Son Mühür/ Emine Kulak- İzmir’de kamuoyunun yakından takip ettiği Meslek Fabrikası binasının tahliye sürecinde kritik bir gelişme yaşandı. Konak Kaymakamlığı tarafından verilen sürenin bu sabah itibarıyla dolmasıyla birlikte, bölgede hareketli saatler kaydedilmiş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay başta olmak üzere birçok kişi alana gelerek ‘nöbet’ başlatmıştı. Edinilen son bilgilere göre, tahliye işlemi savunma sunulması amacıyla iki hafta sonraya ertelendi.
Yeni gelişmenin ardından İzBB Başkanı Cemil Tugay meslek fabrikası önünde bugün üçüncü açıklamayı yaptı.
“Gece saatlerine kadar beklemeyi kararlaştırmıştık”
Tugay’ın açıklamaları şu şekilde;
“Arefe günü tahliye kararı tebliğ edilmişti. Bugün için bir karar vardı. Bunun doğru olmadığını, hukuki sonuçlanmadan yüzde 100 haklı olduğumuz konuda binamızı boşaltmayı kabul etmediğimizi söylemiştik. İzmirliler buraya toplansın diye bir çağrıda bulunmadım ama buraya geleceğimi ilgili herkese ifade edeceğimi söylemiştim. O nedenle buraya geldim. Meclis üyelerimiz kendiliğinden karar alarak yanımızda yer almaya karar veri. Parti örgütümüz de aynı şekilde. STK’lar da sağ olsun bizimle birlikte bu kararın yanlış olduklarını ifade ettiler. Bizim için üzücü bir süreç olduğunu ifade etmek isterim. Ne yazık ki ülkemizin zaman zaman yaşadığı gerçekler bunlar. Bize bu tür şeyler bazen yaşatılıyor. Her zaman görev ve sorumluluğun bilincindeyiz. O sorumluluğu yerine getirmek için ne düşüyorsa yapmakta kararlıyız. Gece saatlerinde de burada beklemeyi kararlaştırmıştım. Hep beraber bekleyişimizi sürdük.”
“Bu kararlar yanlış”
“Hukukçu arkadaşlarınızın pek çok başvurusu var. Zorla tahliyeyi engellemek için girişimler. İdare mahkeme 15 günlük tahliyeyi durdurma kararı verdi. Bu haksız uygulama 15 gün de olsa durdu. Hala haksız bir şekilde hiçbir şekilde bize bilgi verilmeden vakıflar genel müdürlüğünün mülkiyetine geçilmiş duruda. İptal için anayasa mahkemesine başvuruldu. Süreç orada da devam ediyor. Türkiye’nin her tarafında bu yanlış kararlar uygulanmaya devam ediyor. Agora’nın hemen arkasında namazgah denilen tarihi yapıyı da vakıfların mülkiyetine geçirmişler. Başka birçok yapı da tehdit altında. Bu kararlar yanlış.”
“Biz onlara onlar da bize destek olsunlar”
“Adalet mülkün temelidir. Adalet mülkiyetleri koruma noktasında üzerine düşeni yapmazsa her türlü hakkımızı kaybetmeyle karşı karşıyayız. Hukuku en doğru şekilde korumak ve kamusal hakları korumak için üzerine düşeni yapmak isteyen pek çok hakim savcı olduğuna inanıyorum. Bu süreci hukuken takip etmeye devam edeceğiz. Olası yanlış karar karşı da en sağlam şekilde tepkimizi göstereceğiz. Kişisel olarak hiçbir kazancımız olmayacak. Kavga etmekten çatışmaktan tarafında değiliz. Belediye başkanlarına şehri emini denir. Bu binanın tarihsel sürecini defalarca anlattım. İzmir’in bütün değerleri için bizler bunları koruyabildiğimiz sürece biz de görevimizi yerimize getirmiş olacağız. Biz bu memleketin evlatlarıyız. Bizi herhangi çatışma ve tartışmanın içerisine kimsenin çekmesini istemiyoruz. 15 günlük süre çıkmışken ısrarla savunan siyasetçileri aklıselime davet ediyorum. Yanlış kararın altında kimsenin imzası olmasın. Bir daha değerlendirsinler. Hizmet binalarımızı elimizden almasınlar. Hak olarak görmesinler. Biz başka devlet kurumlarıyla ihtiyaçları olduğunda zaten çalışıyoruz. Dönüp de biz niye şunu size verdik geri alacağız demiyoruz. Halka hizmet ettikleri sürece helal olsun. Aynı anlayışı belediye için de istiyoruz. Bu duruma bizleri düşürenler bu gözle bakarsa ne kadar yanlış yaptıklarını anlarlar. Biz onlara onlar da bize destek olsunlar. İzmir'in her türlü değerine sahip çıkalım. İzmirliye çağrımdır"





