Bu yazının kapak fotoğrafı...
Günümüzde...
“Ey vicdan neredesin?”
Dedirten bir gerçeği anlatmaya çalışıyor...
Oysa...
“Vicdan”...
Sadece basit bir duygu değil...
İnsanın ahlaki değerlerini kullanarak...
Doğruyu yanlıştan ayırt etmesini sağlayan...
Kendi davranışlarını yargılayan içsel bir mekanizma...
Ya da...
Kulağınızda luva kuran bir tür "iç ses"...
Duygu yönüyle “suçluluk” veya “huzur” hissettirse de...
Temelde bilişsel bir değerlendirme ve...
Muhakeme gücüdür “iç ses”...
*
Bugüne gelelim...
Muğla’nın Milas ilçesinin sınırları içinde yer alan...
“Akbelen Ormanı”...
Doğa mirası olarak kabul edilen ve...
Koruma altında olan Cennet ormanlarımızdan biridir...
Muazzam (740 hektar) bir alana sahiptir...
Şöyle bir gözünüzün önüne getirin...
Neredeyse 1000’den fazla futbol sahasına eşit bir “Cennet”...
...Ve, doğal olarak...
Maden işletmelerinin iştihanı kabartmaya başlamıştı...
İzinler...
Üç yıl önce yıldırım hızıyla çıktı...
Ve...
Belki inanmayacaksınız ancak...
O gün, bugündür...
Toprağına, ağacına gözü gibi bakan köylüler...
“Akbelen Ormanı”nın...
“Limak Holding” ve “IC Holding” ortak iştiraki “YK Enerji”nin...
Maden sahasını genişletmek için...
Ha babam gerçekleştirdiği ağaç kesimine karşı...
O gün, bugündür mücadelesini sürdürüyor...
*
Bir köyün sakinleri...
Doğaldır ki...
Tanrı vergisi toprağın hediyesini yetiştirmeye devam edecek...
Ne yani?
Kömür mü yesinler?
*
Aylarca devam eden...
Akbelen’i vahşice yok etme(!) gayreti...
Daha ne kadar sürecek?
İnsanoğlunu besleyen Cennet’in...
İlle de...
“Cehennem”e dönmesi mi gerekiyor?
*
Bu yazının kahramanı...
Birinci derecede...
“Aktivist Esra Işık”tır...
İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık'ın kızıdır...
Doğduğu, büyüdüğü topraklar zehirlenmesin diye...
Var gücüyle çalışıyordu...
Akbelen Ormanı civarındaki tarım arazilerinin...
Madene açılmasın diye...
Yemiyor, içmiyor her türlü olumsuzluğa itiraz ediyordu...
Sonunda...
Aynen filmlerdeki gibi bi’şi oldu...
Esra Işık...
Doğup, büyüdüğü köyün arazileri için...
Aslanlar gibi...
Acele kamulaştırma kararı verilmesine karşı çıktı...
Vay!
“Sen misin bunu yapan?”
Nitekim...
31 Mart Salı akşamı...
Keşif sırasında çıkan gerginlik sonrası...
İkizköy Çevre Komitesi sözcüsü 20 yaşındaki Esra Işık...
Adeta...
“1 Nisan şakası” gibi...
Gece saatlerinde gözaltına alındı ve...
Aynı gün tutuklanarak cezaevine gönderildi...
*
Hiç aklınıza gelir miydi?
Sırf kesilmesin diye...
Zeytin ağacığına sarılan bir doğaseverin...
Demir parmaklıların arkasına yollanacağını?
*
Cezaevine konan 20 yaşındaki Esra Işık’ın ardından...
Günahları sadece...
İnsanoğlunu besleyen, gölge eden ağaçların köklenmesine karşı çıkmaktı...
Herkesi ağlattı...
Hatta...
Son 20 yıldır...
Esra Işık’la birlikte büyüyen...
Çam’lar... Meşe’ler... Kızılağaçlar... Kestaneler... Çınarlar...
Gencecik Esra için yaprak döküp ağlamışlardır(!) eminim...
*
Çevre örgütleri ve siyasetçiler...
Akbelen Ormanı civarındaki tarım arazilerinin...
Madene açılmasına itiraz eden...
Esra Işık'ın tutuklanmasına tepki göstermeleri...
Kuşkusuz yerinde bir eylem...
Ne var ki?
“Kıymayın bizi besleyen bu topraklara deyip...”

Anneciği ile birlikte...
Ağaçlara sarıldığı için...
Ciğeri yanan 20 yaşındaki Esra...
Neden demir parmaklıklar arkasında?
İşte cevabı:
Keşif sırasında köylüler adına açıklama yapan Esra Işık...
Zeytin ağaçları ve evlerin sayılmasına tepki göstermiş ve...
En katı kalpleri bile delip tarihe geçen bir savunma yapmıştı.... Aynen şöyle:
“Biz bu kamulaşmayı istemiyoruz; burası bizimdir... Biz sayıdan ibaret değiliz... Bizim burada hayatlarımız var... Sizin (100, 200, 500 tane) diye yazdığınız zeytin ağaçlarına biz ömür verdik; ömür!..”
*
Ya sonra?
Ana kalbi işte...
Esra Işık'ın anacığı Nejla Işık...
Kızı gözaltına alındıktan sonra adliye önünden...
Ankara’ya sesini duyurmaya çalıştı:
“Toprağımız için adalet istiyorduk şimdi evladımız için adalet isteyeceğiz... Utanılacak bir şey yapmadık... Bütün köylüyü almanız gerekecek...”
*
2025’te çıkarılan “maden yasası” ile...
Esra'nın köyü dahil...
Onlarca köy koordinatları verilerek hedef gösterilmişti...
...Ve, bir anda...
İkizköy ve çevre köylerde büyük bir zeytin talanı(!) yaşandı...
“10 Ocak 2026”da acele kamulaştırma kararı verildi...
İkizköy dahil yedi köy, 679 parsel bir gecede uçup, gidivermişti!”
*
Bitiriyoruz...
Dudaktan kulağa diyorlar ki, o Cennet bölgede:
“Esra, karşılaştıkları haksız tavıra isyan etti... 20 yaşındaki yavrumuzu şikayet ettiler... Esra'yı, çıkarları için alıkoydular... Maden ve enerji şirketlerini koruyan yasaya karşı köyünü, toprağını, emeğini ve geleceğini savunduğu için özgürlüğünü elinden aldılar...”
Bakalım...
Yarınlarda neler yaşanacak?
Nokta...
Hamiş: “Acele kamulaştırma işleminin hukuka uygunluğu, idari yargı mercileri tarafından henüz denetlenmemişken taşınmazlara yönelik fiili müdahalenin başlatılması açık bir hak ihlali riski doğurmaktadır... / “(İHD) İnsan Hakları Derneği...”
Sonsöz: “Bugün Akbelen’de olan, yarın başka bir yerde olacak... Çünkü mesele boyun eğmeyen herkesi susturma meselesi... Asla teslim olmayacağız!” / Özgür Özel / CHP Genel Başkanı...