Son Mühür- Geçmiş yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından Buca Belediye Başkan Adayı olarak ilan edilmiş ancak dönemin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Parti Meclisi (PM) kararıyla, aday Suat Nezir'in son anda adaylığı geri çekilmişti. Nezir’in yerine aday gösterilen Erhan Kılıç seçimi kazanarak belediye başkanı olmuş, son yerel seçimlerde ise bayrağı Görkem Duman devralmıştı.
Buca Belediyesi merkezli yürütülen soruşturmada, aralarında mevcut Belediye Başkanı Görkem Duman, bir önceki dönemin belediye başkanı Erhan Kılıç ve CHP Buca Eski İlçe Başkanı Çağdaş Kaya’nın da bulunduğu 42 kişinin tutuklanması, İzmir ve Türkiye siyasetinin gündemine bomba gibi düştü. İlçede siyasi dengelerin tamamen değiştiği bu hararetli atmosferde, Buca siyasetinin önemli aktörlerinden Suat Nezir’den açıklama geldi.
"Herkes için adil, şeffaf ve hakkaniyetli bir yargılama süreci işletilsin"
Nezir'in açıklaması şu şekilde;
"Gelinen aşamada Buca Belediyesi ile ilgili yaşanan gelişmeler, uzun yıllardır dile getirdiğim bazı hususların yeniden ve hassasiyetle değerlendirilmesini zorunlu kılmış; kamuoyuyla görüşlerimi paylaşma sorumluluğunu doğurmuştur. Buca Belediyesi ile ilgili yaşanan gelişmeleri, Buca'da yaşayan her vatandaşımız gibi ben de büyük bir üzüntüyle takip ediyorum. Hukuki süreçlerin bağımsız yargı tarafından yürütülmesi gerektiğine inanıyor; herkes için adil, şeffaf ve hakkaniyetli bir yargılama sürecinin işletilmesini temenni ediyorum. Mücadelesi hiçbir zaman makam ve mevki mücadelesi olmayan; Buca'nın daha iyi yönetilmesi, kaynaklarının doğru kullanılması ve hemşerilerimizin hak ettiği hizmetlere kavuşması amacıyla siyaset yapan Suat NEZİR olarak; evladınız, kardeşiniz, arkadaşınız ve yol arkadaşınız sıfatıyla, umutsuzluğa ve karamsarlığa kapılmamamız gerektiğini ifade ediyor, düşüncelerimi sizlerle samimiyetle paylaşıyorum.
İnandığım belediyecilik anlayışına göre belediyecilik; yalnızca yol yapmak, bina inşa etmek ya da bütçe yönetmek değildir. Belediyecilik; temiz, dürüst ve ahlaki değerlere bağlı bir yönetim anlayışını hayata geçirmek, kamu kaynaklarını emanet bilinciyle korumak, sosyal adaleti gözetmek ve harcanan her kuruşun hesabını millete verebilmektir. Buca'nın ihtiyaç duyduğu yönetim anlayışı; vizyon sahibi, şeffaf, hesap verebilir, katılımcı ve halkın denetimine açık bir anlayıştır. Görev üstlenen herkesin önceliği kişisel çıkarlar değil, kamu yararı olmalıdır. Yolsuzlukla mücadeleyi temel ilke kabul eden, liyakati esas alan ve vatandaşın güvenini her şeyin üzerinde tutan bir yönetim anlayışının Buca'nın geleceğini güçlendireceğine yürekten inanıyorum.
"Alın teriyle geçinen insanların hakkıyla uğraşmanın bedeli..."
Özellikle ifade etmek isterim ki; kamu adına kullanılan her kuruşta vatandaşlarımızın vergisi, emeği ve alın teri vardır. Bu emanete sahip çıkmak yalnızca hukuki bir yükümlülük değil, aynı zamanda vicdani ve ahlaki bir sorumluluktur. İşçinin, memurun ve emekçinin alın teri üzerinden hesap yapanların; onların ekmeğiyle, geleceğiyle ve umutlarıyla oynayanların taşıdığı vebali de hiç kimse unutmamalıdır. Yine unutulmamalıdır ki; milletin vergilerini kişisel zenginleşmenin ve çıkar ilişkilerinin aracı olarak gören, kamu kaynaklarını emanet değil fırsat olarak değerlendiren, halkın emanetine gölge düşüren her anlayışın taşıdığı vicdani ve toplumsal sorumluluk son derece ağırdır. Alın teriyle geçinen insanların hakkıyla uğraşmanın bedeli yalnızca hukuk önünde değil, milletimizin vicdanında da er ya da geç karşılığını bulacaktır.
"Ben Buca'mızı ve Bucalı hemşerilerimizi çok seviyorum"
Yıllardır dile getirdiğim gibi Buca'nın; liyakatli, şeffaf, hesap verebilir ve halkla iç içe bir yönetim anlayışına ihtiyacı vardır. Yaşanan gelişmelerden bağımsız olarak bu düşüncelerimin ve ilkelerimin arkasında durmaya devam edeceğim. Bir kez daha ifade etmek isterim ki; ben Buca'mızı ve Bucalı hemşerilerimizi çok seviyorum. İnanıyorum ki Buca'mız, hak ettiği dürüst, liyakatli ve halk odaklı yönetim anlayışıyla mutlaka buluşacak; sunulan nitelikli hizmetlerle yalnızca İzmir'in değil, Türkiye'nin örnek ilçelerinden biri hâline gelecektir. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın.
Hiç kimse geleceğe dair inancını kaybetmesin. Çünkü Buca'nın potansiyeline, Bucalı hemşerilerimizin sağduyusuna ve ortak geleceğimize yürekten inanıyorum. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün gösterdiği çağdaş uygarlık yolunda; Cumhuriyetimizin temel değerlerine, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve halk egemenliğine olan bağlılığımı dün olduğu gibi bugün de, yarın da aynı kararlılıkla sürdüreceğim. Bugüne kadar bana güvenen, destek veren ve her koşulda yanımda olan tüm Bucalı hemşerilerime gönülden teşekkür ediyor; kamuoyunun takdirine saygıyla sunuyorum.




