Son Mühür/ Beste Temel- Son Mühür TV ekranlarında yayınlanan Hayatın Nabzı programının bu haftaki konukları Gazeteci Vahap Dabakan ve İEMP Başkanı ve Gazeteci Ahmet Kaplan oldu. Kamburoğlu, Dabakan ve Kaplan gündemi değerlendirdi.

İzmir'de gündem trafik kazaları

Programa İzmir'de önceki gün meydana gelen Bornova ilçesinde yaşanan kazada ölenlere rahmet, yaralılara acil şifalar dilendi ve trafik düzenlemelerindeki boşluklar konuşuldu..

Kamburoğlu İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin yürürlüğe koyduğu yeni trafik düzenlemeleri konusunda tartışma başlattı.

Trafik cezalarında yeni düzenleme

Trafik cezalarında yeni düzenleme

Konuklardan gazeteci Vahap Dabakan yeni düzenlemeler hakkında "İsterseniz 100 bin lira ceza yazın, ben 47 sene polis muhabirliği yaptım polis babasıyım. Şunu söylemek istiyorum yapacak olduktan sonra yapıyor insanlar. Bu eğitimden geçer biz ehliyet alıyoruz ama nasıl ehliyet alındığını da biliyoruz yani. Eğitim diye bir şey yok. Yozlaşmaya başladık. Bir emniyet müdürümüzün onun çocuğu babasının silahını alıyor okulda öğretmenler çocuklar ölüyor. Bu çığırından çıkmaya başladı. Bir zamanlar doktorlara hemşirelere saldırıyorlardı şimdi öğretmenlere dönmeye başladı" diye konuştu.

Milletvekili hakları tartışması

Programda milletvekillerinin sahip olduğu haklardan bahseden Dabakan, "Milletvekilleri...Milletvekilliğini yapıyorlar 2 dönem geçmiş hala koruması var. Milletin vekilini kimden koruyor? Bugün milletvekili emekli maaşına bakın 150-170 bin lira maaş alıyorlar. TBMM'de her şeyden önce bir kanun çıkacağı zaman kendilerine bir şey çıkacağı zaman herkesin 600 milletvekili varsa 600'ünün de havada. Sayın Cumhurbaşkanı'na sesleniyorum bir dönem milletvekilliği yaptıktan sonra bunlara ayrıcalık tanınması millete haksızlık oluyor. Olur mu böyle bir şey? Ben 54 yıllık gazeteciyim ben kirada oturuyorum. Şimdi hastaneye gittiğimiz zaman sıra bekliyoruz" diyerek emekli olmuş milletvekillerine tanınan ayrıcalıkların haksızlık olduğunu dile getirdi. Milletvekillerini kapsayan yasalar için ise Ahmet Kaplan, 2 dönem sınırı getirilmeli dedi.

Dabakan diğer başkanlıklar için de çağrıda bulunarak örnek verdi "Hayrettin Uçak, İhracatçılar Birliği Yaş Sebze Meyve Başkanı. Bugün kongre var. Adam 2 dönem başkanlık yaptığı için adaylığını koyamıyor" diyerek bu da şart getirilsin madem diyerek milletvekilliği için de aynı kanunların devreye girmesi gerektiğini belirtti.

"Gazetecilere de saygı kalmadı"

"Gazetecilere de saygı kalmadı"

İEMP Başkanı Gazeteci Ahmet Kaplan, programın ilerleyen dakikalarında meslekler üzerinden açılan tartışmaya gazetecilik mesleği ile devam ederek, "İtibarı en çok düşen meslekler arasında çünkü otokontrol sistemi de kalmadı" dedi. Kaplan, "Dün başka bir tezgahta olan insan bugün medyaya girmiş oluyor. Mesleğin itibarı ne yazık ki yerlerde sürünmeye başladı. Bununla ilgili Basın İlan Kurumu gibi birçok kuruma dedik ki bir takım şartlar getirelim. Gazetecilik iş biçimi değildir toplumsal görevdir kamu görevidir. Dolayısıyla dejenerasyonu azaltmak amacıyla gazeteciliği gazeteciler yapsın. Şunu rapor etmiştik eğer bir medya girişimi olacaksa bu medya girişimiyle ilgili bu birincisi en az bu sektörün içerisinde 10 yıl hizmet etme şartı getirilsin dedik. Basın kartı sahibi olsun dedik bir takım kriterler koyduk ki kıstas olsun" ifadelerine yer verdi.

Amerika-İran hattında son durum nasıl değerlendiriliyor?

Kamburoğlu konukları Dabakan ve Kaplan'a Amerika-İran savaşında ne düşünüyorsunuz ve Sumud Filosu hakkında sorular yöneltti.

"Dubai'de turizm bitti"

Vahap Dabakan, İsrail haydut, bunlar terörist, cani, katil diyerek sözlerini şöyle sürdürdü, "Öbür tarafta Kore var ona niye müdahale etmiyorsun derdin silahsa. İran nükleer silah imal ediyor diye üstüne gidiyor. İran 2 tane şark koyuyor. Dubai'nin turizmi bitti. Amerika'ya birisinin çıkıp dur demesi gerekiyor" diyerek çağrıda bulundu.

Ahmet Kaplan ise İran olayı da Sumud olayı da bölgesel projelerin parçaları dedi. Kaplan, "Bölgenin dizayn edilmesinin parçası. Önce İran'ı halledeceğiz sonra Türkiye'ye gelecek sıra dediler. Bizim için İran'dan sonra Türkiye'ye hedef. Herhangi bir güç istemiyorlar. Orada MOSSAD ve İsrail'in iç istihbaratı rejm değişikliği yapılması konusunda raporlar verilmiş kendileri de bu işte yanıldılar. Epstein dosyalarını da kullanarak Trump'a yüklendiler. Ama ne Amerika ne İsrail bugün hedefine ulaşabilmiş değiller" diyerek son durumu değerlendirdi.

"Türkiye'nin savaşa hazırlanması lazım"

Kaplan, "Amerika'ya güvenin dünyada yerlere düştüğünü görmeye başladık. Şu andaki teknolojik ve savunma gücünü orta doğruda uyguluyor. İsrail Türkiye'yi doğrudan hedef alabilir mi? Alamaz. Bir öncü güç birlikteliği oluşturdular. Son zamanlarda Yunanistan'ın taleplerinin arttığını göreceksiniz. Bütün adalarda Amerikan üsleri kuruldu" diye konuştu.

Türkiye'ye karşı büyük tuzaklar hazırlanıyor diyen Kaplan acil çağrıda bulunarak, "Ukrayna Rusya'ya karşı nasıl kullanıldıysa o olacak. Bizim bu savaşa bir an önce hazırlanmamız lazım. Daha 5 yılımız daha var. Ama bunu Yunanistan ve İsrail bildikleri için Yunanistan'ı kışkırtıyorlar" ifadelerine yer verdi.

Ekonomi afet!

Gıda fiyatlarının yüskekliği en çok insanı yoran şey diyerek konuklarının görüşlerini soran Kamburoğlu'na ilk yanıt Dabakan'dan geldi.

Gazeteci Vahap Dabakan,"Eskiden biliyorsunuz narh vardı. Yapılacak narhlar ekmeğe zam yapılacağı zaman belediyeye giderdi. Belediyeden eğer dönerse valiliğe giderlerdi. Geçenlerde dikkat ederseniz Ticaret Bakanlığı ekmeğe, boyoza yaptı. Avuç içi kadar boyoz 25 lira! Gevrek işçinin memurun susamlı tavuğu 20 lira oldu. Marul 75-80 lira. Onun için bu serbest piyasa Turgut Özal serbest piyasa deyip getirdi. Biz serbest piyasaya uyacak kültüre sahip değiliz. Biz kafamıza göre. Biber üretiyor evinde saksıda ürettiği biberi 60 liraya satıyor. Ne masrafın var?" diyerek ekonomik düzene tepkisini dile getirdi.

İzmir Yurttaş Meclisi nedir? İzmir Yurttaş Meclisi başvurusu nasıl yapılır? İzmir Yurttaş Meclisi'ne nasıl katılınır?
İzmir Yurttaş Meclisi nedir? İzmir Yurttaş Meclisi başvurusu nasıl yapılır? İzmir Yurttaş Meclisi'ne nasıl katılınır?
İçeriği Görüntüle

"Radikal karar gerekli"

Türkiye'de serbest piyasa kuralları tıkanmış vaziyette diyen Kaplan, "Üretici ağlıyor ürünü satamayıp dökmek zorunda kalıyor. Tedarik zinciri yıllardır düzeltilemedi. Devletin marketçilik yapmasını savunuyor olsam da bunu hakkını vererek yapması gerekirdi. Tarım kredi market zincirleriyle yarışır hale gelmiş. Üreticinin tarlada satamadığı ürünü marketten fahiş fiyata almak zorunda kalıyoruz. Bu sistemin düzelmesi de radikal kararlardan geçiyor" diyerek tarım kredi marketlerinin fiyat sınırlarının vatandaşın cebini aştığını vurguladı.


Muhabir: Beste Temel