CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, MYK toplantısı sonrasında açıklama yaptı. Olağanüstü şartlardan geçildiğini belirten Emre, partisinin halkla birlikte tüm kumpasları savuşturacak güçte olduğunu belirtti.

CHP Sözcüsü Zeynel Emre'nin açıklamaları şu şekilde:

"Olağanüstü durumlar, olağanüstü şartları oluşturur. Bizler de öyle günlerden geçiyoruz. Biz bu şartlar altında Gazi Meclisi'mizde seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in başkanlığında MYK toplantımızı yaptık. Gündemi değerlendirdik.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde bulunduğu, içine düşürüldüğü bu kumpas sürecini değerlendirdik. Buradan nasıl çıkarız, hangi yol, hangi metotlarla halkımızla birlikte bu kumpasları savuştururuz bunu konuştuk. Tabii esasında gerek söz konusu butlan kararı çıkmadan evvel, gerekse çıktıktan sonra hemen hemen herkesin ortaklaştığı bir süreç var. Neden Cumhuriyet Halk Partisi'nin başına bu geldi? Neden Sayın Özgür Özel'e yönelik böyle bir olay gerçekleşti diye. Biz grup toplantımızı yapacağız. Genel Başkanı'mız nerede konuşuyorsa grup toplantısı oradadır. "

Kılıçdaroğlu'na yakın Bülent Kuşoğlu'ndan Mansur Yavaş itirafı: "Şartlar uygun olursa Mansur Bey'i aday gösterebiliriz!"
Kılıçdaroğlu'na yakın Bülent Kuşoğlu'ndan Mansur Yavaş itirafı: "Şartlar uygun olursa Mansur Bey'i aday gösterebiliriz!"
İçeriği Görüntüle

Kılıçdaroğlu'nun FETÖ sözlerine cevap verdi


"Bir konunun daha altını çizmek isterim. Sayın Genel Başkanımıza yönelik dünkü işte önceki genel başkanımızın yapmış olduğu bir "FETÖ artıklarını temizleyemediğim için özür dilerim" cümlesinden sonra, belli ki önceden çalışılmış, çok organize bir şekilde sosyal medyada ve çeşitli platformlarda saldırılar yapıldığını görüyoruz. Yani Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'i FETÖ ile ilişkilendirmeye çalışan, sanki irtibatı varmış gibi bir algı oluşturmaya çalışan bir aklı görüyoruz. Burada da hakikaten üzücü bir durum. Efendim işte bundan 10 yıl önce bir FETÖ itirafçısının bir beyanı varmış da o beyanı üzerine işte sanki oradaki ifadeler de doğruymuş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor.
Önce şunun altını çizelim; Sayın Özgür Özel ilk milletvekili olduğu dönemde, daha Cumhuriyet Halk Partisi kurumsal olarak Ergenekon davalarını takip etmeden, o kumpas davalarında gidip izlemiş, oradaki kumpasları dile getirmiş, gerek Ergenekon'da, gerek Balyoz'da, gerek İzmir Askeri Casusluk davasında, Mamak'ta, Hasdal'da, Hadımköy'de, Silivri'de ziyaret etmediği, mağdur edilen, tutsak edilen asker kalmamıştır.
Ve bu konuda kitap yazmıştır. İzmir askeri casusluk davasını kimse bilmezken oradaki kumpasları ortaya çıkarmıştır.
En önemlisi ise o zamanki Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu'nun uçakta bulunması nedeniyle 15 Temmuz gecesi inisiyatif almış, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gelmiş, burada meclisin açılmasına katkı sunmuş, meclise bomba atıldığı anda dahi genel kurulu terk etmemiş, meşruiyetin yanında durduğunu Cumhuriyet Halk Partisi adına ilan etmiş ve büyük bir cesaretle bu girişimi yapma konusunda bir an bile tereddüt etmemiş ve o günkü tutumu nedeniyle FETÖ'cüler hariç bu ülkedeki her kesimden, her siyasi partiden, her medyadan büyük takdirler almıştır, övgüler almıştır.
Buna karşın, efendim, iddia o ki bir FETÖ itirafçısı demiş ki; işte Manisa'da, Salihli'de -düzeltiyorum Salihli'de- eczacılık yaparken efendim keşfedilmiş de parlatılmaya karar verilmiş. İsmi gitmiş yurt dışına, onaylanmış vesaire diye. Bir defa Sayın Özgür Özel hiçbir zaman Salihli'de eczacılık yapmamıştır. Sayın Özgür Özel o tarihte Türk Eczacıları Birliği yönetimindedir. Yani Ankara'dadır. Yine Sayın Özgür Özel'in, Genel Başkanımızın Sümerbank davasıyla parlatıldığını ifade etmiştir. Bakın, ifadelerdeki çarpıklıklara bakın. Halbuki Sümerbank davası orada beyan edildiği gibi 2010 yılında değil, 2005 yılında açılmıştır. Sayın Genel Başkanımızın kızı İpek hiçbir zaman, hiçbir FETÖ okuluna gitmemiştir. Bunu da sosyal medyada yazıp duruyorlar. O zaman Manisa Milli Eğitim Müdürlüğü kendi düzenlediği yarışmanın ödül törenini FETÖ'nün bir okulunda yaptığı için tüm öğrenciler ve öğretmenler tarafından oradadır ve birkaç saat orada bulunulmuştur. Yani baştan aşağı yalan, tutarsız, iftira ifadelerle bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır.
Bütün bunların kök nedeni, bakın bütün bunların kök nedeni demin söylediğimiz başlangıçtaki meseledir. Cumhuriyet Halk Partisi son yerel seçimlerin birinci partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin oyu 35 civarında seyretmekte idi. Rakibimizin 5 puan kadar önündeydik ve adı geçen adayların, olası cumhurbaşkanı adaylarının Tayyip Bey'in karşısında en az 10 puan ve üzerinde farkla seçimi kazanıyor görünmesi nedeniyle böyle bir operasyona girişilmiştir.

CHP'nin seçime girmeme tehlikesini açıkladı


"Buradan çıkış nasıl olacaktır? Bir an evvel seçim, bir an evvel kurultay. Hemen! Hiçbir bahanesi yoktur. Efendim, eğer şu deniyorsa; tedbir kararı vardır, olamazdır, şudur, budur... Yargıtay'a verilecek iki dilekçeye bakar. Temyizden feragat edilir, kesinleşmiş olur ve tedbir kararı da ortadan kalkmış olur. Kurultay kararı alınması önünde hiçbir engel kalmamış olur. Bütün bunlar bahanedir.
Ve partimizin önünde bir varlık yokluk meselesi vardır. Çünkü 2023, 4-5 Kasım ve sonrasındaki tüm kurultaylar mahkemece iptal edildiğinden, Cumhuriyet Halk Partisi'nin geçerli kurultayı Temmuz 2020 tarihlidir. Ve gerek Siyasi Partiler Yasası, gerek buna dayanarak hazırlanan tüzüklere göre 2 yıl artı 1 yıl uzatmalı olmak üzere 3 yılda bir en fazla kurultaylar yapılmak zorundadır. Hele hele bu süre 6 yılı geçerse o siyasi parti seçime giremez, bu çok açıktır. Bugün Temmuz 2026 itibariyle 6 yıllık süre dolacaktır. Bu Cumhuriyet Halk Partisi'ni çökertme, tarihten silme operasyonudur. Bir an evvel seçim demeyen, bu yönde karar almayan, irade göstermeyen herkes bu işin sorumlusu olur.
Kıymetli yurttaşlarımız... Biz bu kumpaslar karşısında her türlü siyasi, her türlü hukuki ve her türlü fiziki mücadeleyi yapacağız. Fiziki mücadele nedir bu? Meydanlara gideceğiz, mitingler yapacağız, dünkü yaptığımız gibi yürüyüşler yapacağız, sokak sokak dolaşacağız, halkımıza gerçekleri anlatacağız. Ve Türkiye'deki tüm siyasi partiler bilsinler ki; bugün bize, yarın onlara. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin hedef olması, iktidarın önünde birinci parti olmasıdır. O nedenle tüm Türkiye'de demokrasiye inanan, cumhuriyete inanan, milli iradeye, egemenliğe inanan herkesin bunun karşısında ve bu dayanışmanın yanında bulunması gerekir."

Muhabir: Haber Merkezi