Buca’da engelsiz hizmete üç yıldızlı tescil: Göksu +1 Kafe’nin kırmızı bayrağı göndere çekildi
Buca’da engelsiz hizmete üç yıldızlı tescil: Göksu +1 Kafe’nin kırmızı bayrağı göndere çekildi
İçeriği Görüntüle

Son Mühür- İzmir'in Buca Belediyesi'nde görev yapan memurların TİS krizi kaynaklı eylemleri devam ediyor.

"TİS'te tek taraflı ve keyfi bir şekilde düşüme gidilmiştir"

Belediye önünde açıklama yapan Tüm Yerel Sen İzmir 2 Nolu Şube başkanı Murat Bekar, "Buca Belediyesi’nde memur emekçilerinin aylardır yaşadığı mağduriyet artık kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Verilen ödeme planına rağmen 7 aydır ödenmeyen sosyal denge tazminatları konusunda idare, kendi taahhütlerine dahi uymamış; emekçilerin alın teri ve emeği yok sayılmıştır. Yaşanan bu hukuksuzluk karşısında memur emekçileri, Anayasal ve demokratik haklarını kullanarak meşru bir şekilde seslerini yükseltmiş, haklarını aramıştır. Ancak emekçilerin hak arama mücadelesine kulak vermek yerine, idare tarafından imza altına alınmış toplu iş sözleşmesinde tek taraflı ve keyfi bir şekilde düşüme gidilmiştir" diye konuştu.

"Verdiği sözleri yerine getirmeyen anlayış"

Mücadelenin her geçen gün büyüyerek devam edeceğini söyleyen Bekar, "Bizler örgütlü sendikalar olarak açıkça ifade ediyoruz ki; kazanılmış haklara yönelik bu saldırıyı, hukuksuz uygulamaları ve emekçilerin iradesini yok sayan anlayışı kesinlikle kabul etmiyoruz. Toplu sözleşmeler keyfi şekilde ortadan kaldırılamaz. Emekçilerin yıllardır mücadele ederek elde ettiği haklar masa başında yok sayılamaz. Bu süreçte yaşanan mağduriyetin sorumlusu emekçiler değil, verdiği sözleri yerine getirmeyen anlayıştır. Bugün Buca’da yaşanan bu hukuksuzluk yalnızca bir belediyenin sorunu değildir. Bu durum, emeğe, sendikal haklara ve örgütlü mücadeleye yönelik açık bir müdahaledir. Bizler dün olduğu gibi bugün de birlik ve dayanışma içerisinde mücadelemizi sürdüreceğiz. Haklarımız alıncaya, mağduriyetler giderilinceye ve kazanılmış haklarımız eksiksiz şekilde teslim edilinceye kadar geri adım atmayacağız. Mücadelemiz her geçen gün büyüyerek devam edecektir" dedi.

Hükenek: Süreç mücadeleyle devam edecektir.

Kazanılmış hakları tartışmaya açmayacaklarını söyleyen Tüm Bel-Sen 2 No’lu Şube İdari Sekreteri Nurcan Hükenek, "Bugün gelinen noktada artık tartışılması gereken bir konu değil, açıkça teslim edilmesi gereken bir hak vardır. Yaşanan süreç; ne teknik bir yorum farkıdır ne de idari bir uygulama meselesidir. Karşımızda, açık hükümlerle güvence altına alınmış haklarımızın bilinçli biçimde uygulanmaması vardır. Bu nedenle kamuoyuna bir kez daha hatırlatıyoruz: Bizler toplu sözleşme hakkını yeni kazanan değil, yıllardır kullanan emekçileriz. Bu hak; masa başında verilmiş bir ayrıcalık değil, uzun yıllara yayılan mücadelenin sonucudur. Yerel yönetimlerde toplu sözleşme hakkının hukuki güvenceye kavuşması; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2008 yılında verdiği kararla da açıkça tescillenmiştir. Bu karar sonrasında Türkiye mevzuatını değiştirmek zorunda kalmış, konu tartışma olmaktan çıkmıştır. 6289 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler son derece açıktır: 2012 yılı öncesinde yapılan toplu sözleşmeler hukuki koruma altına alınmıştır. Bu sözleşmeler kapsamında yapılan ödemeler nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari ya da mali takibat yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca; SGK borcu, vergi borcu ya da benzeri gerekçeler bu sözleşmelerin uygulanmasının önünde engel değildir. Bu haklar uzatılarak 2027 yılına kadar geçerli kılınmıştır. Tüm bu açık hukuki çerçeveye rağmen sahada yaşananlar ortadadır: 7 aydır ödenmeyen toplu iş sözleşmesi alacaklarımız bulunmaktadır. Verilen sözler tutulmamış, haklarımız geciktirilmiştir. Bu, sabrımızın değil, kararlılığımızın göstergesidir. Ortada hukuki bir zorunluluk değil, açık bir tercih vardır. Ve bu tercih, emekçinin aleyhine kullanılmaktadır. Bizler bunu kabul etmiyoruz. Çünkü mesele açıktır: Bu bir yorum meselesi değil, bir gecikme meselesi değil, doğrudan bir hak gaspıdır.Toplu sözleşme hakkı; uluslararası hukuk, ILO sözleşmeleri ve Anayasa güvencesi altındadır. Bu nedenle; Kazanılmış haklarımızı tartışmaya açtırmayacağız. İmzalanmış sözleşmeleri yok saydırmayacağız. Geriye gidişi kabul etmeyeceğiz. Buradan bir kez daha açık çağrımızdır: Haklarımız derhal ödenmeli, sözleşme hükümleri eksiksiz uygulanmalıdır. Aksi halde bu süreç yalnızca sözle değil, mücadeleyle devam edecektir. Haklarımızı alana kadar durmayacağız" ifadelerini kullandı.

Muhabir: Emine Kulak