Son Mühür / Yağmur Daştan- İzmir’in Menemen ilçesine bağlı Doğaköy’de, TOKİ’nin dev konut projeleri için seçtiği bölgenin tarım, mera ve arkeolojik sit alanı olması tartışmaları beraberinde getirirken, köylülerin geçim kaynaklarını ve tarihlerini korumak için başlattıkları mücadele devam ediyor. İş makinelerinin bölgedeki göletleri boşalttığı ve doğanın zarar gördüğünü savunarak ÇED olumlu kararı sonrası harekete geçen bölge halkı, geçtiğimiz günlerde kendi aralarında topladıkları para ile yargı sürecini hızlandırarak bilirkişi keşfi için gün saymaya başlamıştı. Doğaköy’ün gözü şimdi çıkacak rapora dikilmişken; Köy Muhtarı Nevim Sevinç, ÇED raporuna karşı açılan davada yürütmeyi durdurma kararı çıkmamasına rağmen mücadelenin sürdüğünü belirterek, yaşananları anlattı. Sevinç, “Endişeliyiz, bilirkişi raporunun çıkmasını bekliyoruz” dedi.
“Çalışmalar hala devam ediyor”
Bilirkişi raporu için keşif parasının yatırıldığını aktaran Muhtar Nevim Sevinç, “Bilirkişi için keşif parası yatırıldı, 150 bin lira üzerinde bir para yatırdık. Bunun 100 bin lirası köylü tarafından toplandı. Çalışmalar devam ediyor. Ne yazık ki Doğaköy’de üst üste sıkıntılar yaşadık. ÇED olumlu raporuna karşı açtığımız davada yürütmeyi durdurma vermediler ama bilirkişi raporu istenildi” ifadelerini kullandı.

“İnsanların geçim kaynağı…”
Köyde en büyük endişelerinin hayvanların otlayacağı bir alan kalmaması olduğunu söyleyen muhtar Sevinç, “İş makineleri harıl harıl çalışmaya devam ediyor. Elbet burası arkeolojik sit ama diğer yandan baktığımızda burası ayrıca bir köy ve insanların geçim kaynaklarına ihtiyacı var. Geçtiğimiz günlerde iki tane meramız daha il tarım komisyonunca statüden çıkarıldı. Endişeliyiz, bilirkişi raporunun çıkmasını bekliyoruz” diye konuştu.
Karagöz: Mahkeme kararını bekliyoruz
İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Komisyonu üyesi ve Menemen Meclis üyesi CHP’li Erdal Karagöz, “Hatlar ve yol güzergahlarında çalışma var. Çok şükür göletlerin tahrip edilmesini şimdilik durdurduk. Bir an önce oradaki hayvan hareketliliğini sonlandırmak istediler. 2 bin 300 küçükbaş hayvanımızın sulanması o göletlerden sağlanıyor. Orada vatandaşın ilişiğini kesmek istiyorlar. Mahkeme kararını bekliyoruz. Bilirkişinin istediği para yatırıldı, herhalde onlar da önümüzdeki hafta harekete geçer” dedi.

"O su nasıl emilecek?"
“Eğer geri adım atılmazsa Doğaköy, Belen, Haykıran ve Yanıkköy’deki hayvanlar ne olacak?” sorusuyla devam eden Karagöz, “O hayvanları nerede ıslah edeceğiz? Bu işi yapan insanlar geçimlerini nasıl sağlayacak? Ayrıca, kışın yağışlarla beraber bir sel felaketi de yaşandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri müdahale etmeseydi ölümler bile olabilirdi. Orada Çevreyolu öncesinde Karayolları’nın yaptığı 4 menfez var. Bu menfezlerden gelen suyun sonucu da bu seller. Menfezlerin çıkışlarını direkt köye vermişler. O sel kayaları da sürükleyip köyün ortasına kadar getirdi. Şu anda yağan yağışlarda direkt yağmur Doğaköy’e gidiyor. Yarın 13 bin 500 konutun yapıldığı alana yağış geldiğinde bu su nereye gidecek? Şu anda toprak olduğundan su emiliyor. Fakat o zaman beton olacak, su nasıl emilecek? Allah korusun toplu ölümler olur. Temeli atılsa dahi 6 ay içinde Doğaköy’ü ortadan kaldıracaklar. Çünkü ciddi bir su sıkıntısı var. Suyu nereye götüreceğiz? Ne insanların canına kastedilsin ne de Doğaköy yok edilsin” diye konuştu.




