Son Mühür- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Meslek Fabrikası önünde başlattığı eylemler 6’ncı günündeyken, konuya ilişkin siyasi tartışmalar da devam ediyor. AK Parti cephesinden gelen açıklamalarda, yapının mülkiyetine ve geçmiş süreçlerine ilişkin değerlendirmeler öne çıktı.
AK Parti’den “mülkiyet” ve “hukuki süreç” vurgusu
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Meslek Fabrikası olarak kullanılan eski DGM binasına ilişkin tartışmalara değindi. Kaya, yapının tapu kaydına dikkat çekerek, “İzmir'de son günlerde eski DGM binası üzerinden bir tartışma yürütülüyor. Gerçekleri açıkça ortaya koymak gerekir. Bu binanın tapusu, Vakıflar Genel Müdürlüğü adına kayıtlıdır. Hukuk nettir. Tapu kiminse mülkiyet de onundur. Dolayısıyla burası belediyenin demek gerçeği çarpıtmaktır.” ifadelerini kullandı.
“Kamu kaynaklarıyla dönüşüm” iddiası

Kaya, Meslek Fabrikası’na dönüştürme sürecinde kamu kaynaklarının kullanıldığına dikkat çekerek, “Ayrıca bu yapının meslek fabrikasına dönüşüm sürecinde kullanılan kaynağın büyük bölümü de kamu eliyle İzmir Valiliği ve İzmir Kalkınma Ajansı tarafından karşılanmıştır.” dedi.
2021’deki devir girişimi ve yargı süreci
Açıklamada, 2021 yılında binanın belediye meclisi kararıyla İstanbul merkezli bir vakfa devredilmek istendiği de hatırlatıldı. Kaya, “Daha önemlisi 2021 yılında bu bina yerel yönetim tarafından belediye meclisi kararıyla İstanbul merkezli bir vakfa devredilmek istenmiştir. Bundan haberi yoktu değil mi Deniz? Bu karar yargıdan dönmüş İzmir'in malı İzmir'de kalmıştır.” sözlerini aktardı.
“Hukuki süreç tamamlandı”
Kaya, belediyenin açtığı davalara da değinerek, “Ayrıca belediyenin açtığı davalarda da tahliye sürecini durdurma talepleri reddedilmiş. Hukuki süreç tamamlanmıştır.” ifadelerini kullandı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün tarihî mirası koruma misyonuna atıf yapan Kaya, kurumun kamu yararına faaliyet yürüttüğünü belirtti. Açıklamanın devamında, “İzmirli hemşerilerimiz müsterih olsun. Bu alanda şehrimizin ruhuna yakışan estetiğiyle, işleviyle ve vizyonuyla İzmir'e değer katacak yeni bir eser yükselecek. Gençlerimizi alan açan, umut büyüten İzmir'e yakışan bir eser ve bu eser İzmir'in yarınlarına bırakılmış güçlü bir iz olacaktır.” ifadelerine yer verildi.





