Son Mühür/ Emine Kulak- Atakan Başpehlivan- İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Haziran Ayı olağan meclis toplantısının birinci birleşimi Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay yönetiminde gerçekleşti.
Vefatı nedeniyle AK Parti Meclis Üyesi Halil Deveci’den boşalan üyelik görevine Derviş Odabaşılar getirildi.
Gündem maddelerine geçilmeden önce toplantıda Tugay, yakın zamanda şafak operasyonu ile önce gözaltına alınan daha sonra hakkındaki suçlamalarla çıkarıldığı mahkemece tutuklanan, başta Görkem Duman olmak üzere 42 kişi hakkında konuştu.
“Soruşturulma doğaldır, sorun yok. Ancak..."
Denetime tabii olduklarını söyleyen Tugay, “Beraber çalıştığımız belediye başkanlarımıza ve bazı meclis üyelerimiz hepimizi üzen bir durum yaşıyorlar. Gözaltının ardından tutuklama, görevinden uzaklaştırmaya maruz kaldılar. Yakından tanıdığımız arkadaşlar var. Pek çok durumda benzer yaşanan haksızlık da var. Belediye başkanları ve meclis üyeleri kamu çalışanlarıdır. Her birimiz hepimiz denetime tabii insanlarız. Devletin hatalı gördüğü, yargı makamların problem bulduğu her şeyde hepimiz soruşturulmaya tabi olmaktayız. Bu doğaldır, sorun yok. Ancak suçlamaların henüz netleşmediği, gizli tanıkların kim olduğu belli değilken, tam bir açıklık içerisinde olduğunu düşünmediğim bir süreçte tutuklanarak soruşturmanın devam etmesi, yargılama süreçlerinin uzun süreler sürmesi ve onlarla ilgili iddianame olması gerektiği kadar hızlı hazırlanmaması gibi çok şey oluyor” dedi.
Çağrıda bulundu
Derin üzüntü duyduklarını söyleyen Tugay, “Halkın oylarıyla göreve gelen insanların itibarları gözetilmiyor. Dedikodu şeklinde, sosyal medyada çok şey oluyor. Bunların bir linç ve cezalandırmaya dönüşmesi demokrasiye darbedir. Ülkemizin demokrasisine saygı gösteren herkesin bu usulün doğru olmadığını ortaya koymalı. Bugün bir partide yaşanırken diğer gün başka partinin de belediye başkanları yaşayabilir. Önce bütün siyasi partilere, sonra da devletin makamlarına çağrıda bulunmak istiyorum. Herkes yaptıkları her şeyin hesabını vermelidir. Ancak gözaltına alınma şekilleri, tutukluluk süresinde maruz bırakıldıkları şartlar, tutuklulukla ilgili şartların kavuşturulmaması, kaçma davranışı göstermeyecek insanların cezalandırılmaları doğru değil. Bunlar demokrasiye darbe veren şeylerdir. Derin üzüntü duyuyoruz. Bazen bu tür şeyler demokrasinin bir parçasıdır. Yarınları da düşünerek devlet yapısını, işleyişi, siyasi yapıların ülkemi için ne kadar önemli olduğunu unutmadan doğrunun yanında yer alması lazım. Hukuk, bağımsız ve evrensel hukuk şekillerine göre davranması lazım. Bu yargılamanın hukuksuz olarak yapılmasını doğru bulmuyorum” diye konuştu.





