Dünya genelinde eski görünümlü ev dekorasyon ürünlerine yönelik artan talep, Anadolu'nun geleneksel dokumacılık merkezlerinde sıra dışı yöntemlerin kullanılmasına kapı araladı. Manisa'nın Demirci ilçesinde uygulanan ve görenleri şaşkına çeviren doğal eskitme tekniği, bölgedeki halıcılık sektörüne yepyeni bir soluk getirdi.
10 GÜN BOYUNCA ARAÇLARIN ALTINDA KALIYOR
Demirci'de dokunan sıfır halılar, ön temizlik işlemlerinin ardından ilçedeki yolların üzerine bırakılıyor. Yaklaşık 10 günlük bu süreçte, serilen halıların üzerinden her gün araçlar geçiyor.
Güneş ışınlarının etkisiyle renk tonları hafifçe kırılırken, araç lastiklerinin yarattığı baskı sayesinde yüzeyde doğal bir incelme meydana geliyor. İşletmeciler, her iki tarafın da eşit seviyede yıpranması için halıları düzenli aralıklarla ters çevirmeyi ihmal etmiyor.
YAKLAŞIK 50 YILLIK BİR GÖRÜNÜM KAZANDIRILIYOR
Söz konusu yöntemi uzun yıllardır uyguladıklarını belirten işletme sahibi Ali Sarı, sürecin hiçbir aşamasında kimyasal madde kullanılmadığını vurguladı.
Sarı, araç geçişleri sırasında halı düğümlerinin çok daha sıkı bir yapıya dönüştüğünü ve bu sayede ürünün hem dokunma hissinin hem de görselinin değiştiğini aktardı. Bu meşakkatli sürecin ardından defalarca yıkanıp satışa hazırlanan ürünlere ortalama 50 yıllık bir antika görünümü kazandırıldığını ifade etti.
YAPAY ESKİTME MÜŞTERİYİ TATMİN ETMİYOR
Özellikle sosyal medya platformlarında popülerleşen vintage ev dekorasyonu akımı, soluk kırmızı ve toprak rengi tonlarındaki krem zeminli Anadolu halılarına olan talebi zirveye taşıdı.
Küresel pazardaki alıcıların beklentilerine değinen Ali Sarı, yapay tekniklerle oluşturulan eski görünümlerin artık tüketicileri tatmin etmediğine dikkat çekti.
EN BÜYÜK TALEP 4 ÜLKEDEN GELDİ
Doğal yün kullanılarak üretilen ve yollarda eskitilen bu özel halıların en büyük alıcıları ise ağırlıklı olarak yurtdışından çıkıyor.
Sarı, üretimini gerçekleştirdikleri bu antika görünümlü ürünlere en yoğun talebin Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Almanya ve Kanada'dan geldiğini kaydetti.





