Son Mühür/ Merve Turan - Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) ile İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA), İzmir’in ticaret tarihine ışık tutan önemli bir eseri Türkçeye kazandırdı. Alman mimar ve arkeolog Wolfgang Müller-Wiener’in kaleme aldığı “İzmir Çarşısı: Ege Ticaret Metropolü Ekonomik Merkezinin Tarihi ve Mimarisi Üzerine Araştırmalar” adlı kitap, Mimar Emrah Dönmez çevirisiyle İzmir Kalkınma Ajansı Kültür Yayınları kapsamında yayımlandı. Tanıtım toplantısı BASİFED Federasyon Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Üç asırlık ticaret tarihi
Müller-Wiener’in 1980–1981 yıllarında hazırladığı çalışma, 17. yüzyıl sonlarından 20. yüzyılın sonuna kadar Kemeraltı ve çevresindeki hanlar, çarşı dokusu ve ticari yaşamın dönüşümünü mercek altına alıyor. Eserde, kervan yollarından demiryoluna, rıhtım ve liman düzenlemelerinden elektrik ve haberleşme altyapısına kadar pek çok yeniliğin İzmir’in kent dokusuna etkisi zengin görseller ve sistematik kataloglarla sunuluyor.

Güneş: İzmir’in kültürel hafızasına katkı”
BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, kitabın İzmir iş dünyası kadar kentin kültürel yaşamı için de önemli olduğuna dikkat çekti. Güneş, “Hanları, sokakları ve çarşılarıyla İzmir’in ekonomik hafızasına ayna tutuyor. Bu eser, yeni kuşaklara esnaflık kültürünü ve İzmir’in ticari ekosisteminin evrimini anlama imkânı sağlayacak” dedi.

Yavuz: “Sayfalar arasında zaman yolculuğu”
İZKA Genel Sekreteri Dr. Mehmet Yavuz, kitabın özgün haline yeni görsel materyaller ve 3D mimari görselleştirmeler eklediklerini belirterek, “Kemeraltı’nın ticari yapısını aktarırken aynı zamanda İzmir’in etnik çeşitliliğini de yansıtmayı amaçladık. Okuyuculara sayfalar arasında zaman yolculuğu yaşatmayı hedefledik” ifadelerini kullandı.

İzmir’in ticaret merkezi olarak yükselişi
Eser, doğudan gelen kervan yolları ve batıdan gelen gemilerin buluşma noktası olan İzmir’in, sanayi devrimiyle birlikte ticaretin en önemli merkezlerinden biri haline gelişini anlatıyor. Müller-Wiener, Kemeraltı Çarşısı’nın geleneksel yapısını, hanlarını ve liman merkezli ticari yaşamı ayrıntılarıyla işleyerek İzmir’in çehresinin teknik yeniliklerle nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor.





