Son Mühür- İzmir’de kamu binalarının mülkiyeti üzerinden başlayan tartışmalar, AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya’nın açıklamalarıyla yeni bir boyut kazandı. Vakıflar Genel Müdürlüğü ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında yargıya taşınan Egemenlik Binası, eski gasilhane ve tarihi Meslek Fabrikası binasına dair süreci değerlendiren Kaya, belediyeyi bu yapıları İzmir’in dışındaki özel kuruluşlara devretmeye çalışmakla suçladı. Kaya, mülkiyet değişiminin binaları şehirden koparmadığını, aksine daha verimli ve kamusal bir amaca hizmet edeceğini savundu.

"İstanbullu Vakfa devir çabasını biz durdurduk"

Tartışmaların merkezinde yer alan tarihi Meslek Fabrikası binasıyla ilgili çarpıcı iddialarda bulunan Mahmut Atilla Kaya, eski başkan Tunç Soyer döneminde bu yapının İstanbul merkezli özel bir vakfa devredilmek istendiğini ileri sürdü. Mevcut belediye yönetimine de eleştirilerde bulunan Kaya, Başkan Cemil Tugay’ın da aynı vakıfla temaslarını sürdürdüğünü iddia ederek sürece AK Parti’nin itirazlarıyla engel olunduğunu belirtti. Kaya, söz konusu mülklerin belediyenin elinden alınarak İzmir dışına çıkarıldığı yönündeki algının gerçeği yansıtmadığını, bu yapıların yine İzmir halkının kullanımında kalacağını vurguladı.

Hukuk Fakültesi müjdesi!

Binaların kullanım amacına yönelik planları açıklayan Kaya, özellikle eski Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) binası olarak da bilinen yapının eğitim yuvasına dönüşeceğini belirtti. Belediyenin bu alanı İstanbul merkezli özel bir üniversiteye verme niyetinde olduğunu, ancak kendilerinin bu duruma karşı çıkarak yapının Bakırçay Üniversitesi Hukuk Fakültesi olması için girişimde bulunduklarını söyledi. Binanın geçmişte mahkeme olarak kullanılmasının hukuk fakültesi kimliğiyle sembolik bir uyum yakalayacağını ifade eden Kaya, "Özel bir vakfa verileceğine, bir devlet üniversitesine hizmet etmesi İzmir için çok daha değerlidir" dedi.

Tepecik’teki eski gasilhane artık aşevi olarak hizmet verecek

Kaya, mülkiyeti tartışılan bir diğer nokta olan Tepecik’teki eski gasilhane binasının Kızılay ile yapılan anlaşma doğrultusunda bir aşevine dönüştürüldüğünü bildirdi. Atıl durumda bekleyen binanın kamu yararına açılmasının önemine değinen Kaya, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde bu merkezin ihtiyaç sahiplerine yemek dağıtımı yapacağını duyurdu. Yerel yönetimin bu tür sosyal projeleri hayata geçirmemesine rağmen, Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve Kızılay eliyle yürütülen bu hizmetlerin engellenmeye çalışılmasına anlam veremediğini belirterek, yapılan işin doğruluğunu savundu.

"Çökme" ifadesine sert tepki: "Kamu yöneticisine yakışmayan üslup"

Belediye kanadından gelen mülklerin devrine yönelik sert eleştirilere ve "çökme" nitelendirmesine de yanıt veren Mahmut Atilla Kaya, bu tarz ifadelerin bir kamu yöneticisine yakışmadığını dile getirdi. Kamu kurumlarının birbirine rakip değil, halka hizmet noktasında ortak olduğunu hatırlatan Kaya, binaların Vakıflar Bölge Müdürlüğü mülkiyetinde olmasının onların şahsi malı haline gelmesi anlamına gelmediğini belirtti. Binaların yine İzmirli’nin ve kamunun olduğunu vurgulayan Kaya, asıl amacın bu yapıları şahsi veya özel menfaatlerden koruyup en verimli şekilde topluma kazandırmak olduğunu söyleyerek açıklamasını noktaladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ