“Hayat, bir mucizedir!”
Hele, hele...
“Al kalbim senin olsun!” diyecek kadar...
O kalbe anahtarsız giriyorsanız...
Bilin ki...
Yunus Emre...
Boşuna söylememiş yüreklere su serpen şu özlü sözü:
"Yaratılanı severim, Yaradan'dan ötürü..."
*
70’li yılların ilk yarısı...
Erzincan’ın Refahi’ye ilçesine bağlı “Üçören Köyü”…
Türkiye’nin en güzel köşelerinden biri...
Neredeyse...
Gök mavi ile yemyeşil toprağın sarmaş dolaş olduğu tek yer...
Bayram Ailesi ise topyekûn buğday tarlasında...
Henüz bir yaşındaki dünya tatlısı yavruları Serkan'ı ise…
Uyusun diye ağaç gölgesinde…
Beşiğine yatırıyorlar...
Tam öğle vakti…
Rüzgar alıp götürdüğü için...
Hafiften yanık kokusunu ne genç çift hissediyor ne komşuları...
Ne zaman ki...
Tarlada başakların arasından alevler boy vermeye başlıyor...
...Ve, n’oluyor demeye kalmadan...
Cehennem alevleri bi'anda her yeri sarıyor…
Talihsiz Serkan’ın beşiği, alevlerin yükseldiği noktaya o kadar yakın ki…
“Ateşte kavrulan buğday taneleri gibi…”
Eli, yüzü, kolları tutuşan talihsiz yavruyu...
Eşeğin sırtında hastaneye yetiştiriyorlar; o bebek 40 gün yoğun bakımda tedavi görüyor…
41'inci gün…
Mucize gerçekleşiyor ve yaşama tutunuyor minik Serkan...
Ne var ki; yüzü ve elleri o korkunç yangının izlerini taşıyacak ve…
Ömür boyu engelli kalacaktı…
Serkan’ın sadece elleri değil, minicik kalbi de tutuşmuştu...
O’nun çektiği acıları kimler bilebilirdi ki?
*
Bazılarımıza göre…
“1 Nisan”da dünyaya gözünü açanlar “şakacı” olurmuş…
Gelgelelim…
1 Nisan 1974 doğumlu Serkan Bayram hiç “şaka” yapamadı...
Yaşamı boyunca hayatının belki de en büyük acılarını…
Hep ellerini kaybettikten sonra yaşadı…
Karşılaşırsanız, bir fırsatta...
Gözlerine dikkatli bakın…
Hep “hüzün perileri”ni göreceksiniz…
*
Hani derler ya...
“Azmin Zaferi” herkese nasip olmaz!
Aynen öyle...
Serkan Bayram...
Bebeklikten bu yana...
Tüm sıkıntılara, acılara göğüs gerdi...
Yaşadığı tüm fiziksel zorluklara karşın...
Eğitimine devam etti...
Hukuk fakültesini başarıyla tamamladı; avukat oldu...
Daha sonra “siyaset yapmaya” karar verdi...
Çok sevdiği büyüğü, ağabeyi...
Son Başbakan Binali Yıldırım’dan kucak dolusu moral gördü...
2015’ten bu yana...
Erzincan (26. dönem) ve...
İstanbul (27. ve 28. dönem) milletvekilliği görevlerini üstlendi...
Hala AK Parti bünyesinde aktif siyasi hayatını sürdürüyor...
Bitmedi...
AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram...
Gelecek kuşaklara...
“Azmin Zaferi”nin zengin içeriğinin ne anlama geldiğini...
Adeta bir “miras” gibi değerlendiriyor...

*
Hiç boş durmadı...
Hayatının romanını yazdı...
Ve ne ilginçtir ki...
Kitabının adını...
“Buğday Tanesi” diye seçti...
...Ve o kitap büyük ilgi gördü; defalarca basıldı...
Ardından...
O kitabı profesyonel bir ekip senaryolaştırdı...
Başrolünü sanatçı “Kutsi”nin oynadığı “Buğday Tanesi” filmini çekti...
Ve, gurur veren bir sonuç:
O film...
50’den fazla ülkede vizyona girdi; kucak dolusu ödüller aldı...
...Ve yine o film...
Milletvekili Serkan Bayram’ın mücadelesi...
Sadece Türkiye’de değil...
Dünya çapında ilham veren bir başarı öyküsüne dönüştü...
*
Serkan Bayram...
Son üç yıl içinde...
Sıkı durun!
10 bin engelliye “akülü araç”...
Beş bin ihtiyaçlıya da “tekerlekli sandalye” dağıttı...
“Nasıl olur?” diyeceksiniz?
Vekil Serkan Bayram’ın...
Sosyal sorumluluk projelerini beğenen Taylan Hükümeti...
“6 Şubat Depremi”nde “5 Milyon Dolar” hibe etti...
Bu hibe ile depremde engelli kalan bireyler için...
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile “Buğday Tanesi Ortez Protez Merkezi” kuruldu yüzlerce depremzedeye...
Protez “el ve kol takılarak” hayata kazandırıldı...
*
Milletvekili Serkan Bayram...
Birleşmiş Milletler’de de kürsüye çıktı...
Engellilerin “dünyada tek çatı altında” toplanmasını talep etti...
Birleşmiş Milletler DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği...
Serkan Bayram vekili onurlandırdı...
O’na “Barış Elçisi” ödülü takdim etti...
*
Üç çocuk babası Serkan Bayram vekilin yarattığı...
“Buğday Tanesi” filmi...
Okullarda ve üniversitelerde hala gösterimde...
*
Bitiriyoruz...
Üç çocuk babası Milletvekili Serkan Bayram...
Eşi, benzeri olmayan çok farklı bir siyasetçi...
Duygu yükü müthiş...
Son üç yıldır...
Herkes o kadar çok soru soruyor ki…
Belki inanmayacaksınız ama…
Çocukluk dönemlerinde çekilen fotoğraflarda bile “kimseler görmesin” diye elleri hep cebinde(!)… Bir çocuk için ne kadar acı değil mi?
Nokta...
Hamiş 1: “En zor yollardan geçmeden, en güzel manzaraları göremeyiz! Neden? Çünkü hayatta karşılaştığımız zorluklar, bize en büyük ödülleri sunar...”
Hamiş 2: Belki, bi'çokları inanmaz ama “azim” bazen her şeyden önemli oluyor… Çünkü, “azim” kelimesinin tam karşılığı aynen şu dört kelimedir: “Engelleri yenmede kesin karar”…
Sonsöz: “İnsanı gördüklerinden ibaret sayma, göremediklerinde ara… İçidir hakikatin resmi, dışı sadece manzara / Hz. Mevlana”