Son Mühür/Hüseyin Demir A Milli Kadın Voleybol Takımımız, Çin’de organize edilen 2026 FIVB Milletler Ligi finalinde Brezilya'yı 3-1’lik setle yenerek ikinci kez Milletler Ligi Şampiyonu oldu. Avrupa ve Dünya Şampiyonluklarıyla tarih yazan Atatürk’ün Kızları, başarıdan başarıya koşuyor. Elde ettiği kupa ve madalyalarla Türk kadınlarına ilham olan ay-yıldızlılarımız gururlandırıyor. Türkiye, Dünya voleybol sıralamasında 388.35 puanla üçüncü sırada yer alıyor.
“Güçlü iletişim başarıyı getirdi”
Milli takımımızın turnuvadaki bireysel ve takım performansını, saha içindeki psikolojik etkilerini, eski milli voleybolcu ve spor psikoloğu Pınar Atasever, Son Mühür’e değerlendirdi. Gazetemize özel açıklamalarda bulunan Atasever, kritik anlarda muhteşem performansa imza atan milli takımımızın; oyun içerisinde büyük geri dönüşlerle hiçbir zaman vazgeçmediklerini belirtti. Her turnuvada favori olan ay-yıldızlılarımızda; sporcuların birbirine çok güvendiğini, iyi bir iletişim kurduklarını, beden dilinde ve enerjilerinde şampiyonluğun önemli etkisi olduğunu vurguladı.

“Kriz anlarında doğru karar verme"
İkinci kez Milletler Ligi’nde şampiyon olan Filenin Sultanlarının turnuva performansını değerlendiren spor psikoloğu Pınar Atasever, “Bence bu şampiyonluğu sadece kazanılan kupa olarak değerlendirmemek gerekiyor. En önemli nokta; turnuvanın başından sonuna kadar her anlamda gösterilen gelişim ve olgunluk olduğunu düşünüyorum. Hepimiz biliyoruz ki; artık sporda başarı için sadece fiziksel kapasite ve teknik yetenek yeterli olmuyor. Baskıyı yönetebilen, kriz anlarında doğru karar verebilen, maç içindeki iniş çıkışlara adapte olabilen takımlar başarılı oluyor. Türkiye bunu turnuvanın her aşamasında gösterdi ve sonuç olarak şampiyonluk geldi” diye konuştu.
“Kritik anlarda muhteşem performans”
Milli takımımızda ilk kez ay-yıldızlı formayı giyen sporcuların kritik anlarda muhteşem bir performans sergilediğini belirten eski voleybolcu Atasever, “Bireysel olarak birçok oyuncunun sorumluluk aldığı bir turnuva izledik… Bence hem ilk 6 başlayan hem de sonradan girip katkı veren her oyuncudan oldukça iyi verim aldık. Takım içerisinde ilk defa A milli takım forması giyen sporcular turnuva boyunca kritik anlarda muhteşem performanslar izlettiler” şeklinde konuştu.

“Büyük maçları güven kazandırır”
Milli takımımızdaki oyuncuların birbirine çok güvendiklerini vurgulayan Pınar Atasever, “Takım performansında ise en çok dikkatimi çeken konu; oyuncuların birbirine olan güveniydi. Çünkü bazen büyük maçları sistem değil bu güven kazandırır. Milletler Ligi oldukça uzun ve yorucu bir turnuva oldu. Bir oyuncunun haftalar boyunca aynı başarılı performansı göstermesi oldukça zor, o sebeple bu güven duygusu takımın düştüğü anlarda onları yeniden oyuna dâhil eden en önemli faktör oldu” dedi.
“Hırs takımın psikolojisini ayakta tuttu”
Filenin Sultanlarının hiçbir zaman pes etmediğini, saha içerisindeki iletişiminin her zaman pozitif olduğunu söyleyen Atasever, “Benim her zaman oyunculuk döneminde tecrübe edindiğim çok önemli bir nokta var. Düşmemek, kötü oynamamak imkânsız… Zaten mental dayanıklılık dediğimiz şey de asla hata yapmamak değil, düştükten sonra ne kadar hızlı ayağa kalktığınızdır. Takımın da en çok dikkat çeken özelliklerinden biri bu oldu. Sayı kaybedilince panikleyen değil, bir sonraki, topa odaklanabilen bir takım izledik. Çünkü kaybettiğin değiştirilemez ama bir sonraki top senin kontrolünde. Ayrıca beden dilleri ve yaydıkları enerji de çok güçlüydü. Birbirleriyle olan iletişimleri, hata sonrası destekler ve hırs takımın psikolojisini ayakta tutmaya çok yardım etti” ifadelerini kullandı.
“Her turnuvanın en büyük şampiyonu”
Milli takımımızın her turnuvada en büyük favorilerden biri olduğunu, milli takımızda sistemli bir yapı olduğunu vurgulayan Pınar Atasever, “Bu başarılara asla tesadüf diyemeyiz. Federasyonun yıllarca verdiği emek başta olmak üzere, alt yapı organizasyonları, ligin kalitesi ve kulüplerin katkısı, teknik ekiplerin sürekliliği ve oyuncuların başarıya olan açlıklarının hiç bitmemesi sistemi oluşturan en önemli yapılar. Belki bundan 10 sene önce herhangi bir turnuva için sürpriz yapar mıyız acaba diyorduk, artık A milli kadın voleybol takımı her turnuvanın en büyük şampiyon adayı, bu algının oluşması çok planlı bir sistemin sonucu” diye konuştu.

“Defne Başyolcu İzmirli sporculara rol model oldu”
Defne Başyolcu’nun İzmir’deki sporculara örnek olduğunu belirten Atasever, “Genç yaşta a milli takım seviyesinde forma giyebilmek çok büyük bir sorumluluk, Defne Başyolcu, hissettiği heyecanı çokça dile getirdi, ben duygularını çok iyi yönetebildiğini ve süre bulduğu anlarda elinden geleni yapıp oldukça verimli olduğunu düşünüyorum. Defne’nin geçirdiği turnuva, sadece kendi kariyeri adına değil İzmir’deki genç sporculara rol model olma noktasında da oldukça büyük önem taşıyor. Umuyorum ki daha nice başarılarını hep birlikte izleyeceğiz. Her yaş kategorisinde benzer oyun kültürü, disiplin ve gelişim anlayışı başarıyı kişilere bağlı olmaktan çıkarıyor. İspanya futbolunda nasıl yıllarca aynı oyun felsefesini farklı jenerasyonlarla devam ettirdiyse Türkiye’de de benzer bir süreç başladı” dedi.

“Vargas, dünyanın en yetenekli pasör çaprazı”
Turnuvanın en değerli oyuncusu seçilen Vargas’ın performasını değerlendiren Atasever,”Vargas, dünyanın en yetenekli en özel pasör çaprazlarından bir tanesi. Ama beni etkileyen aldığı sayılardan çok, sorumluluk almaktan bir an olsun kaçmaması, yani lider olması. Baskının zirvede olduğu anlarda top istemeye devam etmek çok güçlü zihinsel bir yapı gerektirir. Ama şunu da unutmamak gerekir; Vargas’ın bugün MVP olmasını sağlayan takımın ona hazırladığı organizasyon. Voleybol birden çok değişkenin olduğu bir yapı, en zayıf halkan kadar güçlüsün. Filenin Sultanlarının en zayıf halkası bu turnuvada çok güçlüydü” ifadelerini kullandı.

“Ben de yapabilirim duygusunu yaşattı”
Milli takımımızın başarıları ülkemizde binlerce çocuğa rol model olduğunu belirten spor psikoloğu Pınar Atasever, “Dünya sporunda artık zihinsel antrenman lüks değil, performansın doğal bir parçası. Futbol takımımızın aldığı sonuç hepimizi üzdü, ama olan oldu, önemi olan gerekli derslerin çıkarılması. Voleybolda ünümüzde birçok elit voleybolcu bireysel olarak spor psikoloğu ile çalışıyor. Takımlar da giderek bu alana daha fazla yatırım yapıyor. Mental beceriler özgüven, konsantrasyon, hata sonrası toparlanma, stres yönetimi gibi performansı doğrudan etkileyen yapılar. Bugün sporcular fiziksel antrenmanlarını nasıl planlıyorlarsa zihinsel antrenmanlarını da aynı disiplinle yapmalı. A milli kadın voleybol takımının başarısı sadece gelen madalya ve kupalar değil, binlerce çocuğa ‘Ben de yapabilirim’ duygusunu yaşattı. Bence bugün tribünde milli takım formasını giyip voleybola başlama hayali kuran her çocuk bu başarının en değerli sonucu” diye sözlerini sonlandırdı.





