Türkiye siyaseti son yıllarda önemli gelişmelerin yaşandığı bir süreçten geçiyor. Partilerin kapanması veya feshedilmesi, yeni siyasi oluşumların kurulması, belediyelere yönelik soruşturmalar, parti değişiklikleri ve milletvekili transferleri, anayasa değişikliği tartışmaları, erken seçim ve referandum iddiaları siyasetin gündemini belirlemeye devam ediyor.

Bu gelişmeler, toplumda siyasete olan güvenin sorgulanmasına neden olurken, siyaset kurumunun itibarının korunması her zamankinden daha büyük önem taşıyor.

Ülkenin bugün karşı karşıya olduğu birçok sorunun çözüm adresi yine demokratik siyaset kurumudur. Bu nedenle siyasetin daha şeffaf, hesap verebilir ve toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir anlayışla yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.

Tam da bu noktada Türk kadınının siyasetteki yeri yeniden değerlendirilmelidir. Tüm olumsuzluklara rağmen Türk kadını, temiz toplum ve temiz siyaset anlayışıyla ülkesine hizmet etmeye devam etmektedir. Kadınların dürüst, ilkeli ve çözüm odaklı yaklaşımlarının siyasete önemli katkılar sağlayacağına olan inanç güçlenmektedir.

Yakın dönemde yaşanan siyasi hareketlilik, parti değişimleri ve olası anayasa süreci, kadınların karar alma mekanizmalarında daha güçlü şekilde temsil edilmesini gerekli kılmaktadır. Çünkü güçlü demokrasi, ancak kadınların ve erkeklerin eşit şekilde temsil edildiği bir siyasal yapı ile mümkündür.

Türkiye'nin geleceği için kadınların siyasette daha fazla söz sahibi olması, temsil oranlarının artırılması ve temiz toplum, temiz siyaset anlayışının güçlendirilmesi ortak bir hedef olmalıdır.

Siyasi görüşü ne olursa olsun, ülkesini seven her kadının demokratik süreçlerde aktif rol alması, Türkiye'nin geleceğine yapılacak en önemli katkılardan biri olacaktır.