Asrın felaketi... Kıyametin provası.. 20. gün.. 
Kahramanmaraş ve Hatay merkezli, 
3 büyük deprem... 
9 bin 136 artçı... 
Kahramanmaraş... Hatay... Diyarbakır… Adana… Osmaniye… Kilis… Gaziantep… Şanlıurfa… Adıyaman… Malatya… Elazığ... Gürün (Sivas) 
11 İl ve Sivas'ın Gürün ilçesi... 
44 bin 218 canımızı kaybettik. 
Cuma gecesi yine Sivas Gürün ve Malatya Pütürge 4.7 Konya 4.3 ile sallanıyor... 

Yaşanan afet sonrası, Dünya birleşti. 85 ülke kurtarma çalışmalarına destek oldu. Yardım kampanyaları düzenleniyor. Yaralar sarılıp, küllerimizden yeniden doğacağız. Birlikte başaracağız. 

Ayağa kalkacağız... 
Yeni yuvalar için Gaziantep'e ilk kazma vuruldu. Diğer yerlerde enkazlar kaldırılıyor. Malatya'da da inşaat alanları belirlendi. Mart ayında inşaat süreci başlayacak. 270 bin konut yapılacak...Köyler ve kentler yeniden yaratılacak Bir yılda evlerine kavuşacaklar inşallah... Tekrar ayağa kalkıp yolumuza devam edeceğiz. İş hayatı ve yaşam yeniden filizlenecek... Tarım, turizm ve sanayi canlanacak... Kurtuluş Savaşı sonrası, Şanlı, Kahraman, Gazi, Kadim unvanlarını alan şehirler bu doğayla yaptığı savaştan da galip çıkacak... İş dünyası ve diğer illerde yaşayanların desteğiyle bölgeye malzeme yağıyor. Deprem bölgesinden göçenlere de kucak açıldı. Bazı fırsatçılar var tabii ki kira fiyatlarını yükseltenlerin vicdanları sızlayacaktır. 

Teşekkürler... 
İzmir'in Başkanı Tunç Soyer’in İzmir depremi sonrası başlattığı dayanışma çalışması 11 ilin yaralarını sarıyor. Halk TV'de düzenlenen programda hedeflenen yardım toplandı. Ama hala ihtiyaç var. Ayrıntılar ve destek için birkirabiryuva.org adresini ziyaret edip sizin de bir aileye umut olmanız mümkün... Bakanlıkta 
evimyuvamolsun.org sitesinden bir kampanya başlattı. Bunun dışında bireysel destek çalışmaları da devam ediyor.

Bir şal bin mutluluk... 
Özel Şeyma Kılınç Anaokulu'da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bölgedeki kadınlara şal götürecek. Veliler ve İzmirliler şal yağdırdı adeta...  6 Mart Pazartesi günü Hatay başta olmak üzere deprem bölgesine bizzat giderek kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yanında olmak için hareket edeceklerini belirten okul müdürü Şeyma Kılınç, kampanyanın doğuş hikayesini gözleri parlayarak, o anı yaşayarak anlattı. “Deprem olduktan sonra ekranda kurtarma çalışmalarını takip ederken bir kadının enkaz altında çıkamadığını gördüm. İnançları gereği başını örtmek için hamle yapıyordu. O an gözlerimden damlaların aktığını hissederek, onlara sevgimizi ve yanlarında olmak istediğimizi hissettirmek istedim. En güzel hediyenin şal olacağına karar verdim. 23 Nisan Çocuk Bayramı’nda da Radyo Ege ile işbirliği ile çocuklarımız için kitap, oyuncak toplayacağız.” Çocuklarımızı emanet ettiğimiz bir yöneticinin bu tür çalışmalar yapması çok güzel. Okulda çok farklı sosyal projeler üretilmekte... Anaokulu değil de sosyal proje üreten bir fabrika gibi... Şeyma hocanın ağzından inci gibi dökülüyor ama burada yazamam daha vakti var. Yüreğinize sağlık hocam... 

Bir destekte bizden...
Radyo Ege ve Son Mühür'de çocuklar gülümsesin, oyun oynasın diye oyuncak kampanyası düzenliyor. 23 Nisan'ı bölgede çocuklarla kutlamaya hazırlanıyor. Kitap, oyuncak, kırtasiye malzemeleri ile siz de destek olabilirsiniz. Özel Şeyma Kılınç Anaokulu'da yaptığımız toplantıda kampanyamızı birleştirdik. Bir çocuk bir umut... TIR hazır... Tüm Ege'nin oyuncaklarını bekliyoruz... Oyuncak firmaları, yayınevleri de yanımızda yer alacaktır. 

Deprem gerçeği... 
Yaşanan felaket depremle yaşamak zorunda olduğumuzu tekrar hatırlattı. 23 yaşından büyük binalar riskli, kontrol etmek lazım. Bir slogan haline gelen 'deprem değil bina öldürür' sözü aklımıza kazındı. Uzmanların uyarılarına dikkat etmek lazım. Yaşam üçgeni, çök-tutun-kapan unutulmamalı, deprem çantası, su ve telefon yatağımızın yanında hazır olmalı... Panik yapmadan deprem gerçeği ile yaşamayı öğrenelim. 

Yaşar ne yaşar ne yaşamaz... 
Deprem nedeniyle bazı kişiler yanlışlıkla öldü diye kaydedilmiş. Bu yüzden hiçbir işlem yapamıyorlar... Yaşadıklarını ispatta zorlanmaktalar... Ünlü oyun 'Yaşar ne yaşar ne yaşamaz' gerçek oldu. Acılarımızı yaşarken yüzümüzde bir tebessüm oluşuyor. Benim canım ülkem... Aziz Nesin, ruhun şad olsun... 

Tarihi yapılar... 
Kibar Feyzo'nun çekildiği Hatay Reyhanlı'daki Fatih Aliye Müderris Konağı da depremden nasibini aldı. Müze haline getirmek için restorasyon çalışmaları yapılan konağın çatısı çöktü, duvarları yıkıldı. Maho Ağa' nın yüzdüğü havuzda hasar almış... Diyarbakır'da altından geçerek dilek dilenen Dört Ayaklı Minare'nin üstünde çatlaklar oluştu. Altından geçmek mümkün değil artık. Dillere destan surlar da zarar görmüş özellikle Keçi Burcu'nda çatlaklar var. Taşlar dökülmüş... Antakya'da asırlardır ayakta duran Habib-i Neccar Camii, Aziz Petrus ve Pavlus Kilisesi, Adıyaman'da Karakuş Ulu Camii, Gaziantep Kalesi, Hatay Arkeoloji Müzesi de hasar gören yapılardan... Diğer illerde de daha birçok kayıp var... 

Depremden kurtuldu şiddete takıldı... 
Hatay'da depremde evi yıkılan kadın 2 çocuğuyla açıkta kaldı. Depremden korkuyordu. 2 ve 4 yaşındaki çocuklarıyla ne yapacağını düşünürken amcasının oğlu olan, eski eşi aradı. "benim evim güvenli, duvarda çatlak bile yok. Al çocukları gel..." Kadın, birazda mecburiyetten, iki çocuğuyla eski eşinin yanına sığınıyor. Üç gün her şey normal geçiyor. Mutluluk yeniden altun tepside sunuluyor sanki... Hamileyken bile dayak yediği adama güvenmeye başlıyor... Çocukları babasız kalmasın istiyor... Acılara tutunarak, dokuz ay önce ayrıldığı kocası ile birleşebilir mi? Bu soru kafasında, çocuklarına sarılarak, huzurla uykuya dalıyor... Adam ise barışmak yerine savaşmayı tercih ediyor. Tek başına karısının ayakta durabilmesini kıskanan öfkeli koca, gece yarısı kadının yanından, sessizce çocuklarını alıp diğer odaya götürüyor. Soba üstünde kaynayan suyu kadının yüzüne dökerek yanmasına sebep oluyor. Alev alev hastaneye yatırılan kadında birinci derece yanıklar, yüreğinde derin yaralar var. Adam ise "ben dökmedim deprem oldu soba sallandı sobayı tutarken, su üstüne döküldü. Sobanın yanında yatıyordu" diye savunma yapmış. Uzmanlar "başucunuzda su bulundurun" dedi. Kaynar su değil... Kim uyurken sobanın üstünde su bırakır ki! 

Depremzedelere iş imkanı... 
İzmir Fırıncılar Odası Başkanı Kemal Sırtı, fırıncı eğitim kursunu geliştirerek, depremzedelere de iş imkanı sunmayı ve Ege Üniversitesi'ni de projenin içine sokarak kapsamı genişletmeyi amaçlıyor. Sürekli telefonu çalarak yardım talepleri ile karşılaşan başkan, afet bölgesine gidip yapızedelere destek olmaya çalışarak, tüm engellemelere rağmen köfte ekmek dağıtmıştı. Oradaki zorlukları gördüğü için İzmir'e gelir gelmez kolları sıvayarak, depremzedelere yuva ve iş bulma çalışmalarına başlamış... Yanındayken gelen istekleri yerine getirebildiğinde gözleri biraz daha parlıyor, derin bir oh çekiyor. Kendi evini, dostlarının mekanını sıcak bir yuvaya çevirmeye çalışıyor. Bölgeden gelen istekleri, diğer oda başkanları, belediye başkanlarının da destekleri ile hazırlayıp gönderiyor. Ustaları fırınlara yerleştiriyor. Herkesi koordine etmeye çalışıyor. Kimi zaman bir kaymakamdan, kimi zaman valilikten isteklerde bulunuyor. Kendi imkanlarını seferber ediyor. Meslektaşlarını ziyaret ediyor... Kolay gelsin başkan iyi ki varsın...

Eski dost... 
Birkaç gündür, ekürim Mustafa Karslıoğlu ile bir takım ziyaretlerde bulunuyoruz. Hafta başı, uzun süredir bir araya gelemediğimiz Doğrucan Mobilya Başkanı Orhan Doğru'nun yanındaydık... Özlemişiz. Sağlık sorunları bitmiş markanın yıldızı parlatılıyor. Konumuz deprem tabii ki... Dostluğun Kapısında depremzedeler için sessizce yardımlar yapıldığını gördüm. Mağazanın girişinde masalar, mobilyalar var. Gelip alıyorlar, Bölgeye de birkaç TIR gönderilmiş. Deprem çok kötü oldu ama yaralar sarılsın diye hemen bir araya gelmemiz, geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor. Özellikle gençlerimiz... Hani bunlar mı diye küçümsediğimiz Z kuşağı... Öyle bir koordinasyon kurdular ki... Çok yaşayın ve ülkemi daha yükseklere taşıyın çocuklar... 

Dost ziyaretler
Ressam, şair, yazar Bedri Karayağmurlar ve Hocam, Kütüphanelerin Efendisi, meslek büyüğüm Recai Şeyhoğlu ziyaretime geldi. 
Gelecek umutlarımızı konuştuk... Daima gülümseyelim diye...