CHP'nin kaderinin belirleneceği bir sürece doğru yavaş yavaş sürükleniyoruz...
Kemal Kılıçdaroğlu'na gönül vermiş olanlar mutlak butlana kapı aralayacak istinaf mahkemesi kararını 9 Mart'tan önce çıkmasını bekliyor.
Olabilir mi?
Olabilir. Hiç de uzak bir ihtimal değil.
Aslında, bu türden bir kararın önündeki en büyük en engel zannedildiği gibi siyasi değil, ekonomiydi...
Mehmet Şimşek'in ekonominin başına getirilmesinin ardından TL'deki değer kaybını önlemek için kurun baskılanması ve faizin yüksek kalması, doları TL karşısında olması gereken seviyenin altında tuttu.
Bizim TÜFE ve ABD TÜFE'sine göre şu an 43 lira olan doların 61 lira seviyesinde olması gerekiyordu.
Yani, kaba bir hesapla doların 18 lira daha yükselmesi gerekiyor.
Bu türden bir kırılma yaşanması ve doların 18 liralık açığı koşar adım tamamlaması için gereken şok, CHP'yle ilgili mutlak butlan kararı olabilir mi?
Cevap yine aynı. Neden olmasın...
Mehmet Şimşek'in koltuğuyla ilgili tartışmaların bittiği süreçte Yeni Şafak'ın ekonomiyle ilgili altı maddelik Kurtuluş Reçetesi göründüğü gibi basit ve tesadüfi bir hamle olmayabilir.
Kurtuluş reçetesindeki altı maddeden biri,
''Kur sarmalı kırılsın, enflasyon ve faiz yüzde 10'a insin'' çağrısını içeriyor.
İktidarın bunu yapabilmesi için bir kaldıraca ihtiyaç duyması ve o kaldıracın da Kemal Kılıçdaroğlu'na yeniden liderlik koltuğu anlamına gelen mutlak butlan olması ihtimali eskisi kadar uzak bir ihtimal değil.
''Mutlak butlan'' deyip geçmek olmaz.
CHP'nin önce zihinsel ardından fiziki olarak ikiye bölünmesinin kimin işine yarayacağı sorusunun cevabı açık bir şekilde ortada durmuyor mu?
CHP geçen Ramazan'ı Ekrem İmamoğlu kaosuyla geçirmişti, bu Ramazan'ı da mutlak butlan kaosuyla geçirirse şaşırmamak lazım...