Son Mühür / Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) mutlak butlan kararıyla görevden genel başkan Özgür Özel, İzmir’de bir dizi ziyarette bulundu. Önce Aliağa Şakran’a daha sonra Buca Cezaevi’ne ziyaret eden Özel, burada yaptığı görüşmelerde tutuklu CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, önceki dönem İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, önceki dönem İzmir İl Başkanı Tunç Soyer ve son olarak tutuklanarak cezaevine gönderilmesinin ardından görevden alınan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay başta olmak üzere bir dizi ziyarette bulunduğunu aktardı. Ziyarette Özel’e, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ve Buca Belediye Başkanı Görkem Duman da eşlik etti.
“AK Parti mağduriyeti istismar eden bir dil kullanıyor”
Buca Cezaevi ziyaretinin ardından açıklamalarda bulunan CHP’li Özel, dikkatleri çeken mesajlar verdi. Açıklamalarına İzmir’de uzun süredir tartışmalara neden olan ve çok sayıda kişinin tutuklu bulunduğu kooperatif sürecine değinerek başlayan Özel, “Dün sevgili amcamın rahmetli olmasıyla birlikte bugün Manisa'da cenaze töreni vardı. O törene çok sayıda arkadaşımız geldi. O yüzden tören bitimine kadar Manisa'daydık. Ardından Şakran Cezaevi'nde Ankara İl Başkanımızı ziyaret ettim. Bunun yanında Ümit Erkolu, Güzelbahçe Belediye Başkanımız Mustafa Başkanı ziyaret ettim. Süleyman Ekici'yi ziyaret ettim. Kendisi bizim açımızdan şu yönüyle çok önemli. İzmir'deki kooperatifler durmuştu ve büyük bir isyan vardı. O kooperatiflerin yedisinin de tutuklandığı gün yedisinin kararı belediye meclisinden çıkmıştı. Anlaşmalarının yapılıp belediye meclisinden çıkıp kooperatifte mağdur olan kişilerin rızalarıyla ilerlemeye başlaması ve anahtarların teslim edilmeye başlaması bazı etaplarda çok önemliydi. Adalet ve Kalkınma Partisi bu kooperatiflerdeki mağduriyeti çok istismar eden bir dil kullanıyor İzmir'de. Biz buna karşı da büyük bir kararlılıkla bu kooperatiflerin ilerlemesi ve mağduriyetin ortadan kalkmasını istiyoruz. Buradaki yürüyüşü durdurmak, buna bir operasyon yapmak gerçekten iyi niyetli bir davranış değil ve çok sayıda İzmirliyi boşu boşuna mağdur edecek” dedi.
“Dolandırılan yok, cebine para koyan yok”
“Kooperatif denetim kurulunda bulunduğu için tutuklanan bazı arkadaşlarımız var. 6 gün kooperatife üye olup tutuklanan insanlar var” sözleriyle devam eden Özel, “Bu gerçekten olacak iş değil. Türkiye'de nerede bir kooperatif davasına tutuklu yargılama olmuş? Akıl almaz işler oluyor. Ve kooperatifçilik suç değil. Özellikle de şunu ifade etmem gerekiyor, biraz önce Tunç Soyer’i ziyaret ettik. O kentsel dönüşüm meselesinde birileri müteahhitli formüller bulurken, iyi niyetle müteahhidin olmadığı kooperatifin olduğu bir formül aranmış ve bununla ilgili önemli işlerde yapılacakken, inşaat maliyetlerinin 10 kat artmasıyla bir kriz yaşanmış. İstanbul'da on binlerce kişi İstanbul'da on binlerce konut mağduru varken ve AK Parti burada hiçbir sorumluluk üstlenmezken, AK Partili belediyelerde, örneğin işte Esenyurt'taki 30 bin kişinin yaşadığı mağduriyetler var. İyi niyetli ve daha mağduriyet olmasın diye de çare bulunmuş bir meselede arkadaşlarımızın böyle yargılanıyor olmaları gerçekten sıkıntı verici. Ve bir kere iyi niyetli bir çabanın ürünü ve dolandıran yok, dolandırılan yok, cebine para koyan yok. Sadece aksi giden bir işler var ve onların da toparlanma sürecindeyiz” diye konuştu.
“Bu bir başarı hikayesine dönüşmesin diye”
Soyer ve Aslanoğlu’nu ziyaret ettiğini belirten Özel, şunları söyledi: Heval Savaş Kaya’yı ziyaret ettim. Tabii bu bir bayram ziyareti, bir dayanışma ziyareti. Öncesinde, sonrasında aileleriyle de görüşüyoruz. Bir an önce Cumhuriyet Halk Partili oldukları için yapılan işler var ve bunlara karşı da biz elbette arkadaşlarımızla dayanışmamızı gösteriyoruz. Ziyaretlerimiz bundan ibaretti. Bir kez daha ifade etmek gerekirse, kooperatif suç da değildir. Bıraksalar insanlar evlerine de kavuşuyor. Vatandaşın bir mağduriyet ortaya çıksın ki bu bir başarı hikayesine dönüşmesin, bu kadar boşu boşuna suçladığımız insanların masumiyeti ortadan çıkmasın diye yapılan bu operasyonlar ve devamının tamamını en net bir şekilde reddediyoruz.”
“Her gün tartışmadan kim medet umuyor…”
Daha sonra parti içindeki tartışmalara değinen Özel, Kemal Kılıçdaroğlu'nun Grup toplantısının yapılamayacağına dair mesajını yorumladı. Özel, “Bu butlan kararı benim mazbatamı elimden almıyor. YSK da mazbatayı iptal etmiyor. O tedbir kararı benim ne milletvekilliğimi ne genel başkanlığımı elimden alıyor. Sadece Genel Başkanlıkla ilgili bazı yetkileri kullanamayacağım yönünde hukuksuz bir karar var ortada. Ama yine de biz tedbiren ilk kapalı toplantıda derhal yenisi seçili maddesi hükmünce partimizdeki 12 arkadaşımızın çağrısıyla toplandık ve grup başkanlığını yeniledik. Meclis'e ilettik, onlar da tescil ettiler, sistemlerine işlediler. Grupla ilgili maksat grup toplantısının bir kez daha başka zaman yapılmasıysa o toplantı yapıldı. Allah sağlık verirse grup başkanlığı boşalmıyor. Benim istifa etmek gibi bir niyetim yok. Amcam dün yaşıyordu, bugün yok. Ona birileri umut bağladıysa bana bir şey olursa yenisini seçerler. Bu grup toplantısına ilişkin bir şeyler söylemesini doğru bulmam. Genel Başkan ile Grup Başkanının böyle bir hiyerarşisi yok. Öyle bir yazıya gerek de yoktu. Öyle bir yazının sonuç da doğurmayacağını Meclis iç tüzüğünü bilen herkes bilir. Boşu boşuna partide yeni bir tartışma varmış gibi yapmaya gerek yok. Her gün yeni bir doz tartışmadan kim ne medet umuyor anlamadım” dedi.
“Utanç duydum olacak iş değil”
CHP Genel Merkezi önünde sergilenen tartışmalı araçlar hakkında da soruları yanıtlayan Özel, “Partiyi seçilmeden yönetmeyi kabul etmek ayrı bir şey. Yıllardır CHP'ye ve tutuklu arkadaşlarımıza haysiyet cellatlığı yapan birisini tutup da basın danışmanı yaparsanız; onun bir tane amacı var o CHP'ye zarar versin. Gitmiş oraya iki araba koymuş, bir sürü iftirayı gerçekmiş gibi paylaşmış. Koyduğu arabalardan biri Kemal Bey zamanında alınmış, yalan yanlış şeyler yazmış. Aziz İhsan Aktaş'tan bir araç tahsisi varsa bizim yönetimimizden önceki dönemde yapılmış bir şey. Bunların hepsi ortaya çıkmış. Diyor ki 'ben o araçları misalen seçtim' . CHP'ye böyle bir haysiyet suikastini yeni yönetimin TGRT'den gelme CHP düşmanı basın danışmanı yapar, bir başkası yapmaz. Partiyi seven, Kemal Bey'i seven, insan olan yapmaz bunu. Partinin tabelasının önünde, partinin araçlarıyla... Utanç duydum. Olacak iş değil. Kılavuzu karga olanın, basın danışmanı TGRT'den gelenin başına böyle şeyler gelir. Hepimizi kahreden bir durumdu” dedi.
Kılıçaroğlu’nun mesajına ne yanıt verdi
Son olarak, taziye için arayan Kılıçdaroğlu'nun telefonlarına cevap vermediği yönündeki iddialar hakkında da Özel, “Telefon açmamak değil. Gün boyunca bayram aramaları ve taziye arabaları o kadar çok oldu ki, cevaplanabilir durumda değildi. Sonra Kemal Bey'in mesaj attığını söylediler. Nazik bir taziye mesajı yollamış ben de mesaja teşekkür mesajı yolladım görür görmez” diye konuştu.




