Dün gece şimşekler çaktı. Gök gürledi. Bardaktan boşalırcasına yağmur yağdı.

Pencereden bakıp, "Yağ yağ yağmur, teknede hamur, bahçemde çamur ver Allahım ver bol bol yağmur... " tekerlemesi aklıma geliyor.

Meteoroloji raporuna göre bugün aralıksız yağış var. Yarın sağnak, Perşembe günü yine bol bol rahmet yağacak...

ROMANTİK İZMİR...

İzmir yağmurla bir başka güzel... Yağmur romantizmin en önemli ögesidir. Yağmurda şemsiyenin altında sevgilinize sarılarak yürümenin keyfi bir başkadır. Ancak arabalardan sıçrayan sular ve sokaklarda biriken göletlerden geçmek romantizmden çıkarıp, realite show'a dönüştürür hayatı... O yeni aldığınız bembeyaz kaban bir an da çamura bulanır. Size çamur atan arabayı kullanan, kendini insan yerine koyan, kişiye ağız dolusu küfür etmek istersiniz ama yutkunursunuz... Kadına küfür yakışmaz...

SURVİVOR PARKURU...

Yollarda biriken sular ile oluşan göletlerden yürümenin zorluklarını burada yazmak istemiyorum. Bu gözler ayaklarına poşet geçirip yürümeye çalışanları da gördü. Su geçirmez diye aldığın bot ya da çizme İzmir sokakları için üretilmemiş. Üretim aşamasında derede test edilmeli... İzmir maalesef şu an o halde...

AMAN DİKKAT...

Yağan yağmur, geçen hafta yaşadığımız ufak kazaları, önceki yıl elektriğe kapılan çifti hatırlatıyor. Her seferinde bu son olsun diyoruz ama...

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr Cemil Tugay, İzmir'in yıllardır süren bu hastalığına derman olacaktır. Altyapı problemlerine takılırken yağan yağmurun nispeten barajları doldurmasına seviniyoruz. Tahtalı yüzde 18 seviyesine gelmiş. O minare suyun altını görürse yaşadık! Daha çok yapmur yağmasını istiyoruz tabii ki ama kazalar olmasın. Kemeraltı'nda yıkılan Ulu Çınar ders olsun. Tedbir alınsın.

BİNALAR SU ALIYOR...

Gece yağan yağmur yine şiddetliydi. İzmir'in geleceğinin konuşulduğu meclis salonunda meclis üyelerinin tepelerine de sular damladı. Bu bile şehrin birçok konuda eksik ve hazırlıksız olduğunun göstergesi...

Aynı saatlerde şehrin başka köşesinde, yeni yapılan metronun tavanından su damlaması da çok mantıklı değil.

ISLANDIK MI?

Sabah işe gitmek için araba ile yola çıkmak çok akıllıca değil. İşiniz metroya yakınsa şanslısınız. Trafik felç durumda, otobüs, taksi de doğru bir tercih olmaz. Yollar gölet pozisyonunda, yağmur yağmaya devam... Benim için farketmez ne de olsa suyu severim. Adım Nilüfer...

Metro ile gideceğiniz yere daha kolay ulaşırsınız ama istasyon ile iş yeriniz arasında mesafede önemli... Neyse içinde yağmur geçen şarkıları düşünerek, hatta sessizce söyleyerek, yolları, gölleri aşarak işe ulaştınız.

BİZİ ÇALIŞMAK KURTARIR!

Şimdi çalışma zamanı... Açın bilgisayarı alın elinize çayınızı ya da kahvenizi başlayın yazınızı yazmaya...
"Çay mı, kahve mi?" oda önümüzdeki haftanın konusu olsun. Dikkat edin hasta olmayın.

Haftaya görüşelim!