Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ve Başbakan Nawaf Salam ile yaptığı telefon görüşmelerinin ardından sosyal medya üzerinden açıklamada bulundu. Macron, İsrail’in Lübnan’da çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesine neden olan saldırılarını “ayrım gözetmeyen” olarak nitelendirerek en güçlü şekilde kınadıklarını ifade etti ve Fransa’nın Lübnan ile dayanışma içinde olduğunu vurguladı. Saldırıların ABD ile İran arasında sağlanan geçici ateşkesi doğrudan tehdit ettiğine dikkat çeken Macron, Lübnan’ın da bu ateşkes kapsamına alınması gerektiğini belirtti.

“Lübnan’ın toprak bütünlüğü korunmalı”

Macron ayrıca, Lübnan’ın toprak bütünlüğünün korunmasının önemine işaret ederek, Fransa’nın Lübnan makamlarının egemenliği güçlendirme ve Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına yönelik çabalarını desteklediğini ifade etti. İsrail’in 2 Mart’tan bu yana Lübnan’a yönelik en yoğun saldırılarını gerçekleştirdiği belirtilirken, Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü son saldırılarda 254 kişinin hayatını kaybettiğini, 1165 kişinin yaralandığını açıkladı.

“2 haftalık ateşkes sonrası diplomasi trafiği hızlandı”

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından, İran’ın misillemeleriyle bölgesel çatışmaya dönüşen süreçte ateşkes adımı geldi. ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan’da yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın açılması şartıyla İran ile 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini duyurdu. Trump, İran’dan gelen 10 maddelik teklifin müzakereler için uygulanabilir bir zemin oluşturduğunu ifade etti.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi ise savaşta hedeflerine ulaşıldığını belirterek, nihai müzakerelerin İslamabad’da en fazla 15 gün içinde tamamlanmasının planlandığını açıkladı. Süreçte Türkiye, Pakistan ve Mısır’ın diplomatik temaslarla taraflar arasında iletişimin sürdürülmesi ve çözüm bulunması için yoğun çaba sarf ettiği bildirildi.

Geçici ateşkese destek verdiğini açıklayan İsrail yönetimi ise anlaşmanın Lübnan’ı kapsamadığını savunarak, bu ülkeye yönelik saldırılarını sürdürdü.

Muhabir: Soner Subaşı