Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu hakkında başlatılan 'siyasal casusluk' iddialarına dair yürütülen soruşturmaya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Bakan Tunç, yargı süreçlerinin bağımsızlığını vurgulayarak, konuya ilişkin hukuki çerçeveyi işaret etti.
ICPA konferansının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı
Adalet Bakanlığı Türkiye Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Islah ve Ceza İnfaz Kurumları Birliği'nin (ICPA) 27'nci Yıllık Konferansı'nın açılış programına katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, programın sona ermesinin ardından gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı. Bakan Tunç’a yöneltilen sorular arasında, kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve İBB eski Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında devam eden 'casusluk' soruşturması da yer aldı.

"Suç unsuru tespit edilirse Cumhuriyet Savcıları gereğini yapar"
Bakan Tunç, İmamoğlu hakkında yöneltilen 'siyasal casusluk' iddialarına yönelik soruşturmayla ilgili açıklamasında, konunun hukuki dayanağına dikkat çekti. "Kişisel verilerin korunmasına dair yasal yaptırımlar hem Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) hem de Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nda (KVKK) açıkça belirlenmiştir," diyen Bakan Tunç, soruşturma kapsamında bu kanunlarda tanımlanan sorumluluklara dair tespitlerin yapılacağını belirtti.
Sözlerine devam eden Bakan, "Yapılan tespitlerde herhangi bir suç unsuru söz konusuysa, Cumhuriyet Savcıları derhal kanunun gerektirdiği işlemleri yerine getirir ve nihayetinde karar verme yetkisine sahip olan yargı makamları hükmünü verir," ifadelerini kullandı. Bakan Tunç, bu tür hassas ve hukuki boyutları olan konulara ilişkin olarak, yargı süreçlerinin tüm aşamalarının toplum tarafından dikkatle izlenmesi gerektiğinin altını çizdi.





