü döneminde gerçekleştiği iddia edilen usulsüz ihaleler ve mali işlemler, soruşturmanın temelini oluşturuyor. Ancak ailesi ve avukatları, Atayman’a yöneltilen suçlamaların somut delillere dayanmadığını savunuyor. Atayman, cezaevinden yazdığı mektupta, “MASAK kaydım yok, HTS kaydım yok, şüpheli mal varlığım yok. 20 aylık genel müdürlük dönemime dair tüm belgeler yargıda; tek bir yasadışı işlemim yok,” diyerek suçlamaları reddetti.
Afyon’a sevk ve kötü muamele iddiaları
5 Haziran’da, Atayman ailesinden ve avukatlarından habersiz şekilde Silivri Cezaevi’nden Afyonkarahisar Kapalı Cezaevi’ne sevk edildi. Atayman, 7,5 saatlik yolculukta elleri kelepçeli, bir metrekarelik zırhlı kabinde taşındığını ve yalnızca bir parça ekmekle beslendiğini belirtti. Afyon’da 5 gün yerde yattığını, eşyalarının çöp torbasında olduğunu ve bileklerinin kelepçeden morardığını ifade etti. Oğlu Efe Çakır, annesinin koşullarına isyan ederek, “Sicili tertemiz bir insana yapılan bu insanlık dışı hareket kabul edilemez,” dedi.
Avukat Hüseyin Ersöz, Atayman’a yatak verilmemesinin “Kötü Muamele Yasağı”nı ihlal ettiğini savundu. Atayman, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a seslenerek, “Tutuklular devletimize emanettir diyordunuz; böyle mi sahip çıkılıyor?” diye sordu. Gazeteci Murat Yetkin’in duyurduğu üzere, bu çağrı sonrası Atayman’a ranza sağlandı. Aile, sevkin cezalandırma amacı taşıdığını ve hukuka aykırı olduğunu iddia ediyor.