Özellikle lösemili ve SMA'lı birçok çocuğun yarasına merhem olan Kalkanlı, İzmir'deki kirli siyasetin içinde kalmaktansa bir süre susmayı ve dinlenmeyi kendisine artı değer olarak gördü. Fakat artık koltuklarını kendilerinden daha değerli görenlere inat yapıcı eleştirilerini sürdürmeye karar verdi.
"KAYYUMLARLA YÖNETİLEN İL VE İLÇE TEŞKİLATLARI DEJAVU YAPIYOR"
CHP'li Coşkun Kalkanlı parti kulislerinde tartışmalara neden olan ‘kayyumlarla yönetilen ilçe ve il teşkilatları’ söylemine değinerek: "İzmir’deki kirli siyasetin içinde kalmaktansa bir süre dinlenmeyi ve hatta susmayı gerekli gördüm. Fakat yaptığımız çalışmalar sonucunda edindiğimiz dostlarımızın da isteğiyle eleştirilerimi sürdürme kararı aldım. Özellikle oturdukları koltukları kendilerinden daha değerleri görenlere karşı mücadelemi sürdüreceğim. Sosyal medya üzerinden yaptığım bir paylaşıma olumlu ve olumsuz tepkiler aldım. Söylediklerimin tartışıldığını gördüm. Yaptığım paylaşımda “2010’da yaşamıştık en son. Kayyumlarla yönetilen ilçe ve il teşkilatları günümüzde dejavu yaşıyor. Gerçi Önder Sav yönetimde değil ama taktikleri hala değer bulabiliyor” ifadelerini kullandım. Topal ördeklerle yönetilen bir CHP’den ve Önder Sav taktiklerinden vazgeçilmelidir. Bildiğiniz gibi Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) kayyumların atanmasını uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendirmişti. Şimdi bizler CHP’nin ilçe ve il teşkilatlarına kayyumların atanmasını boşuna eleştiriyoruz. Çünkü kongredeki oylamada kayyumlar savunulmuş ve hayır oyu verilmiştir. Her zaman ve her yerde kayyumlara karşı demokrasiyi ve onun şekil bulmuş hallerinden birisi olan seçimleri savunmanın zamanıdır” dedi.
SOL İTTİFAK ÖNERİSİ
CHP'li Kalkanlı sol ittifak önerisinde bulunarak: "Hiçbirşey için geç değil ve ikinci bir yol mümkün. HDP, TİP, Memleket Partisi, DSP, EMEP ve TKP gibi solun önde gelen ve kitlelerde karşılığı olan sol eksenli partilerin birleşimi seçenek olarak dururken, Müslüman mahallesinde neden salyangoz satmaya çalışırsınız. Senin içinde bulunduğun masa altın günü toplantılarından öteye gidemez. İktidara hayır diyen bu altılı masa, solun ve emekçilerin taleplerine yanıt veremez. Partimizin acilen özüne dönmesi gerekiyor ve 'sağı kurtaran abi' rolünden çok halkın partisi olma gayreti içinde olmalıdır" dedi.
"HALKLARIN İRADESİ TAM OLARAK YANSITILMALI"
23 Nisan'a özel yayınladığı mesajında Coşkun Kalkanlı halkların iradesinin tam olarak yansıtılması gerektiğini belirterek: "23 Nisan, aynı zamanda TBMM çatısı altında dağınık meclislerin toplandığı gün. Gelin bugün tam da gününde tartışalım. Daha güçlü yarınlara el uzatmak için federasyon yönetim şeklini, koşulsuz özgürlükleri; gelin tartışalım halkların kendi kendini yönetmesini; gelin tartışalım incitmeden kırmadan tartışalım ötekilestirmeden federetif bir sistemin var olduğunu, bunun bizi zayıflatmayacagını dahada güçlendireceğinin farkına vararak tartışalım" ifadelerini kullandı.





