Son Mühür / Atakan Başpehlivan Cumhuriyet Halk Partili Gürsel Tekin, İzmir’de gazeteciler ile bir araya gelerek başta Kılıçdaroğlu’na yönelik iftiralar olmak üzere İzmir’deki kooperatif davası ve şahsına ait olduğu iddia edilen malvarlıklarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Gürsel Tekin: Başörtüsü meselesinde özgürlükçü olduğum için benimle ilgili olmayacak hikayeler yazıldı
Mine Kırıkkanat’ın, CHP’nin eski lideri Kemal Kılıçdaroğlu hakkında kullandığı ‘kılıç artığı’ ifadesini değerlendiren ve Kırıkkanat’ı eleştiren Tekin, “Kemal bey ile ben yol arkadaşıyım. Ben kendisine itiraz da ettim. Ancak Sayın Kılıçdaroğlu en naif, en düzgün siyasetçidir. Sayın Kılıçdaroğlu için mezhepçi diyecek insanın aşağılık olması gerekiyor.
Ben 18 yaşımdan beri mücadele ederek geldim, benimle ilgili birçok hikayeler yazıldı. Başörtüsü meselesinde özgürlükçü olduğum için benimle ilgili olmayacak hikayeler yazıldı. İnsanları ayrıştırmayın dedim. Ben bu trol çeteleriyle geçmişten itibaren tanışıyorum. Bu çetelerin birde yan kuruluşları var, Mine Kırıkkanat’ta tam da bu tip bir insandır. Bunlar belki hayatlarında CHP’ye hiç oy vermemişlerdir, onun için ben bunu şiddetle kınıyorum. Milyonlarca insanın duygularını incitmiş bir insanın yazarlığı olmamalıdır.” şeklinde konuştu.
“Benim hiçbir malvarlığım olmadı”
Ayrıca, sosyal medyada başta ailesi ve kendisi hakkında ortaya atılan malvarlığı iddialarına yanıt veren Gürsel Tekin, “Benim hiçbir varlığım olmadı, dün de olmadı. Böyle bir varlık arayışı içerisinde değilim ben günü birlik geçinen bir insanım ancak neler yazıldı. 300 evi var dediler bunların hiç birisi doğru değil. CHP’liler FETÖ’nün paylaşımlarını referans olarak kabul ediyorsa vah bizim partimize.” dedi.
“Tunç Soyer benim yol arkadaşımdır”
Öte yandan, mevcut CHP Genel Merkezi’nin itirafçılara yönelik sessiz kaldığını savunan Tekin, Aziz İhsan Aktaş olayında dava açılmadığını kaydederek, “İzmir’deki kooperatif davasının içeriğini bilmiyorum. Kooperatifçilik dediğiniz fakir fukaranın borç alarak verdiği paradır. Eskiden CHP’nin gelenek kuralları vardı. Sonuç itibariyle arkadaşlarımız aklanıp partilerine gelirler. Ben Tunç Soyer’in yol arkadaşıyım. Ömrüm CHP’de geçti biz burada büyük bir aileyiz.
Bugün ismi zikredilen çok tartışma konusu olanların hiç biri CHP’li değildir. İtirafçıların yüzünden bugün yüzlerce arkadaşlarımız tutukludur. Ben partinin yöneticisi olsaydım ilk işim bu itirafçı ve iftiracıların CHP ile ilişkisini sorgulardım. Aziz İhsan Aktaş arkadaşlarımız ile ilgili rüşvet verdim diyorsa, CHP’nin kıyametleri koparması lazımdır, kimse dava bile açmadı. Biz dava açtık. Kendisine sözde özgürlükçü medya ise bizi hedef aldı. CHP’nin tüzüğü anayasasıdır. Son Uşak vakası var bir aydır atama olmadı, Aziz İhsan Aktaş olayında dava açamadılar.” ifadelerini kullandı.
“Özgür Özel ile aramıza kara kedi girdi”
Son olarak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile çok yakın dostluklarının olduğunu ancak aralarına kara kedi girdiğini aktaran CHP’li Gürsel Tekin, “Sayın Özgür Özel ile benim çok yakın dostluğum var uzun yıllar birlikte çalıştık. Hakkımda sosyal medyada söylenen şeylerin tamamı yalandır. Siyasetçi şeffaf olmalıdır. Ben 19 yıl en kudretli yerlerde görev yaptım.
Kimsenin uçağına binmedim çünkü CHP’li bu demektir. CHP, Türkiye’deki bütün siyasi partilerin kutup yıldızıdır. Bizde bu kudret olduğu sürece hangi çeteler gelirse gelsin vız gelir tırıs gider. Özgür Özel bizim genel başkanımızdır ancak ne olduysa aramıza kara kedi girdi. Bir sosyal medya çetesi var ve bu çete bugüne kadar çok başarılı olmuştur.
Bundan sonraki süreçte bir an önce Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir araya gelerek CHP’yi mahkeme koridorlarından çıkarması gerekiyor. 103 yıllık siyasi partinin hesap verebilir noktaya gelmesi içimi acıtıyor. Bize billboard vermeyen şirket belediyelerimize girdi ve binlerce arkadaşımızı cezaevine düşürdü.” diyerek, sözlerini noktaladı.





