SON MÜHÜR/Cumhur Erkek-İzmir yerel siyaseti, son dönemde belediyelere yönelik gerçekleştirilen operasyonlar ve ardından yaşanan parti içi güç savaşlarıyla çalkalanıyor. Buca Belediyesi’nin mevcut ve eski başkanı başta olmak üzere, çok sayıda meclis üyesi, üst düzey bürokrat ve çalışanın tutuklanmasıyla başlayan süreç, Güzelbahçe ve Seferihisar belediye başkanları, yardımcıları ve meclis üyelerinin de cezaevine gönderilmesiyle devam etmişti. Ancak gelinen noktada, tutuklu siyasetçilerin örgüt tarafından yalnız bırakıldığı öne sürülüyor.
İl Başkanlığında Yeni Dönem ve Koltuk Savaşları
Yaşanan bu sarsıcı operasyonların ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın partisinden istifa etmesi ve yargıdan dönen 'butlan' kararı, İzmir İl Başkanlığı binasında tansiyonun yükselmesi neden olmuştu. Siyasi krizin ardından İl Başkanlığı koltuğuna oturan Utku Gümrükçü, bir yandan örgütü yeniden toparlamaya ve gücü elinde toplamaya çalışırken, diğer yandan parti içi dengeleri gözetiyor. Bu süreçte Çağatay Güç’ün kendine yeni bir alan ve yer bulma çabası ile Genel Başkan Özgür Özel destekçilerini kaybetmemek adına yürüttüğü kulis faaliyetleri, il yönetiminin ana gündem maddesi haline gelmiş durumda.
Cezaevi Ziyaretleri Bıçak Gibi Kesildi
Parti içi güç dengeleri yeniden inşa edilirken, cezaevindeki belediye başkanları ve bürokratlar adeta kaderlerine terk edildi. Geçmişte bu tür süreçlerde sergilenen yoğun hukuki destek koordinasyonu ve kitlesel moral ziyaretleri, yerini derin bir sessizliğe bıraktı. Eskiye oranla ziyaretlerin yok denecek kadar azalması, 'Tutuklu başkanlar unutuldu mu?' sorusunu beraberinde getirdi.
Genel Merkez Kendi Gündeminde
Ankara kanadında ise liderlerin gündemi oldukça yoğun. Genel Başkan Özgür Özel, il il dolaşarak vatandaşlarla buluştuğu yoğun bir ziyaret programı yürütüyor. Özel, bu program kapsamında en son Buca Cezaevi’ne bir ziyaret gerçekleştirmiş olsa da bu hamlenin yereldeki geniş çaplı yalnızlığı gidermeye yetmediği konuşuluyor. Diğer yandan, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise henüz yurt genelindeki kitlesel ziyaret programlarına başlayamadığı biliniyor. İzmir örgütünün kendi içindeki liderlik ve yer edinme mücadelesine odaklanması, cezaevindeki isimlerin hukuki ve siyasi olarak geri planda kalmasına neden oluyor.




